“Bir daha Davos’a gelmem” demiştik, Davos İstanbul’a geliyor

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Bir dönem “Davos’a bir daha gelmem” çıkışıyla hafızalara kazınan Türkiye, bugün Davos’u İstanbul’a getiren ülke konumunda. 5-7 Haziran’da İstanbul’da düzenlenecek 180 ülkenin katılacağı Dünya Sıfır Atık Forumu’nun ana partnerleri arasında yer alan Dünya Ekonomik Forumu (DAVOS), dünyada ilk kez bir sivil foruma kurumsal ortak oluyor, 30 kişilik ekibiyle İstanbul’a geliyor. İşbirliği, Türkiye’nin küresel lobi kapasitesini, norm üretme gücünü ortaya koyuyor.

Sıfır atık’ın küresel kurumlar üzerindeki etkisi güçleniyor

Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan “Van gölü Havzası Koruma Eylem Planı” kapsamında yürütülen çalışmaların sonuçlarını görmek üzere gittiğimiz Van’da Sıfır Atık Vakfı Başkanı/ COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın “Davos’u İstanbul'a getiriyoruz” açıklaması Sıfır Atık’ın ne kadar etkili bir küresel diplomasi markasına dönüştüğünün göstergesi. Ülkeler artık yalnızca moda, teknoloji markalarıyla güç kazanmıyor. İklim diplomasisi, yeni dönemin küresel etki alanını belirliyor. Giderek küresel bir markaya, çağdaş bir fenomene dönüşen “Sıfır Atık’ın” küresel yapılar, üzerindeki özgül ağırlığı her geçen gün artıyor.

İstanbul yeşil geleceğin küresel başkenti

Harvard, Oxford ve Yale Üniversiteleri 5.000’den fazla üst düzey delegenin ve 100’ün üzerinde bakanın resmi kayıt yaptırdığı Forumun ana partnerlerinden biri de Dünya Bankası. Dünyanın en saygın akademik kurumlarının, küresel finansın temel aktörlerinin Foruma ilgisi Türkiye’nin yeşil geleceğin küresel başkenti olacağı sinyalini veriyor.

Sıfır Atık’ın etkisi küreselleşiyor

BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın himayeleri ve Ağırbaş’ın ekibi tarafından yürütülen iklim iletişimi, sonuçlarını vermeye başladı. Forumda 180’den fazla ülkenin imzasıyla kapsamlı bir Sonuç Bildirgesi yayınlanacak.  Uzmanlara göre, “katılımcı profili ve COP toplantılarının azalan etkisi “Sıfır Atık Forumu” gibi sivil insiyatiflerin yükselişinin habercisi.” Uzmanlara göre COP’lar artık hantal ve lobicilerin elinde, oysa Sıfır Atık gücünü sahadan alırken odağında insan var.

Türkiye’nin küresel imzası sıfır atık

193 ülkede bilinmek, kabul edilmek ve iklim alanındaki dönüşüme yönelik referans olmak. Sıfır Atık hareketi tüm dünyada öze dönüş, sorumlu yurttaşlık kavramlarının yansıması. Atık azaltımı ve etkin atık yönetimiyle başlayan hareket şimdilerde su havzalarının korunmasından, endüstrilerde döngüsel ekonominin inşasına uzanan güçlü bir oluşum. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yürütülen çalışmalarla farklı dinden, ırktan, gelir grubundan milyarlarca insan, daha sürdürülebilir bir yaşamın paydaşı haline getirilirken, Türkiye’nin uluslararası etki alanını genişletiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp’in “Sıfır Atık Hareketi ülke için tarihi bir adım, etkisi sınırları aştı” ifadesi küresel etkinin göstergelerinden.

Türkiye’nin küresel sıfır atık dili

Türkiye Sıfır Atık hareketi ile tüm dünyada ortak bir dil oluşturuyor, küresel çevre ağı, görünürlük ekosistemini yönetiyor. Uygarlığın tüketme zaafına yönelik geliştirilen “Sıfır Atık” hareketi kaynak verimliliğini, döngüsel ekonomileri, sürdürülebilir kalkınmayı merkezine alan küresel anlayışla tüm dünya ülkelerini birleştiren çevre odaklı yumuşak bir güç. Kapsayıcı iletişim stratejisiyle çağımızın ortak anlam arayışını temsil ediyor.

Van Gölü’nde canavar değil mucize var

Sıfır Atık pek çok ülkede yerel çevre sorunlarına yönelik proje geliştirip fon yaratarak işbirliği ortamını güçlendiriyor. Van gölü Havzası Koruma Eylem Planı onlardan biri.  2020’de başlatılan çalışmalar ile Van Gölü Havzası, Türkiye’nin iklim uyumu, çevresel dayanıklılık, sıfır atık ve sürdürülebilir kalkınma vizyonunun önemli uygulama alanlarından biri haline geldi. Program kapsamında Van Gölü’nde yüzde 98 arıtma sağlandı, 2 milyon metreküp dip çamuru temizliği yapıldı, 769 kaçak yapı kaldırıldı, 18 kilometre sahil dönüşümü sağlandı. Havzada toplamda 9 milyar liralık çevre ve altyapı yatırımı yapıldı.  Yaklaşık 1 milyon 112 bin kişinin yaşamını doğrudan etkileyen yatırımlar, Türkiye’nin en kapsamlı havza koruma ve sürdürülebilir kıyı yönetimi uygulamalarından biri.

Van Gölü yaşamaya başladı, inci kefalleri çoğaldı

Yaşamak derken sadece gölün içindeki biyoçeşitlilik değil. Turizmden, inşaata gölün çevresi bambaşka bir çehreye bürünmüş durumda.  Temizlenen göl şehirde yeni fırsatların önünü açmış. Bir dönem kirlilik ve kontrolsüz yapılaşmayla anılan Van Gölü artık nefes alan bir ekosisteme dönüşüyor, yaşamı zenginleştiriyor.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’ın, “Van Gölü kültürel aidiyetin ve ortak hafızanın merkezinde yer alan kıymetli bir miras” açıklaması da projelerin insanları nasıl birleştirdiğine önemli bir örnek.

Velhasıl, Sıfır Atık artık yalnızca atığın azaltılmasıyla ilgili bir çevre hareketi, iklim politikası değil. Türkiye’nin dünyaya sunduğu yeni bir yaşam dili, yeni bir kalkınma yaklaşımı ve yeni bir medeniyet perspektifi.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.038,03 -0,23 %
Dolar 47,2001 0,05 %
Euro 53,9603 0,21 %
Euro/Dolar 1,1424 0,08 %
Altın (GR) 6.155,15 1,37 %
Altın (ONS) 4.063,08 1,38 %
Brent 88,1870 0,75 %