Bir toplumsal canavar: İşsizlik…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

TÜİK işsizlik rakamını irdelediğimde kadın ve genç işsizliğinin önemli sorun olduğunu görüyorum. Konu eğitim kadar ayırımcılıkla da ilgili gözüküyor.

TÜİK, işsizliğin Mayıs’ta yüzde 13.2 oranında azalarak 4.2 milyona düştüğünü açıkladı. Enfl asyonun yanında işsizlik iki canavardan biri olma özelliğini sürdürüyor.

İşsizlik oranına çalışmaya hazır oldukları halde son 4 haftada iş arama başvurusu yapmadıkları için katılmayanları eklediğimizde, işsizlik oranı yüzde 27.2’ye yükseliyor. DİSK Araştırma işsizlerin 9.2 milyona ulaştığını belgeliyor.

TÜİK’in aylara göre işgücüne katılım oranında da önemli farklılıkların oluşu dikkat çekici. Şubattan Mart’a 505 bin artış, Mayıs ayında ise 466 bin azalma görülüyor.

Bu oynaklık gösteren rakamları yorumlamakta güçlük çekiyorum.

63 milyon olan 15 yaş üstü nüfusun 31.4 milyonunu erkekler, 32.1 milyonunu kadınlar oluşturuyor. Erkeklerin işgücüne katılma oranı % 70.1 iken, kadınlarda bu oran % 31.2’ye geriliyor. İstihdam edilenler erkekler % 61.6 iken, kadınlar da bu oran sadece yüzde 26.3. Veriler, ciddi bir kadın istihdam eksikliğini ortaya koyuyor. İşgücüne katılım eksikliğini gördüğüm bir diğer olgu ise genç işsizlik.

15-24 yaş gençlerde işsizlik oranı % 24. İstihdama katılma oranı ise yüzde 31.9 seviyesinde. Genç nüfusun yüzde 68.1’i istihdam dışında kalarak, üretici olma özelliğine sahip değil. Bu tablo, kadın ve genç nüfus istihdamı için projeler geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu alanda MEB‘in TOBB ile başlattığı projeleri daha fazla toplumsallaştırmamız ve yaymamız gerektiği açık.

İki canavardan biri olan işsizlikten kurtulmak için kadın ve gençlere işe uygun eğitim programları geliştirmeliyiz. Atıl nüfusu işgücüne katarak büyümemizi artıracağımızı unutmamalıyız. İşsizlik TÜİK’in tablolarında rakam olmaktan öte hayatımızın ve üretim gücümüzün önemli bir sorunu.
Kadın istihdamında İstanbul Sözleşmesi‘ nin yaşamsal önemi bu verilerde bir kez daha ortaya çıkıyor. Olayın sadece yetersiz eğitim programlarında düğümlü olmayıp, aile içi ve toplumsal ayrımcılığının önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu konuda toplumun her katının yüzleşmesinde büyük yarar var.

GÜNÜN SÖZÜ:

130 ülke çok uluslu şirketlere asgari bir kurumlar vergisi uygulamak için bir araya geldi.Vergicilikte ilk kolektif bir dünya girişimi bu...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar