Bir cisim yaklaşıyor: Bireysel çığ!

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Ekonomist - Bankacı UĞUR GÜNDÜZ

Bireysel krediler ve takip tu­tarlarının yükseliş nedeni ge­lir-gider dengesizliği olup, bu den­gesizliğin nedeni de vatandaşla­rın lüks tüketim bağımlılığı değil, enflasyon nedeniyle oluşan gelir açığıdır. Gelir durumunu dikkate almadan zorunlu gördüğü giderle­ri/harcamaları yapan tüketici, bu harcamalarını da bireysel krediler ( Kart, KMH, Nakit avans, tüketi­ci kredileri) ile finans etmektedir.

Kredi araçlarının gelir açığı­nı kapatmak yani geçinmek için kullanılması, mali kırılganlığın en önemli göstergesidir.

Bireysel kredi kullanan kişi sa­yısı iki yılda 38 milyondan 43 mil­yona çıkmış, tüketici kredileri ta­kip oranı ise yüzde 100 artarak 3.2’den 6.1’e yükselmiştir.

Bireysel kredilerdeki takip oranları (yüzde 4.8 – yüzde 6,1), ti­cari ve kurumsal kredileri içeren bankacılık sektörü ortalamasının (yüzde 2.2-yüzde 2,8) yaklaşık iki katına yükselmiştir.

Özellikle son iki yılda takibe dü­şen kişi sayısı yüzde 168, takip tu­tarı ise yüzde 320 oranında art­mıştır.

Bir cisim yaklaşıyor: Bireysel çığ! - Resim : 1

Kredi hacmi ve takip oranları neden artıyor?

● Enflasyonist harcama bas­kısı: Yüksek enflasyon karşısında reel ücretlerin erimesi, hanehal­kının gıda, kira ve temel ihtiyaçla­rını karşılamak için kredi kartla­rına ve Kredili Mevduat Hesapla­rına (KMH) sığınmasına yol açtı.

● Öteleme ve ödeme alışkanlığı: Geçmişteki düşük faiz dönemin­den kalan "borçlanarak tüketme" davranışı, fiyatların daha da ar­tacağı beklentisiyle nakit yerine kart kullanımını öne çekti.

Takibe düşme oranlarının sıçrama nedenleri

● Yüksek faiz ve artan borç servis maliyeti: TCMB’nin pa­rasal sıkılaştırması sonucu kredi kartı akdi/gecikme faizlerinin art­ması, devreden borçların maliye­tini katlanılamaz seviyeye getirdi.

● Borç çevirme (refinans­man) kanallarının kapanması: BDDK’nın getirdiği limit sınırla­maları, taksit kısıtlamaları ve va­de daraltmaları nedeniyle tüketi­ciler yeni kredi çekerek eski borç­larını kapatma (borç çevirme) imkanını kaybetti.

● Asgari ödeme cenderesi: Kredi kartı asgari ödeme oranla­rının yükseltilmesiyle birlikte, sa­dece asgari tutarı ödeyebilen kitle bir noktadan sonra nakit tıkanık­lığına girdi ve takibe düştü.

Çözüm için uygulanabilecek modeller

Avrupa Birliği ülkeleri, hane­halkı borç krizlerini yönetmek için sistemik yapılandırma ve tü­ketici koruma mekanizmaları kul­lanmaktadır:

1. Bireysel iflas ve borç yapı­landırma yasaları

● Almanya örneği: Borcunu ödeyemeyen bireylere üç yıllık bir "iyi niyet dönemi" tanınır. Ki­şi bu süreçte gelirinin muaf tutu­lan kısmı dışındaki tutarıyla borç ödemesi yapar; süre sonunda ka­lan borç silinerek kişiye temiz bir finansal sayfa açılır.

● Fransa örneği: Merkez Ban­kası bünyesindeki aşırı borçlan­ma komisyonları, icra takibi baş­lamadan önce devreye girer. Borç­lunun ödeme gücüne göre faizleri sıfırlar veya borçları yedi yıla ka­dar yapılandırır.

● Türkiye için uygulanabi­lirlik: Ülkemizde şirketler için iflas ve konkordato varken, tüke­ticiler için bu çapta bir "bireysel iflas" ve borç silme mekanizma­sı bulunmamaktadır. Borçlu ifla­sı yerine, icra hukuku devreye gi­rer. Dünya örneklerini inceleye­rek, dürüst borçlu tanımına uyan ve tüm mal varlığını tasfiyeye açan bireylere yönelik, kısıtlı bir süre sonunda kalan borcun silinmesi­ni sağlayacak bir Bireysel Borç Ya­pılandırma veya İflas Yasası'nın oluşturulması kritik bir reform olacaktır. Böyle bir yasa, bireyleri ekonomiye kazandırıp piyasaları canlandırır.

2. Sorumlu kredi limitleri

● Gelire göre limit/borç ora­nı: Bankaların, tüketicinin net ya­şamsal giderlerini düşmeden borç vermesi engellenir. Toplam borç servisinin net gelire oranı stan­dart bir tavanla (örneğin yüzde 35- 40) sınırlandırılır.

3. Bağımsız borç danışmanlı­ğı merkezleri

● İngiltere örneği: Devlet ve finans sektörü tarafından fonla­nan bağımsız kurumlardır. İcraya düşme riski olan bireylere ücret­siz hukuki ve finansal bütçe danış­manlığı verir, bankalarla borçlu adına pazarlık yaparak tek bir öde­me planı çıkarır.

4. Borç satın alma ve kamu yapılandırma portföyleri

Alacak yönetim şirketlerine (AŞ) satılan takipteki alacaklarda (NPL) makul anapara iskontoları ve uzun vadeli kamusal yapılan­dırma imkanları tanımlanarak 4,3 milyonu aşan icralık kitlenin ye­niden kayıtlı ekonomiye dönmesi sağlanabilir.

● Devlet destekli yapılan­dırma fonları/kurumları: Ba­zı ülkeler (özellikle kriz dönem­lerinde), bankaların bilançoların­daki sorunlu kredileri devralacak ve borçlularla anlaşarak yeniden yapılandıracak özel amaçlı ku­rumlar veya fonlar kurmuştur. Ör­neğin kurumsal borçlar için kul­lanılan KGF gibi fonları bireyle­re uyarlayabilecek mekanizmalar harekete geçirilebilir.

5- Yasal zorunlu yapılandır­ma

Bireysel takipteki alacaklar için, belirli bir limitin altındaki borçlarda, bankaları belirli stan­dartlar (vade, faiz) çerçevesin­de yapılandırma yapmaya zorun­lu kılacak yasal düzenlemeler. Bu düzenlemeler zaman zaman ya­pılmakta ancak beklenen sonuç alınamamaktadır. Çünkü radikal faiz indirimleri yapmadan, ödene­bilir taksitleri yaratmadan yapı­lan bu tür yapılandırmalar, borcu büyütmekten başka bir işe yara­mamaktadır.

Dolayısıyla dünyadaki örnekle­re bakılarak bazı kurumların te­sis edilmesi, radikal düzenlemeler yapılması şarttır. Aksi halde ön­ce takibe düşenleri etkileyen bu sorun sonra takibe atanları da içi­ne alacak şekilde çığ gibi büyüye­cektir.

Sıkılaştırma politikaları çer­çevesinde kısıtlanan nakit avans, KMH limiti ve asgari ödeme şart­ları yeniden belirlenmeli ve birey­sel borçluların kısa vadede rahat nefes almaları sağlanmalıdır.

Ancak işin özünde finansal okuryazarlık ve planlı harcama yetkinliğinin artırılması yani bi­reyin rasyonel davranışa sahip ol­ması yattığı unutulmamalı, ilk öğ­retim seviyesinden itibaren bu ko­nuda eğitim verilmelidir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.265,98 0,43 %
Dolar 49,2695 0,01 %
Euro 55,1917 -0,06 %
Euro/Dolar 1,1202 -0,08 %
Altın (GR) 6.612,46 1,07 %
Altın (ONS) 4.194,30 1,47 %
Brent 102,77 0,24 %