23 °C
Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Bindik bir alamete gedeyoz gıyamete

Yaşamımızın en sönük, ama belki de en hakiki 1 Nisan’ını yaşadık iki gün önce. Bu kez büyük şakayı hayatın kendisi yaptı bize. Dilim de varmıyor böyle demeye ama ne bileyim, ortama bakınca ne aklımıza başka bir konu geliyor, ne de kalemimiz başka bir konuyu yazmaya gidiyor. Başlığı atarken de çokça düşünmedim değil. Hani biraz koronanın tedavisine dair ışık görsek, daha olumlu şeyler yazarız diye düşünüyorum elbet. Fakat hangi gazeteye baksam, hangi köşe yazarını okusam tek gündem bu. Spor yazarından ekonomi yazarına, tarım yazarından siyaset yazarına, her köşe yazarının eli başka bir konuya gitmiyor. Hani düşününce de nasıl gitsin demekten alamıyorum kendimi.

Hastalık seyrini sürdürse de, sağlık konusunda olup bitenleri konuşurken, öte yandan artık tüm dünya ekonomiyi ve gelecekte bizi nelerin beklediğini de konuşmaya başladı. Hani belki üzücü ama; vardır ya bir söz; ölen ölür kalan sağlar bizimdir diye; sonuçta yaşam her türlü kayba rağmen devam ediyor olacak. Olacak da nasıl olacak.

Ben mevcut durumu kendimce şöyle resmediyorum. Hani aracın vitesini boşa atarsınız; hem gitmez, ama bir yandan da benzin yakmaya devam eder ve masrafı bitmez ya, işte insanlar da, firmalar da şu an bu durumda. Stop da edemiyor kimse, ama ne zaman yeniden gaza basılır bunu da kestiremiyor. Garip bir hal yani. İşin kötüsü, benzin biter ve araba kendiliğinden stop ederse ne olur, işte o zaman galiba vay halimize.

Artık insanlar ve toplumlar ekonomi ne olacağı da konuşmaya başlar hale geldiler. Şoktan aslında henüz çıkabilmiş değiliz, fakat eninde sonunda şok da hastalık da bitecek ve hadi bakalım şimdi ne durumdayızın envanteri yapılmaya başlanacak. Hatta yavaş yavaş yapılmaya başlandı bile. Siyasi dengelerden, politikacıların tutumuna; devletlerin akıbetinden Avrupa Birliği’ne kadar her şey sorgulanacak.

Ülkemizdeki duruma bir bakmak lazım. Dolar ve Euro koşar adımlar ile gidiyor, Mart ayı ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,81 azalarak 13 milyar 426 milyon dolar oldu. Zaten çok da parlak olmayan ekonomik göstergelerimizin üzerine virüs salgını kabus gibi çöktü. Harcamalar durduğu için enflasyon üzerine olan tüm spekülasyonlar bana göre şu anda anlamsız kalıyor. Tabi daha asıl zorlukları da henüz tam anlamı ile yaşamadık. İhracat eski haline gelir mi, üretim yine canlanır mı ve en önemlisi, bu süreçte işverenler işten çıkartma yapmadan nereye kadar dayanabilir ve direnebilirler. Galiba en büyük problem ve soru işareti de burada.

Birçok kişinin sosyal medya paylaşımlarında da, takip ettiğim uluslararası köşe yazarlarının yazılarında da, hatta Brüksel’de AB Parlamentosu’nda görev yapan bazı dostlarımdan da aynı cümleyi duyar oldum bu sıra: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ne olursa olsun, tüm bu yaşadıklarımızdan ders çıkartmak ve geleceğe daha doğru adımlar atmayı başarmak; birey olarak bizlere de, şirketlere de, ülkelere de toplumlara da en önemli ödem halini aldı artık. Öyle mi olacak, göreceğiz.

Öte taraftan, bu zor günlerde, özellikle ihracatımızın da ithalatımızın da halen seyrini sürdürmesi, düşüşe rağmen yine de moral verici bir durum. Çünkü ekonomimizde dış ticaretin rolünü her zaman dile getiriyorum. Tabi bu süreçte, gümrüklerimizin halen aralıksız çalışması, gümrük memurlarının, müşavirlerin, yardımcılarının; keza nakliye ve lojistik firmalarının aralıksız hizmet vermeyi sürdürmeleri de takdire şayan bir durum. Emniyet ve belediye personelleri de aynı sağlık personelleri gibi aralıksız ve fedakarca hizmet vermeyi sürdürüyorlar.

Hep birlikte bu süreçteki gelişmeleri izlemeyi sürdüreceğiz. Ama şurası muhakkak, kısa bir süre sonra ana gündemimize ekonomik manzara oturacak. Sağlıkta olduğu kadar, burada da tedbiri elden bırakmamak lazım.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap