Bir dostumun Kavala ve Demirtaş notu…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Bugün uzun süre önemli görevlerde bulunmuş bir dostumun Kavala ve Demirtaş konusunda gönderdiği e-posta üzerine düşündüklerimi yazdım.

Geçen hafta sonu Osman Kavala’nın eşi, yazar Tarık Buğra’nın kızı profesör, Ayşe Kavala’nın Cumhuriyet gazetesinde çıkan röportajını, içim sızlayarak, yer yer “Bu kadar da olmaz, ülkeyi yönetenler, bir vatandaşına, aydınına karşı kin besleyemez” diye düşünerek okudum.

Daha bir hafta önce de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala hakkındaki AİHM kararının gereğinin yerine getirilmesini, derhal serbest bırakılmasını bir kez daha talep etmişti. Bunu içişlerimize karışmak olarak görmek yerine, üyesi olmak istediğimiz Avrupa Birliği’nin önerisi olarak kabul etmemiz gerekir. Bu konuyu yazmamın bir nedeni de ülkemizi uluslararası alanda temsil etmiş kurumlarda yıllarca yöneticilik yapmış dostumun dün gönderdiği e-posta notu oldu. Notta şöyle denilerek bir öneride bulunuyordu: “ Günaydın, iki karar birçok şeyi düzeltir. Kavala ve Demirtaş’ın AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması. Böyle bir şeyi yönetim yapar mı, tutuklulukların sürmesi konusundaki açıklamalarına ve baskılarına son verir mi bilmiyorum? Ama yaparsa, AB ilişkilerinde birçok olumsuzluğun son bulacağına inanıyorum.”

Bu notu okuyunca Merkel’in talebi ile Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücel ve Başkan Trump’ın ekonomik yaptırım tehditleri sonrası serbest bırakılan Rahip Brunson olayları sonrası bu iki süper güç ile ilişkilerdeki yumuşamayı hatırladım.

Kavala ve Demirtaş’la ilgili AB’nin talebinin yerine gelmesiyle bazı olumlu gelişmeler olabileceğini düşünmenin de yanlış olmadığına inandım. Bu nedenle dostumun bu konudaki notunu sizlerle paylaşmak istedim.

Adalet reformunun gündemde olduğu dönemde, bir eski parti başkanının ve sivil toplumcu bir iş insanının beraatle sonuçlanan davaları sonrasında, açılan yeni davalarla Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına karşı içerde tutulmaları ve tutukluluklarının sürmesine faydadan çok zarar getirdiğini düşünüyorum. Bu konuda Adalet Bakanlığı’nın devreye girip yapabileceği şeyler olduğuna inanıyorum. Devlet, demokratik kuramlar içerisinde kaldıkça saygınlık kazanır. Dostumun notunun bana hatırlattığı bunlar…

GÜNÜN SÖZÜ:

Alman Deutsche Welle’nin haberinde ABD Genelkurmay Başkanı Millegin’in Trump’ın fevri çıkışları nedeniyle Çin Genelkurmay Başkanı’nı iki kez arayarak güvence verdiği bilgisi yer aldı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar