Biraz Ortadoğu, biraz Arabistan, biraz Afrika

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

İhracatımızı arttıralım dedikçe bir şeyler ters gidiyor sanki. Dünya büyük, coğrafya geniş; batıya ihracatta zaten önemli bir noktadayız, yönümüzü ve yüzümüzü Ortadoğu’ya, Arap yarımadasına, Afrika’ya çevirelim diyoruz, ama bir anda ters yüz oluyoruz.

Kısa bir süre öncesine kadar Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye uyguladığı sözde (!) gizli ambargonun etkilerini konuşur ve tartışırken; bir anda Kuzey Afrika ülkelerinden de benzer bir tavırla karşılaştık. Fas, Tunus ve Mısır’ın başlattığı bu uygulamalar, ister istemez hepimizi endişeye düşürdü. Ve şüphesiz hem sebeplerini, hem de uzun vadeli bir etki yaratıp yaratmayacağını merak etmeye ve sorgulamaya başladık. Aslında ben bugünkü köşemde Brexit’i ele almayı düşünüyor idim; ancak şu anda yaşanan bu ambargolar konunun önüne geçti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Türkiye’nin Fas’a 2019 yılında 2.24 milyar dolar, Cezayir’e ise 1.86 milyar dolar ihracatı gerçekleşti. Bu ülkelere yapılan ihracatın durma noktasına gelmesi, en çok tekstil ve hazır giyim sektörlerini zarara uğratmakta. Rakamlar çok yüksek olmasa da, bölgede daha kuvvetli bir gelecek öngörmemize de mani olur durumda.

Fas’ın Türk mallarına uyguladığı gümrük vergilerini beş yıllık bir süre için %90’a varan oranda artırma kararı ne yazık ki önümüzdeki uzun bir süreyi olumsuz hale getirmekte. Şu an ihracat yapmayı sürdüren firmalar, malların gümrükte bekletilme sürelerinde ciddi yükselişler olduğunu dile getiriyorlar. Aslında bakıldığında Dünya Ticaret Örgütü kuralları, bu tür uygulamalara izin vermiyor. Yani diğer bir deyişle, firmalar bu gibi engellemeler ile ticareti kısıtlama hakkına sahip değiller. Ama gel gelelim siyasi mecradaki hırslarını ticarete de yansıtmaya başladılar. Her zaman iyi ilişkilerimiz olduğunu düşündüğümüz Fas, Türkiye'den ithal ettiği 1.200 kalem üründe gümrük vergilerinin %90'a varan oranda artırılmasına yönelik düzenlemeyi Perşembe günü kabul etti.

Evvela Suudi Arabistan ile başlayan gerginliğe baktığımızda; ana nedenini 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğu’nda öldürülmesinin oluşturduğunu söyleyebilmek mümkün. Ancak tek sebep elbette bu değil elbette. Katar’la 2014 yılında imzaladığımız askeri işbirliği anlaşması, Suudi Arabistan’ın başını çektiği Katar’a yönelik abluka ve yaptırımları doğurdu. 2017 yılında TBMM’nin onayından geçmesi ile Katar’a ek kuvvet konuşlandırılması gibi olaylar da Suudi Arabistan’ın bugünkü tavrını tetikleyen hadiseler arasına eklendi. Gerek Ortadoğu gerekse Kuzey Afrika ülkelerine yönelik politikamızda bir iki ülkeye bağlı kalmanın yarattığı sıkıntıları siyasi manada yorumlamak siyasetçilerin işi; ancak bu gelişmelerin ticarete yansıması bizlerin çok da kaldıracağımız bir durum olmadığı gibi, bu zor konjonktürde ihracatçılarımızı da olumsuz etkileyen bir durum oluşturdu.

Bundan sonra yapılması gerekenler neler diye baktığımızda; özellikle sivil toplum kuruluşlarının ve iş dünyasının da dahil olacağı ikili görüşmelerin ve yoğun diplomasinin devreye sokulması, başta Suudi Arabistan olmak üzere, yine adı sıkça gündeme gelen Birleşik Arap Emirlikleri ile Mısır, Ürdün, Suriye, Irak ve hatta İsrail ile ikili ilişkileri yoğunlaştırmak olmalı. Hem de hiç zaman kaybetmeden.

Gündem her zamanki gibi çok yoğun; COVID-19 sürecinin devam etmesi ile iç ekonominin dinamikleri kaybetmemesi gerekliliği ve vergi affı konusu, dış ekonomi ve siyasi ilişkilerin her daim olumlu seyri ile ticarette de bir zarar görmememiz gerekliliği ve elbette sağlık açısından alınan tedbirlerinin devamlılığı. Her şeyin sonu geliyor gidiyor; sürdürülebilirliğe dayanıyor. Ama şu bir gerçek ki; dış siyasi ilişkileri sürdürülebilir pozitif seviyelere taşıyamadığımız takdirde, ihracatımıza ve ekonomimize etkileri de olumsuz seyretmeye devam edecek. Büyüklerimizin dediği gibi; belki de milletçe en çok diyalog kurmamız en çok istişare yapmamız gereken dönemden, özetle bir sınavdan geçiyoruz. Sonunun iyi olması ise en büyük temennimiz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Aldık mı mesajı? 08 Ocak 2021
Esnaf deyip geçmeyin 18 Aralık 2020
Menşede takıldık 04 Aralık 2020
Böyle kapanmaz 13 Kasım 2020