Borçların yeniden yapılandırılması tamam, peki şimdi ne olacak?

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Serkan KUMDAKÇI-Türkiye Sanayici ve İş Adamları Vakfı Vergi Platformu Başkanı

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren borç yapılandırması ile ilgili kanun dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Yapılandırmadan faydalanmak isteyen mükellefler şimdi ne yapmalı?

Uzun zamandır kamuoyu tarafından beklenen bir yasaydı. 2020 yılında 7256 sayılı Borç yapılandırma Kanunu henüz yayımlanmışken, 2021 yılına gelmemiz ile pandeminin olumsuz etkilerinin artması, reel ekonomide ödeme güçlüklerinin piyasaya yansıması, yapılan yapılandırma kanun taksitlerinin bile zamanında ödenmeyerek mükelleflerin yapılandırmalarının bozulması, yeni bir borç yapılandırması vergi affı ya da vergi ile ilgili yeni bir düzenleme ihtiyacını piyasada hissettirdi.

Cumhuriyet tarihinin 38. vergi affı ya da vergi yapılandırması kanunu. Buna benzer vergi düzenlemesi kanunlarına baktığımızda, ekonomik koşullar ve pandemi dolayısı ile bir vergi yapılandırmasına en çok ihtiyacın hasıl olduğu bir dönem olduğu söylenebilir.

Daha önceki yapılandırma kanunlarda olan ilk 2 taksitin süresinde ödenme şartı 7326 sayılı Kanun’da da mevcut. Kanunla ilgili eleştirilebilecek noktalardan bir tanesinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü pandeminin etkilerinin ne kadar süreceği, yılsonunda artacağı mı, azalacağı mı ya da genel piyasadaki etkilerinin nasıl olacağı belirsizlik gösteriyor. Kanun görüşmeleri devam ederken İlk iki taksitinin süresinde ödenmemesi durumunda yapılandırmanın bozulması şartının düzeltilmesi bekleniyordu ancak bu karşılanmadı, bu durumda pandeminin etkilerinin arttığı bir dönem yaşanırsa, yine bozulan yapılandırmalar ile karşılaşabiliriz.

Diğer taraftan baktığımızda 7256 sayılı Kanun’da verilen kat sayıların arttırıldığını görüyoruz. Örneğin önceki kanunda 6 eşit taksit için 1.045 olarak belirlenen yapılandırma katsayısı, bu kanunda 1.09 olarak belirlenmiş, yani yeni yasa da yüzde 4’lük bir artış mevcut.

Mükellefler açısından 7256 sayılı Kanun ile bozulan yapılandırmaların bu kanun kapsamında yeniden yapılandırılarak vadelendirilmesi imkânı var. Ya da bozulmasa dahi o kanun kapsamında ödenen tutarların bu kanun kapsamında yeniden uzun vadeye yayılması şansı var. Ancak baktığımızda kat sayıların artmış olması bir avantaj değil dezavantaj olarak karışımıza çıkıyor. Çünkü şartlar biraz kat sayılar bakımından ağırlaştı. Ancak yine de Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na, Sosyal Güvenlik Kurumları’na, il özel idarelere, belediyelere, su ve kanalizasyon idarelerine gibi birçok kuruluşa borcu olan mükelleflerin bu kanun kapsamında borçlarını 18 taksitle 36 ay süre içerisinde ödeyebilmeleri imkânı tanıyan bir kanun ile karşılaştık. Bu piyasaya bir nebzede iyi gelecektir. Bir sübvansiyon sağlayacak ve reel ekonomide bir rahatlama sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Kanunda kesinleşmiş alacakların yapılandırılması kesinleşmemiş alacakların düzenlenmesi ile işletmeye kayıtların düzeltilmesi, şirketlere ve şahıslara matrah artırımı konularında birçok düzenleme sağlaması gibi bir çok düzenleme var.

Ayrıca matrah artırımı yapılan mükelleflerin vergi incelemesi ve ilave tarhiyatlara muhatap olmamalarını sağlaması ve ayrıca yasada yer alan işletme bilançolarında yer alan gayrimenkul ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerinin yeniden artırılması gibi düzenlemelerde mükelleflerin lehine olan birçok uygulamadan bir kaçı olarak sıralanabilir.

Ancak matrah artırımına baktığımızda daha önceki kanunlardaki asgari matrahlar ile bu asgari matrahlar arasında ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. Yüzde 103 ile yüzde 117 arasında asgari matrahlarda bir artış var. Enflasyon oranındaki artışın üzerinde bir asgari matrah oranı belirlenmiş. Bu mükellefler için yorucu bir oran olarak söylenebilir.

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlerinin yükseltilmesi ile ilgili vergi oranı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yüzde 5’ten yüzde 2’ye düşürüldü. Bu bizim için olumlu bir yansıma olarak görülebilir.

Devam edilen vergi incelemeleriyle ilgili süre kanunda 2 Ağustos olarak belirlenmiş. Bunun ile ilgili net bir ifade belirlenip devam eden vergi incelemelerinin matrah artırımı yapan mükelleflerin lehine olacak şekilde kapatılacağı ifadesinin yer almasının vergi adaleti açısından çok daha etkili olacağını düşünüyorum.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Rusya kararı ve gerçekler 21 Haziran 2021
Pareto ile zaman yönetimi 19 Haziran 2021
Faizler düşer mi? 19 Haziran 2021
Odaklanabilmenin gücü 19 Haziran 2021