Bir koalisyon protokolü ki…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Federal Almanya’nın yeni koalisyon protokolü adeta bir Magna Carta... Yeni dönemde Alman devleti, yurttaşın hizmetkârı olarak tanımlanıyor.

Almanya’da sosyal demokratlar, yeşiller ve özgür demokratlardan oluşan yeni koalisyonun hazırladığı protokol için bir modern ‘’magna charta‘’ (büyük ferman) demek mümkün. Zira yurttaşın devlet için değil, devlet denilen aygıtın yurttaşı için var olduğunu hatırlıyor. Protokolün ilk dikkat çeken yanı, kaynak tahsisinde bulunacağı konuları tek tek sayması. İkinci nokta, sosyal dokunun hatırlanması. Yeniden kreş, devletçe konut üretimi, kadın-erkek ücret farklılığının giderilmesi bu protokolü farklı kılıyor. Üçüncü nokta, Almanya’nın bir ‘’göç toplumu’’ olarak kabullenilmesi. Çok yurttaşlılık olanaklaşıyor, Alman vatandaşlığına geçiş kolaylaşıyor. Din ve vicdan özgürlüğünün ve güvencesinin altı çiziliyor, ancak imamların Almanya‘da eğitim görmesi koşulu getiriliyor. Dördüncü nokta, Avrupa ve AB içi işbirliği, metnin her yerinde karşınıza çıkıyor. Bu koalisyon AB’yi güçlendiriyor, neye öncülük, nerelere artçılık yapacağı çok açık seçik anlatıyor. Bu bağlamda ‘’Federal Avrupa’’, ‘’Avrupa Bağımsızlığı” gibi deyimlerle karşılaşıyoruz. Türkiye çok açık bir biçimde bu olayın içinde yok, çok açık altı çizilmiş.                

Beşinci nokta, ırkçılık ve sağ tedhişçilik ile mücadele devletin asal konusu haline geliyor. Son nokta doğamızın korunması ve iklim hedefleri ile şöyle detaylanıyor:

  • Hedef, yenilenebilir enerjide geleceğin teknolojileriyle buluşmak…
  • Avrupa genelinde ‘’Yeşil Hidrojen Enerjisi Anlaşması’’ yapılacak ve bu doğrultuda da üretim gerçekleştirilecek. Almanya ve AB’de enerji kaynaklarının çeşitlenmesi esas olacak.
  • Devletçe üretilen enerji girdilerinde fiyatlandırma sistemi reforme edilecek.
  • Akıllı pil üretiminde Avrupa’da öncülük yapılacak. Atom enerjisinden kesinlikle çıkılacak. Kömür kaynakları en geç 2030‘da tümüyle terk edilecek. Sonuç, sivil toplumu ve demokrasiyi güçlendirmeyi hedef edinen bir rasyonel aklın ürünü bir metinle karşı karşıyayız. ‘’Yoğurt yiyişleri’’ uygulamada göreceğiz, ama hem yoğurt üretmeyi, hem de yoğurdu nasıl yemek istedikleri şimdiden belli...

 GÜNÜN SÖZÜ:

Almanya eski Dışişleri Bakanı Yeşiller’den J. Fischer: Atom enerjisini savunanları Çernobil‘e götürmek istiyorum.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar