Bir kenti ‘fikren’ yeniden inşa etmek!
“Her Mahalleye Bir Spor Okulu” anlayışıyla başlayan Kayseri’deki Erva projesi aslında çok temel ve kadim bir soruya cevap arıyor: Bir çocuğun hayatına zamanında dokunabilirsek ne değişir? Bugünün dünyasında çocuklar yalnızlıkla, ekran bağımlılığıyla, aidiyet eksikliğiyle ve sosyal kopuşlarla mücadele ediyor. Erva, tam da bu kırılgan alanlara temas eden bir sığınak kuruyor.
Bugün benim için özel bir yazı yazacağım. Beni duygulandıran, umutlandıran bir yazı. Geçen hafta bir organizasyon kapsamında Kayseri’de bulundum. Etkinlikte konuşmamı dinleyen bir arkadaşım bana bir organizasyondan söz etti. “Erva Spor Okulları” dedi, “sosyal sorumluluk” dedi, “kent” dedi, “uyuşturucu ile mücadele” dedi ama bu okulların bazılarını gezip okullardaki öğrencilerle sohbet edene kadar tam olarak bu inisiyatifin, bu büyük iradenin önemlini anlamamışım diye düşündüm. Ve özellikle sizinle paylaşmak, yazmak istedim.
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek tarafından “her mahalleye bir spor okulu” sloganı ile 2023 yılında başlatılan “Erva Spor Okulları” projesi kapsamında Kayseri ilinde atıl halde bulunan bina ve mekanlar, kullanılmayan okul salonları, Cami bodrumları vb gibi yerlerin resmî ve sivil; kurum, kuruluş, Belediye, STK’lar ve iş insanları sponsorluğunda, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz koordinesinde faaliyet gösteriyor. Erva Spor Okulları’nda eğitim alan öğrencilerin spor ile disiplin kazanıp aynı zamanda değerler eğitimi dersleri de alarak, kişisel ve bedensel gelişimlerinin tamamlanması düşünülmüş. Dört başlıkta uzman eğitimciler tarafından sporculara eğitim veriliyor. Temelde adab-ı muaşeret, değerler eğitimi, tarih bilinci gibi dersler yapılıyor. Bütün bunların yanı sıra yapılan sosyo-kültürel faaliyetler, turnuvalar, geziler ve çeşitli organizasyonlarla sporcular destekleniyor.
Üç yıl içerisinde ilde 69 Erva Spor Kulübü açılmış, yedisinin de açılış için hazırlıkları devam ediyor. İnanılmaz ama Erva Spor Okulları’nda 17 binin üstünde sporcu bulunmakta. Açılışı yapılan Erva Spor Kulüpleri’nde sporcular 27 farklı spor branşında eğitim alıyor. 69 Erva Spor Okulu’nda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından çoğunluğu Eğitim Yönetim Sistemi (EYS) sistemi üzerinden görevlendirilen ve kulübün sponsorluğunu üstlenen kuruluşta görev yapan 110 antrenör ve İl Müftülüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen 220 eğitmen görev yapıyor. Aynı zamanda kulübün sponsorluğunu üstlenen kuruluş ve İşkur üzerinden temizlik ve kulüp görevlisi çalıştırılarak vatandaşlara iş istihdamı oluşturuyor.
Bir kenti ‘korumak’ için her mahalleye bir spor okulu
“Her Mahalleye Bir Spor Okulu” anlayışıyla başlayan bu hareket, aslında çok temel ve kadim bir soruya cevap arıyor: Bir çocuğun hayatına zamanında dokunabilirsek ne değişir?
Bugünün dünyasında çocuklar yalnızca fiziksel yorgunluklarla değil; yalnızlıkla, ekran bağımlılığıyla, aidiyet eksikliğiyle ve modern çağın getirdiği sosyal kopuşlarla mücadele ediyor. Erva, tam da bu kırılgan alanlara temas eden bir sığınak kuruyor. Spor burada yalnızca bedeni çalıştıran fiziksel bir aktivite değildir; tasavvuf ehlinin asırlardır üzerinde durduğu "nefis terbiyesi", bir disiplin, bir yön duygusu ve bencil dünyadan sıyrılıp bir dayanışma biçimi haline gelmektedir. Yunus Emre’nin o eşsiz düsturu adeta Erva salonlarında yankılanır:
"İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır."
Buradaki spor, çocuğa önce kendi sınırlarını, gücünü ve en nihayetinde "kendini bilmeyi" öğretmektedir. Mahalle arasında atıl kalan bir salonun yeniden ışıklandırılması, eski bir binanın spor okuluna dönüşmesi; aslında Hacı Bektaş-ı Veli’nin “Hararet nardadır, sacda değildir / Keramet baştadır, taçta değildir” sözündeki gibi, cevherin dışarıda değil, o mahallenin içindeki çocukta olduğunu fark etmek ve o cevheri parlatmaktır.
Güçlü bedenlerden güçlü karakterlere
Projeyi asıl değerli kılan unsur, çocukları yalnızca birer "sporcu" ya da madalya avcısı olarak görmemesidir. Erva’nın merkezinde saf bir "insan yetiştirme" fikri bulunur. Ringde ya da minderde mücadele eden bir çocuğun aynı zamanda adab-ı muaşeret öğrenmesi, tarih bilinci kazanması, değerler eğitimi alması; Türk-İslam felsefesinin harcı olan "güzel ahlak" ile kuşanmasıdır. Mesele yalnızca güçlü bedenler yetiştirmek değildir; Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin “Kardeşim, sen düşünceden ibaretsin / Geriye kalan et ve kemiksin” dediği gibi, ruhu ve karakteri güçlü nesiller inşa edebilmektir. Wushu’dan boksa, yüzmeden güreşe kadar birçok branşta eğitim alan çocuklar uluslararası başarılar elde ederken, aslında dünyaya bu toprakların ahlakını ve adalet duygusunu taşımaktadır.
Ortak vicdan ve yaşam kültürü
Erva’nın asıl başarısı madalyalarla ölçülemeyecek kadar derin bir yerde, gönüllerde duruyor. Bir çocuğun kötü alışkanlıkların pençesinden kurtulması, bir ebeveynin evladı için yeniden ümitle dolması ve bir mahallenin sessizliğinin yerini kardeşlik tınılarının alması... İşte bu, Farabi’nin hayal ettiği "Medinetü'l-Fazıla" yani insanların mutluluk için birbiriyle yardımlaştığı o "Erdemli Şehir" modelinin günümüzdeki tezahürüdür.
Kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve iş insanları aynı masa etrafında birleşirken, proje devlet destekli bir çalışma olmaktan çıkıp adeta bir "ortak vicdan" hareketine dönüşüyor. Üstelik bu çocuklar sadece salonlarda ter dökmüyor; müzelere gidiyor, doğayı adımlıyor, ağaç dikip çevre temizliği yapıyorlar. Hayatın sadece bencilce bir rekabetten ibaret olmadığını; üretmenin, paylaşmanın ve birlikte yaşamanın mukaddesatını öğreniyorlar. Gençlere sadece bir uğraş değil, tam manasıyla bir yaşam kültürü aşılanıyor.
Geleceği korumak
Belki de dünyanın en büyük ihtiyacı, işte tam olarak budur: Gençlerini modernitenin yalnızlığına terk etmeyen, onların ruhuna dokunan şehirler. Çünkü bir çocuğun hayatına zamanında dokunan her el, gelecekte oluşabilecek toplumsal yaraları daha açılmadan iyileştirir. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye verdiği o meşhur öğüt, ERVA felsefesinin en veciz ifadesi olarak karşımızda durur: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın."
Bu topraklarda, işte bu anlayışla ERVA salonlarında ter döken binlerce çocuk, yalnızca bugünü değil, yarının ruhunu da inşa ediyor. Ve belki yıllar sonra, bugünün tozlu salonlarının o cesur çocukları büyüdüğünde, geçmişe bakıp şöyle diyecekler: "Birileri bize inandı. Elimizden tuttu, ruhumuza dokundu. Hayatımız ve dünyamız tam da o zaman değişmeye başladı."
Son olarak ilginç bir not: Kayseri 4’üncü Sulh Ceza Hakimliğinin vermiş olduğu karar ile ilk defa suça karışan bir çocukla ilgili olarak tutuklanma tedbiri yerine, spor ve rehabilitasyon projelerine katılım kararı vererek, Kayseri Valiliği himayelerinde yürütülen ERVA Spor Okulları projesine çocuğun kaydedilmesi ve spor okullarına devam etmesi kararı verildi.