21 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Borcuna böylesine sadık müşteriyi kim kaybetmek ister

Ekonomide ne zaman çalkantılı bir dönem yaşasak suçluyu hemen yurtdışında arar ve bu durumun Türkiye ekonomisinin güçlenmesinden, ileri gitmesinden endişe edenlerin oyunu olduğunu ileri süreriz. Oysa güçlü bir ekonomi, zengin bir ekonomi diğer ülkeler için iyi bir alıcıdır, müşteridir. Hem mal alır, hem de borçluysa borcunu aksatmadan tıkır tıkır öder.

Bize bütün bunları düşündürten son yirmi yıldaki dış borç ödeme performansımız oldu.

2000 yılından bu yılın eylül ayı sonuna kadar geçen süreye ilişkin verilere baktık da neredeyse bir trilyon dolar, yanlışlık yok, evet yirmi yılda yaklaşık bir trilyon dolar tutarında dış borç anapara ve faizi ödemişiz.

2000 yılından bu yılın eylül ayı sonuna kadar olan dönemdeki anapara ödememiz 800.6 milyar dolar. Bu dönemdeki faiz ödememiz de 186.5 milyar dolar olmuş.

Toplam ödeme 987.1 milyar dolara ulaşmış durumda. Yılın son çeyreğindeki tutarla birlikte yirmi yılın toplam ödemesi bir trilyon doları aşacak.

Ödediğimiz anapara zaten bizim paramız değil, borç. Alıp iade edeceğimiz ve ettiğimiz tutar bu. Ama bu anapara için ödediğimiz faiz, işte o çok yüksek.

Yirmi yıl toplamında anaparanın yüzde 23’ü kadar faiz ödemiş durumdayız.

Elbette faizle anaparayı aynı takvim yılları için karşılaştırmak bire bir doğru değil ama yirmi yıl toplamında ortaya çıkan yüzde 23’lük oran bir anlam ifade eder.

Bu yirmi yılda 100 dolar anapara öderken bu anapara için 23 dolar da faiz ödemiş durumdayız.

Yüzde 23, borcun faizi anlamına gelmez, öyle anlaşılmamalı. Yani bu değerlerden Türkiye’nin dolar bazında yüzde 23 faizle borçlandığı anlamı çıkmaz.

Ne var ki kimi dönem çok kısa vadeli borçlanmalar yüzünden faiz ödemesinin anapara ödemesine oranı bu düzeye çıkmış.

Bir yıllık ihracat faize gitti

Bu yılki gerçekleşmeyle birlikte Türkiye’nin son yirmi yıldaki toplam ihracatı 2.2 trilyon dolar olacak. Bu yılın ihracatı 170175 milyar dolar arasında bekleniyor.

Yani biz son yirmi yılda bu yılki ihracattan daha fazla bir tutarı dış borç faizine ödemiş durumdayız.

Yirmi yıldaki 2.2 trilyonluk ihracatı dikkate alırsak yıllık ihracatımız ortalama 110 milyar dolar. Bu yirmi yıllık dönemde her yıl için ödediğimiz dış borç faizi de 9.3 milyar dolar.

Yirmi yılda 2019 ihracatının tümünden fazla faiz ödediğimizi belirttik. Ay bazında söylersek, bu yirmi yılda her yıl bir aylık ihracatımızı dış borç faizine ayırmak durumunda kalmışız.

186 milyarla neler yapılmazdı ki...

İlk iki köprüye göre çok pahalıya çıktığı bilinen Yavuz Sultan Selim köprüsü 3 milyar dolara mal oldu.

Düşünelim, 186 milyar dolarla pahalı sayılan bu köprüden bile kaç tane yapabilirdik...

Bu benzetmeden kimse İstanbul boğazını köprüyle kapatmak anlamını herhalde çıkarmayacaktır. Bir örnek yalnızca.

Bu kadar parayı tasarruf edebilsek kaç kilometre karayolu ve demiryolu, kaç hastane, kaç okul yapardık, bir düşünün...

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap