14 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Bir meslek ustası Bülent Ünal’dan Fuar konusunda değerlendirmeler

Gençlik dönemi dostum Bülent Ünal 1979 yılında ilk kitap fuarını Tepebaşı'nda bugün otoparkın olduğu yerde gerçekleştirdiğinde bir kitapsever olarak bu girişimi coşku ile karşılamış ve sürekli olmasını dilemiştim. Bu yıl kendi fuar alanında düzenlenen 33. Kitap fuarına 503 bin ziyaretçi katılmış.

TUYAP, İstanbul Fuarlarına 1997 yılında kent fuarlarını başlatarak yeni bir boyut getirdi. 35 yıldır fuarlar düzenleyen, hem fuarlarını çeşitlendirip büyüten, hem de Anadolu kentlerini yayılan fuarlara imza atan Tüyap’ın kurucu yöneticisi Bülent Ünal, fuarlar konusunu arkadaşımız İbrahim Ekinci’ye değerlendirirken  fuarcılık sektöründe hem çok iyi gelişmeler olduğunu belirterek önemli bilgiler veriyor, hem de bazı eleştirel uyarılarda bulunuyor.

Sıfırdan başlayıp 35 yılda fuarcılıkta çok önemli mesafeler kaydeden Bülent Ünal’a  birlikte kulak verelim:

•Fuar sektörünün 2014’teki iş hacmi 400-420 milyon dolar büyüklüğünde. Fuar stantlarının metrekaresi  dünyada 260-300 euro arasında, bizde 100 euro civarında. O nedenle firmalar fazla metrekare yer alıyor, katılımcı sayısı azalıyor.  Bizim fuarlarımıza son yıllarda 70 ülkeden katılımcı, 110 ülkeden ziyaretçi geliyor. Yapı, ev tekstili, metal işleme, seramik, ambalaj, plastik, ahşap mobilya ve tarım fuarları dünyada önemsenen ve ses getiren fuarlar olma özelliğine ulaşmış durumda.

•Dünyanın en büyük 15 fuar şirketinden,  ilk 10 Fuar firması son yıllarda çoğu ortaklıklarla ülkemize geldiler. Küçük firmaları satın alarak pazara girdiler. 80-100 milyon dolar paya ulaştılar. 2013 ve 2014 yıllarında satın almalar ve birleşmeler yaşandı , ama yılın ikinci yarısında eski canlılığını yitirdi.

•Türkiye’’de yılda 40-45 arasında değişen konuda 400-450 fuar yapılıyor. Bunları  belgeli 189 fuar şirketi yapıyor. Bu sayı fazla. Bunun tek örneğini Rusya’da görüyoruz. Belki Çin’de vardır. Bu sayının artmasına büyük bir projenin içinden küçük parçalar ayırarak pay alma çabası etkili oluyor. Bu ziyaretçi kaybına, müşteri kapma sorununa yol açıyor. Bir fuarın 40.’sını yaparken birileri aynı alana girip pay kapmaya çalışıyor. Herkes benzeri işleri yapmamalı yaratıcı olmalı. 

•İhracatçı birlikleri ve odaların uluslararası fuarlara katılım organizasyonları sorun değil, ama kaynakların bu alanda kullanılması rekabet açısından sorun yaratıyor. Devlet destekleri dışında kendi kaynaklarıyla da destek veriyorlar. Endüstriyel hedefler ve hedef pazarlar seçilmesi, planlı hareket edilmesi lazım. Kaynakları ufak işlere harcamak, gücü parçalamak yanlış. Daha hedefe dönük destekler olmalı.

•Yurtiçi fuarlara KOSGEB’in destekleri var. Yurtdışı fuarlarda teşvikler ayrı. Fuar şirketleri kendisi için ziyaretçi getiriyor. Bizim yurt dışında bürolarımız var. Görevleri fuar satmak. Doğru seçilmiş, alım heyetleri, ziyaretçi getirmek. Gelen 100 heyetten 90’ını biz getiriyoruz. Getirdiklerimiz için destek yok. Farklı modeller kurulup seçilmiş fuarlar öne çıkabilir.  

•Fuar mesleğinde kazanılan gelirlerin ihracat yönetmeliği içinde değerlendirilip,  ihracat geliri sayılması gerekir. Bunu söyledik, sıcak bakıldı, ama sonra rafa kaldırıldı. Fuarda para tamamen içerde kalıyor, turizm etkisi oluyor. İhracat sayılması için illa malı kamyona konup gitmesi gerekmiyor. 

Bir meslek ustası olarak 35 yıllık birikimleri sonrasında Bülent Ünal’ın sektöründe eli taşın altındaki bir kişi olarak görüşleri ve önerileri böyle.