Bitcoin ve regülasyon ihtiyacı

Emrah LAFÇI
Emrah LAFÇI Ekonominin Doğası dunya@dunya.com

Son zamanlarda finansal piyasalarda çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. 2020’de dünya çapında üretim düşmüş olmasına rağmen finansal varlıklar, borsalar rekor üstüne rekor kırıyor. Önceki yazılarımda bahsettiğim gibi bu fenomenin temel nedeni parasal genişleme nedeniyle oluşan düşük faizler. Faizler düşük olunca hem yatırım yapmak için ucuz maliyetle borçlanmak mümkün oluyor hem de mevduat ve tahvil getirileri çok düşük olduğu için alternatif yatırım ürünlerine büyük rağbet gösteriliyor.

Türkiye’de de 2020’de ekonominin canlanması amacıyla enflasyonun altında zorla tutulan faiz oranları yatırımcıların yeni alanlar aramasına neden oldu. Bunların başında altın ve döviz geliyor.

Bu durumun olumsuz sonuçlarının neler olduğu ortada. Ayrıca önemli sayıdaki yatırımcı da tasarruflarını borsada değerlendirmeyi tercih etti. Borsada yatırım yapmanın temel bazı prensipleri vardır. Hisse senedi alarak bir şirkete ortak olursunuz. Yatırımcının hangi şirkete ortak olduğunu hisse senedi almadan önce iyi analiz ettiği varsayılır. En azından öyle olması gerekir. Bunu da yapabilmesi için finansal okuryazarllığa ihtiyaç var. Bilanço ve gelir tablosu gibi finansal tabloların analizlerinin yapılabiliyor olması gerekir. Ama biliyoruz ki gerçek böyle değil. Hisse yatırımı yapan yatırımcıların büyük çoğunluğunun finansal okuryazarlıkları maalesef çok düşük. Günün sonunda herkes kendi tasarruflarını değerlendiriyor ve zarar da oluşursa bunun bedelini kendi ödüyor. Burada devlete düşen görev vatandaşın tasarruflarının değerlendirilmesi aşamasında aracılık yapan kurumların ve bu piyasanın doğru işlemesini sağlamak. Bu yüzden de ülkede regülasyonu(yasal düzenlemeleri) en sıkı olan piyasa muhtemelen finans piyasasıdır. Özellikle bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemeler hem çok fazladır hem de çok detaylıdır. Bu konuya tekrar döneceğim.

Bitcoin’in iddiası

Gelelim Bitcoin meselesine. Malumunuz son dönemin en popüler konularından biri “Bitcoin”. Bitcoin iki temel amaçla kullanılıyor. Bunlardan bir tanesi yatırım ürünü olarak. Tasarruf sahipleri ileride fiyatı artacak beklentisiyle yani spekülasyon yaparak bitcoin alıp getiri elde etmeye çalılışıyorlar. Diğer temel amaç da mal/hizmet alım satımlarında kullanılması ya da değer transferi gerçekleştirilmesi. Bu amaçlara baktığımızda paranın iki işlevi olan değer saklama aracı ya da değişim aracı fonksiyonlarına talip olması nedeniyle kimi çevrelerce geleneksel paranın yerine geçeceği düşünülüyor. Bu işlevleri yerine getirmesinin önünde ciddi engeller olduğunu ve hiçbir zaman en azından şimdiki haliyle paranın yerini alamayacağını iddia edenler de var.

Bitcoin dağıtık – merkeziyetsiz teknolojiye dayanıyor. Ortada büyük bir defter var. İsteyen bu defteri bilgisayarına indirebiliyor. Bu defterde daha önce gerçekleştirilmiş transfer ya da para yaratım işlemleri yer alıyor. Her 10 dakikada bir bu deftere yeni işlemlerin yer aldığı yeni bir sayfa ekleniyor. Hangi işlemler ekleniyor? Bunu kim belirliyor? Bu sayfayı kim ekliyor? gibi sorular geliyor tabi insanın aklına. Bu soruların cevapları bu yazının amacını aşacağından sadece sormakla yetinelim.

Paranızı nereye emanet ediyorsunuz?

Benim dikkat çekmek istediğim asıl nokta ise Bitcoin alım satım işlemlerini gerçekleştirirken kullanılan yöntem ve bu işlemlere aracılık eden borsalar. Yukarıda hisse senetlerine ilişkin söylediğim şeylerin iki katı Bitcoin için geçerli. Nasıl hisse senetleri için finansal okuryazarlık gerekliyse Bitcoin yatırımı için buna ilaveten teknoloji okuryazarlığı da gerekiyor. Herhalde şu anda Bitcoin yatırımı yapan kişilerin bu yetkinliklere sahip olduğunu iddia etmek saflık olur. Ama yine belirttiğim gibi bunlar kişisel kararlardır, kişiler kendi tasarruflarını hangi enstrümanlarda değerlendireceklerine ve ne kadar risk alacaklarına kendileri karar verirler.

Fakat bu işlemlerin hangi platformlar üzerinden gerçekleştirileceği, bu platformların ya da şirketlerin hangi yeterliliklere sahip olacağının belirlenmesi bu kadar yaygınlaşmış bir finansal ürün için devletin oyun sahasına girer.

Ülkemizde bu işlemlerin büyük kısmı işlemlere aracılık eden borsalar üzerinden gerçekleştiriliyor. Siz Bitcoin almak için bu şirketlere para gönderiyorsunuz, bu şirket de Bitcoin satmak isteyen birileri varsa, fiyatlar da örtüşürse alım satım işlemlerini gerçekleştiriyor. Öyle ya da böyle bu vatandaşın tasarrufunu toplama işlemidir. Bu yüzden çok hassas bir konudur ve mutlaka regülasyona tabi olmalıdır. Mesela bugün Türkiye’de banka açmak isteseniz ve BDDK’ya başvursanız birçok kriteri sağlamanız gerek. Hisse senedi alım satımına aracılık eden bir aracı kurum olarak faaliyet göstermek isteseniz SPK’nın birçok kriterini yerine getirmeniz gerekir.

Model: Bankacılık sektörü

Bankacılıktan devam edelim. Bu kurallar bir gecede ortaya çıkmıyor. 2001 öncesi bankacılığa ilişkin düzenlemeler şimdikinden çok daha farklıydı. Ama yaşanan bazı talihsiz olaylar yeni düzenlemelere, yeni kurumlara ihtiyaç olduğunu gösterdi. Bunların en başında da etkin denetim geliyor. Bankacılıkta denetim 3 taraflıdır. Kamu otoritesi, bağımsız dış denetim ve iç denetim şeklinde. Denetimi sıkı yapmazsanız, kuralları net koymazsanız vatandaşın emanet ettiği parayla bu kurumların hangi işlemleri yaptığını takip edemezsiniz. Hangi sıklıkta kimlerce denetleneceksiniz, hatta iç denetime ilişkin kaç personel çalıştıracaksınız konuları bile düzenleyici otorite tarafından belirlenir. Hatta bu konu o kadar hassastır ki bu kadar düzenleme üzerine bir de mevduat sahiplerinin mevduatlarının 150 bin TL’lik kısmı(banka başına) TMSF’nin güvencesi altındadır. Banka batarsa paranızı TMSF’den alırsınız.

Bitcoin alım-satımı yapılan borsalara ilişkin regülasyon ihtiyacı, Bitcoin’in merkeziyetsiz yapısıyla çelişen değil bilakis onun sağlıklı işlemesini sağlayan bir husustur. Madem bu konu artık bu kadar çok kişiyi ilgilendiriyor, mesele kendi içinde sistemik risk yaratma potansiyeli de taşımaktadır. Bu yüzden büyük mağduriyetler yaşanmadan gereken düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar