Bir yerlileştirme örneği olarak savunma sanayii

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

İstanbul Sanayi Odası; savunma sanayii buluşmalarının üçüncüsünde, sektörün aktörleriyle dünü, günü ve geleceği konuştu. Başkan Erdal Bahçıvan, ortak üretim seferberliğinin savunma sanayimiz için önemine vurgu yapıyor.

Bahçıvan’ı dinliyoruz; “15 yıl önce %80 dışa bağımlı olan savunma sanayimiz bugün; KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerin akıl ve vizyonuyla adeta bir ‘ortak üretim seferberliği’ ile çalışıyor.

Savunma sanayi ve havacılık sektörü cirosu 2019’da 10,9 milyar $’a, ihracatı 3 milyar $’a istihdamı 70 binin üzerine yükseldi. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında 7 Türk firması var. Bu başarı hikâyesi ile yerlilik oranımız da %70’i geçti.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı dinliyoruz: “Son 5 yıldaki yatırımlarımız Türkiye’yi savunma sanayinde devler ligine çıkaracak. Çok yakında Avrupa semalarında da Türkiye’den satın alınan Bayraktar’ların ve Anka’ların uçtuğunu göreceğiz. Savunma sanayi paydaşları sayesinde önümüzdeki dönemde gündemi takip eden değil belirleyen ülke olacağız.”

Yönettiğim “Bir Yerlileşme Örneği Olarak Savunma Sanayii” panelinde; TÜBİTAK Başkanı Prof. Hasan Mandal, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay ve Roketsan Genel Müdür Yardımcısı Akın Toros’un ortak görüşü şu oldu; “Biz bu işi başardık.”

SAVUNMADAKİ BAŞARIYI EKONOMİYE YAYABİLİRİZ

Gerek SAHA kümelenmesi gerek TÜBİTAK, Aselsan, Kale Grubu, Roketsan başarıları, acaba çoğaltılabilir mi? Misal kümelenme ile gelen başarıya diğer sektörlerimizin de ihtiyacı var. Söz konusu işbirliği ve işbölümü ise savunma sektöründe gösterilen tutum, farklı alanlarda yinelenemez mi?

Gördüğüm şudur; elimizde bize ait başarı öyküsü varsa, neden bunu tüm ekonomiye yaymayalım ki…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar