Bir Bakan’ın Türkiye günlüğü

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Belçika Kraliçesi Mathilde “Bel­çika Ticaret Elçisi” olarak ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçek­leştiriyor. Kraliçe Mathilde ve bera­berindeki yaklaşık 300 iş insanının 14 yıl aradan sonra Türkiye’ye “Belçi­ka Ekonomi Misyo­nu” ziyareti Belçika’nın tek gündemi oldu…

Aşırı sağcı Yeni Flaman Birliği (NV-A) partisi­nin “en önemli ismi” Theo Francken, Türkiye ziyare­ti süresince günlük tutma­ya başladı. Bir Flaman aşırı sağcı politikacı olan Fran­cken, Türkiye izlenimleri­ni günlük olarak resmi he­sabından paylaşmaya baş­ladı.

Belçika hükümetinin “en ağır toplarından biri” olan Dış Ticaret ve Savun­ma Bakanı Theo Francken, “İstanbul’dan günaydın dostlar. Ne muhteşem bir şehir! Ticaret ruhu ve dina­mizmle dolup taşıyor. Her yerde şantiyeler ve altyapı çalışmaları görüyorsunuz. Ve burada sadece binalar değil, savunmanın geleceği de inşa ediliyor. Bu şehri ve insanlarını sevmeye başla­dım dostlar. Güçlü, umut dolu ve girişimci bir şehir. Geleceğe bakıyor. Daha ön­ce gelmeyen varsa: mutla­ka gelsin” diye seslendi ta­kipçilerine.

Aşırı sağcı partinin “en sağcısı” olarak da bilinen Bakan Francken, “Kraliçe Mathilde ile birlikte bura­da bir ticaret heyetine li­derlik ediyorum. 300’den fazla Belçikalı girişimci bu misyona katılıyor. Beklen­tiler oldukça yüksek: an­laşmalar! Peki neden Tür­kiye’yi seçtik. Çünkü Tür­kiye, Avrupa dışındaki dördüncü en önemli tica­ret ortağımız. 2025 yılın­da Belçikalı şirketler Tür­kiye’ye tam 6,5 milyar euro değerinde ihracat gerçek­leştirdi. Bu çok iyi bir ra­kam, ancak daha da yükse­ğe çıkabilir. 2000 yılından bu yana Türkiye ekonomi­si yılda ortalama yüzde 5 büyüdü. Türkiye bu süreç­te sanayi devi hâline geldi. Bugün otomobilden elekt­roniğe, tekstilden birçok ürüne kadar hemen her şeyi üretiyor. Büyük Türk holdinglerinin yüksek tek­noloji bileşenlerine ihti­yacı var. Bizim şirketleri­miz de bunları sağlayabilir. Önümüzdeki günlerde bu­rada çok sayıda iş anlaşma­sı imzalanacak. Bu da para ve istihdam sağlayacak” di­ye yazdı.

Belçika vatandaşlığını alma yasasını değiştire­rek zorlaştıran, Avrupa Birliği ülkeleri dışından yapılacak evlilik yaşını 23’e çıkartan ve AB dışın­dan ülkelerden yapılacak evliliklerde en az 2.300 euro net maaşlı iş sahibi olma şartını getiren ya­sanın mimarı olarak ta­nınan Francken, “Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Doğu Afrika ve Orta Asya arasın­da stratejik bir köprü oluş­turuyor. Bu geniş bölgede Türkiye’nin etkisi giderek artıyor. Petrol ve doğal gaz boru hatları sayesinde ülke, Avrupa’nın enerji arzında da kritik bir oyuncu hâline geldi. Bu nedenle Türkiye ile iyi diplomatik ilişkiler kurmak önemli” ifadelerini kullandı.

Anıtkabir’de diz çökmüştü…

Geçtiğimiz yıl Anıtka­bir’e gerçekleştirdiği ziya­rette Atatürk’ün anıt meza­rı önünde diz çökerek saygı duruşunda bulunan Belçi­ka Savunma Bakanı Franc­ken, “Türkiye aynı zaman­da askeri bir güç. Ülke güç­lü bir orduya ve yetkin bir savunma sanayisine sahip. Stratejik konumu ve ar­tan gücü sayesinde Türki­ye’nin sesi, İran ve Rusya ile ilgili iki önemli barış sü­recinde büyük ağırlık taşı­yor. Ayrıca temmuz ayında Ankara’da bir sonraki NA­TO zirvesi düzenlenecek. Bu nedenle bu misyonun önemli bir savunma bo­yutu da bulunuyor. Genel­kurmay Başkanı Frederik Vansina ve üst düzey ge­nerallerle birlikte savun­ma sanayisini ziyaret ede­ceğim ve Türkiye Sa­vunma Bakanı Yaşar Güler ile görüşece­ğim. Gündemde neler mi var? Saymakla bit­mez” diyerek, günde­mi de anlattı.

İkinci gün…

Türkiye ziyareti­nin ikinci gününde de yazmaya devam eden Bakan Francken, “Dün kraliçe ve girişim­cilerimizle birlikte Bay­kar şirketini ziyaret ettim. Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz, çünkü sü­rekli yeniliği temel prensi­bi hâline getirmiş durum­da. 1980’lerde çok küçük başlayan şirket bugün mil­yarlarca euro ciro yapan bir deve dönüştü. Şirket, yapay zekâ destekli silah­lı dronlarda öncülük yap­tı. Bu dronlar giderek daha yükseğe ve daha uzak me­safelere uçabiliyor. Şimdi ise kaçınılmaz bir sonra­ki adıma geçiyor: insansız savaş jeti. “Kızılelma” ha­lihazırda seri üretimde ve ihracatı da başladı. Aynı dinamizmi burada pek çok sektörde görmek müm­kün. Bugün Türkiye Dış Ti­caret Bakanı Ömer Bolat ile görüşeceğim ve büyük Türk sanayicilerine bir ko­nuşma yapacağım. Mesa­jım şu: “Belçika iş yapma­ya açık”. Burada şirketle­rimizin ihracat ve yatırım açısından hâlâ büyük bü­yüme fırsatları bulunuyor. Aynı zamanda Türkiye’nin Belçika’ya yatırım yapma­sı için de fırsatlar mevcut. Ekonomik misyonumuzun yarattığı bağlantılar mey­vesini vermeye başladı bi­le. Daha bu akşam, Belçi­ka ile Türkiye arasında ya­pılan ilk 32 iş anlaşması resmî olarak imzalanıp so­nuçlandırılacak” dedi.

Belçika Başbakanı Bart De Wever’in “en ya­kınındaki kişi” olarak da bilinen Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Franc­ken, “Türkiye, Avrupa ile aynı Gümrük Birliği için­de yer alıyor. Bu Gümrük Birliği’nin kapsamlı şekil­de güncellenmesi hâlinde aramızdaki ticaret çok da­ha hızlı büyüyebilir. Belçi­ka bu görüşü destekliyor. Şirketlerimiz bu fırsatı ka­çırmamalı” çağrısında bu­lundu.

Yazara Ait Diğer Yazılar