Biyoarkeolojinin önlenemez yükselişi

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Biyoarkeoloji, antropolojinin yöneldiği yeni bir alt bilim. Deyim, ilk kez 1972’de kullanıldı, geçmişi ancak 50 yıla dayanıyor. Özetle, canlı popülasyonunun biyolojisini inceliyor. Eski insan toplulukları üstünde odaklanıyor.          

Bazı insanların “ilkel” olduğunu söyleyen görüş için “bilimsel ırkçılık’’ demeye hak kazanıyor. Bununla antropoloji interdisipliner hale gelirken, ırk görüşü yerini “etnisite’’ye bırakıyor.          

Prof. Sforza, Türkçe’ye Tellekt yayınlarının kazandırdığı 12 ciltlik “Kültürün Evrimi’’ adlı çalışmasında, insan evriminin standart modelini ortaya koyuyor, 23 kromozon ve 3,1 milyar kimyasal birimden oluşan modern insan kökeninin Doğu Afrika’ya dayandığını bilimsel olarak kanıtlıyor. Yıllık ortalama 0,5 km’lik bir hızla insanoğlunun 50 bin yılda tüm dünyaya yayılıyor. Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü ve İskelet Laboratuvarı ile Anadolu geçmişinin biyoarkeolojisini yapıyor. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal, yakın günlerde bulgularını Kıraç Vakfı’nın kurduğu Antalya Akmed’de kamuoyu ile paylaştı. En önemli vurgu, kafatasının bir ırk değil bir yaşam biçimini anlatması. Bilim kafatası incelemesi yerine insan iskeletinin ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Değilse, konu “ırk bilimi” ve yapılan iş de “ulus devlet” inşasına yarayan ırkçılıktan ibaret kalıyor.         

Tarımla birlikte insan toplulukları birbirinden alıp veriyor. Anadolu üstünde yoğunlaşan biyoarkeoloji, insan kaynağının çok merkezli olmak yerine “tek merkezli”, saf ırk yerine “kazanılan çeşitlilik’’ olduğunu, ırk olarak algıladığımız olayın bir değişen biyo-kültürel varlık olduğunu söylüyor. Anadolu hep dinamik ama fazla yer değiştirmeyen bir yapıda. Göçler süreklilik taşıyor, hem “gelen” hem de ” giden göçler” var.

Biyoarkeoloji bulguları, ırkların bir millet, bunun da bir ulus temeli olduğu görüşünü çökertiyor. Genetik araştırmalar, ırk farklılıklarının çok azını bulguluyor. Kıraç Vakfı’nın kurduğu Akdeniz Araştırmaları Merkezi’nin (Akmed) insanlığa ışık tutan biyoarkeolojik çalışmalarının kamuoyuna tanıtılmasındaki öncülüğünü kutluyorum.

GÜNÜN SÖZÜ:

Merkez Bankası’nın politik faizi sabit tutması ve BAE ile yapılan yeni swap anlaşması, TL‘nin değerinin bir süre ”oynaklık göstermeyeceği” izlenimi veriyor

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Sri Lanka dersleri 16 Mayıs 2022