Borç-gelir oranında yüzde 50 riskli bölgeyse…
2025 yılı… 2.1 trilyon lira “borç faizi” ödemişiz…
* * *
Yani:
Üretenlerden, çalışanlardan toplanan vergilerin yüzde 20’ye yakını borç faizi ödemesinde kullanmışız…
* * *
Borç–gelir oranı kaç olmalı?
Bankalarımız riskli durumu bulmak için basitçe şu hesabı yapıyor:
Borç gelir oranı yüzde 0 ile yüzde 25 arasında olan müşteriyi sağlıklı kabul ediyor;
Yüzde 25 ile yüzde 50 arasında olan müşteriyi orta sağlıklı buluyor ve planlamayı daha dikkatli yapması yönünde çalışanını uyarıyor…
Yüzde 50 ve üstünde olan müşteriyi yüksek riskli buluyor; kredisini onaylamıyor…
* * *
Borcu değil, borcun faizi yüzde 20’ye yakınsa?(!)
* * *
Yani:
Anaparasıyla/faiziyle borçları ödeyebilmemiz için:
Yatırım yapmamız, verimli olmamız, daha fazla çalışmamız ve geliri yükseltmemiz gerekiyor…
VELHASIL
Borcu düşürmek için iki yol var…
Ya geliri artıracağız, ya harcamayı kısacağız…
Geliri artırmak için ya verimli yatırımları artıracağız, ya yatırımları verimli hale getireceğiz, ya da yatırımları verimli hale getirecek, maliyetleri düşürüp yabancıyla rekabet edebilme şansını artıracak yatırımları önceliklendireceğiz…
* * *
Örneğin sanayi bölgelerini limanlara bağlayacak ve yük taşımacılığında optimal faydayı sağlayacak demiryolu yatırımları…
Hızlandırılmalı…
Acaba, 2026’da planlanan, 700 milyarı deprem bölgesine olmak üzere 1.9 trilyon liralık kamu yatırımında bu “ivedi ihtiyacımızı” karşılayacak yatırımlar alındı mı?