Borç, harç, savaş ve Pirus zaferine doğru

Eski deyişle ‘kahir ekseriyet’, yani ezici ço­ğunluk kalben ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ demeye devam etse de, dünyanın çivisi çıktı; savaş baltaları çıkarıldı. Kim derdi ki ‘iki dev­let tek millet’ sayılan Rusya ile Ukrayna bu korkunç savaşa sürüklenecek?

Ama işte ‘ha­yatta olmaz’ denilen her şeyin olduğu bir devre denk geldik. Avrupa, ‘Rusya’nın sonraki hedefi olabiliriz’ korkusuyla ABD’yi bile geride bıra­kan bir ‘militarizm’ sarmalına düştü, düşüyor.

17 yıl sonra zorunlu askerliğe dönüş

Son olarak Hırvatistan parlamentosu, “Uk­rayna’daki savaş dahil olmak üzere artan kü­resel gerginlikler ve çatışmalar karşısında ülkenin savunmasını güçlendirmek amacıy­la zorunlu askerliği yeniden yürürlüğe koy­ma kararı” aldı. Sebep Rusya’dan çok, küresel kargaşanın ucu yeniden Sırplarla krize kadar uzanır mı korkusu. Oysa 17 yıl önce zorun­lu askerlik kaldırılmış, hemen ardından NA­TO’ya girilmişti. Artık 18 yaşa iki ay askerî eğitim şart. Ama Hırvatlar tersten ‘paralı as­kerlik’ uygulayacak: Zorunlu askerlik yapan­lar aylık bin 100 euro maaş alacak!

AB’nin savunma harcaması 326 milyar euroya çıktı

İşin en hüzünlü yanı, Berlin duvarı yıkılıp SSCB yerle yeksan olduktan sonra kaynakla­rını ekonomiye, refaha harcayarak parıldayan Avrupa, şimdi devletlerin mevcut borç yük­lerini katmerleyecek ‘savaş bütçeleri’ ile bir devrin tabutunu çiviliyor. European Defence Agency (EDA) verilerine göre, AB üye devletle­rinin toplam savunma harcaması 2021’de 218 milyar euro civarındaydı, 2024’e 326 milyar euro düzeyine yükseldi. Zaten Avrupalı NATO ülkeleri, Trump’ın karşısında hazır ola geçip savunma harcamalarını yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarmayı ‘hedef olarak’ kabul etti bile.

Kanlı-kansız kardeş kavgaları

AB tam bir kakafoni orkestrası. Herkes ken­di derdinde. Bir yandan Rusya’ya ‘ağır ekono­mik yaptırımlar’ uygulanıyor, diğer yandan AB Rusya’nın geçen yıl en büyük üç ticaret or­tağından biri olmayı sürdürdü. Alman Ekono­mi Enstitüsü’nün verilerine göre, Çin ve Hin­distan’ın ardından AB geliyor. Rusya-AB tica­ret hacmi 67,5 milyar euro! Trump’ın AB’ye “Ticareti kesmezseniz benden esaslı yaptırım beklemeyin” demesi o yüzden.

Herkesin hesabı ayrı

Tam bu esnada çıkan haberlere göre, Maca­ristan Başbakanı Viktor Orban, kısa süre ön­ce seçimleri kazanan Çekya Başbakanı And­rey Babiş ve Slovakya Başbakanı Robert Fico ile birlikte -ki ikisi de Rusya’ya sıcak bakan politikacılar- ‘Ukrayna karşıtı ittifak’ kur­mayı planlıyormuş. Böyle bir ittifak AB’nin Ukrayna’ya askerî yardım finansmanını cid­di biçimde zorlaştırabilir. Kremlin haberden ziyadesiyle memnun. Putin’in sözcüsü Pes­kov, “AB ülkelerinin çoğu militarist bir histe­ri içinde” diyor.

Herkesin hesabı ayrı. Hem can, hem canan derdindeler. Özellikle Macaristan ve Slovak­ya’nın Rusya’ya yakınlığına ‘Putin hayranlığı’ demek meseleyi basite indirmek olur. İki ülke de denizi, limanı olmayan, enerjide alternatif­ler pahalı gelen ülkeler; bu yüzden Rus petrol ve gazında diretiyorlar.

Yani Avrupa’da ‘kansız kardeş kavgaları’ derinleşiyor. Olmayan paraları borç-harç si­laha, savunmaya harcayan, zaten onsuz da pa­tinaj yapan ekonomiler çamura saplanıyor. Savaş ne zaman bitecek, Tanrı bile bilmiyor olabilir; ama sonuçta en babayiğite bile Pirus zaferinden fazlası kalmayacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar