Borçla alışverişte “çek” gitti, “kart” geldi…

Çek:

En basit benzetme ile yakıtı bitmiş/bit­mek üzere olan teknedeki “kürek”…

Ekonomiyi canlandırıyordu, para arzının artmasına (para basmadan) aracılık ede­rek…

***

Yani, “çek” demek:

Yatırımcıya/üreticiye/ tüccara hatta tü­keticiye sunulan bir tür para basma yetki­siydi…

Tasarrufu/öz sermayesi eksilene verilen, “harcamaya devam et” kredisiydi…

İşini iyi yapan için “katma değeri yükseltebilme” aracısıydı…

***

Bu “dahice buluş”, son yıllarda (birçok şey gibi) amacı dışında kullanılmıştı…

Amacı doğrultusunda kullananlar büyük zararlar görürken; amacı dışında kullanan­ların yanına kar kalmıştı!

***

Ayrıca…

Düzenleme/denetleme/ yaptırım eksik­liği nedeniyle verimsizliğe, gereksiz harca­maya, israfa, ‘işini iyi yapanı batırmaya’ (vb) teşvik eden örnekleri artırmıştı…

***

Not:

Vergi kaçırma, mali yükümlülükleri ye­rine getir(e)meme ve sahteciliğin en büyük suç olduğu ABD’de dahi, çek dolandırıcılı­ğındaki artış nedeniyle, alışverişlerde çek kullanımı oranı, son 5 yılda yüzde 18’den yüzde 6’nın altına sarktı…

Çek hizmetinin, tasarruf dışı harcama­yı ve dolayısıyla borçlanmayı artırması ise Federal Reserve’nin gündemine 2026 yılı sonundan itibaren bu hizmetlerin tasfiye edilmesini dahi aldırdı.

VELHASIL

Finansmana erişimde yaşanan sıkıntı­lar:

80’li yıllardan itibaren, çek kullanımı­nı artırmıştı...

Ancak:

Çek dolandırıcılığının artması, üstüne, konkordato gibi ihtimallerin eklenmesi, finansmana erişim sıkıntısındaki ciddi artı­şa rağmen, çek kullanımını azalttı…

***

Açıkçası…

Çek, taksitli kredi kartı gibi aracıların:

Vatandaşın gelirinden fazla harcaması­na, ‘ekonomimiz canlı’ illüzyonuna, atıl yatı­rımların artmasına ve sonuçta israfa/tasar­rufsuzluğa/verimsizliğe vesile olması ne­deniyle, bizim gibi ülkeler için, ekonominin temellerini zedeleyen zararları da vardı…

***

Çekin yerini, bugün, taksitli kredi kartı aldı…

Kart kullanımı, yani borçlanma, 2025’te, 2024 yılına göre yüzde 50’nin üzerinde arttı…

Sadece bireysel kredi kartı borçları 2.7 trilyon liraya ulaştı…

Taksitli borçların hacmindeki artış oranı ise (1.1 trilyon lira) yüzde 60’a yaklaştı…

Kurumsal kredi kartı harcaması ise yüzde 42 arttı, 830 milyar lirayı aştı…

Tedirgin eden bu yapıdan kurtulmak için mi?:

Üreterek “tasarruf” edebilmenin yollarını, borçlanarak “tüketebilmenin” yollarından daha kısa/kolaycı kılacak adımlar atmalı…

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.180,69 0,00 %
Dolar 43,7392 0,22 %
Euro 51,8595 -0,15 %
Euro/Dolar 1,1857 -0,11 %
Altın (GR) 7.006,75 1,56 %
Altın (ONS) 4.990,33 1,50 %
Brent 67,2200 -0,09 %