Borsa İstanbul şekerleniyor

Sami ALTINKAYA
Sami ALTINKAYA GEZDİM, GÖRDÜM, YAZDIM

Pancar şekeri tüketiminde dünyanın beşinci ülkesiyiz. Piyasaların halka arzlarla hareketlendiği bugünlerde Kütahya Şeker de halka açılmaya hazırlanıyor. 1954 yılında Adnan Menderes tarafından açılan fabrika, 2004’te özelleştirilerek Kiler ve Torunlar şirketleri tarafından satın alındı.
Kütahya Şeker Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ümit Kiler ile halka açılmayı konuştuk.
Halka arzdan gelecek olan gelirle önümüzdeki dönemde Kütahya Şeker’in büyümesini, faaliyet alanlarını genişletmesini ve daha sonrasında da temettü vermeyi vaat ediyor musunuz?
Ümit Kiler: Satın aldıktan sonra 30-35 milyon Euro sadece teknolojiye ve ekipmana yatırım yaptık. Bu yatırımla beraber Türkiye’nin en teknolojik fabrikalarından biri haline geldik. Kütahya Şeker’in büyüme ve yatırım imkânına baktığımız zaman; biz her sene yatırım yapıyor ve ekipmanlarımızı yeniliyoruz. İnşallah gelecek sene fabrikamızda bir tesis kurarak kotamızı da aşmayarak ham şeker üretim tarafına da geçeceğiz. Şeker fabrikaları yılın belli dönemlerinde faaliyet gösterir. Biz diğer zamanlarda da yeni yatırımlarla büyüyeceğiz.
Borsada insanlar yatırım yaparken büyüme modellerine bakıyor. Şirket son 3 yılı yüzde 32 civarında büyümeyle geçiriyor. Bu Kütahya Şeker’i nereye taşıyor?
Ümit Kiler: 2004 yılında fabrikayı aldığımızda zarar yapan bir fabrikaydı. Biz de kesintisiz 5 yıl boyunca yurtdışından makinalar getirerek fabrikamızın teknolojisini yeniledik. Böylece fabrikanın verimliliğini üst noktalara taşıdık. İkinci olarak Kütahya bölgesi Türkiye’de şeker üretiminde ve pancar ekiminde en avantajlı bölgelerden biridir. Biliyorsunuz ki pancar karasal iklimde hayat buluyor. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı ne kadar yüksek olursa şekerin kalitesi de o kadar yüksek oluyor. Bizde 6 kilo pancardan 1 kilo şeker üretiliyorsa Adapazarı bölgesinde 10-11 kilo pancardan 1 kilo şeker elde ediliyor. Siz başka bölgeden üretilen 2 küp şekeri çayınıza attığınızda bizim 1 küp şekerimiz kadar tat alıyorsunuz. Kütahya Şeker Fabrikası geçmişten beri Türkiye’de o yıl ürettiği stoğu en iyi satan fabrikadır. Biz günlük şeker ürettikçe o gün şekerimizi satarız. Aralık sonu ocak başına geldiğimizde bizim elimizde ürettiğimiz şekerin belki yüzde 10-15’i kalır. Diğer şeker fabrikalarında da yüzde 80- 85’i kalır. Bunun nedeni özellikle üretim yapan, şekerin kilogram avantajını ürünlerine yansıtmak isteyen fabrikalar şekerlerini bizden alırlar. Normalde 10 ton şeker katacağı bir iş için bizden 5-6 ton alır. Aynı şeker oranını elde ederler. Dolasıyla Kütahya Şeker’in şekeri çok kıymetlidir. Tabii kârlılığa baktığımızda yaklaşık son 13-14 yıldır, 2008 yılından beri kesintisiz olarak her yıl kârını ortaklarına dağıtmış bir şeker fabrikasıdır. Hem kârlılığı iyi hem de yönetim ve ilkesel olarak biz kârımızı paylaşmayı ilke edindik. Her yıl düzenli olarak temettü dağıtırız. Halka arz öncesi de bunu zaten yapıyoruz. En azından bunu bildirelim de yatırımcılar da bunu bilsinler diye bunun garantisini de verdik. Kütahya Şeker zaten temettüsünü dağıtıyor, bundan sonra da dağıtmaya devam edecek.
Pancar üreticileriyle de beraber çalıştığınız için bunun verimdeki pozitif etkilerini alıyorsunuz. Buradaki bütün paydaş ve yatırımcılar beraber çalışıyor, kâr ediyor ve bunu da paylaşıyor. Bunu böyle diyebilir miyiz?
Ümit Kiler: Kesinlikle diyebiliriz. Biz Kütahya Şeker Fabrikası’nı Torunlar ve Kiler Grubu olarak satın aldıktan sonra bir karar aldık. Biz aldığımız zaman Kütahya Pancar Kooperatifi fabrikanın ortakları arasındaydı, biz o ortak yapısını satın aldık. Yani yüzde 85’ini satın aldık. Yüzde 15’i de Kütahya Pancar Kooperatifi’ne aitti. Fabrikanın ortağı olan Pancar Kooperatifi’nin de 12 bin çiftçisi mevcut. Bu çiftçiler de pancar üretiyorlar. Biz dedik ki önümüzdeki yıl Türkiye’de ve dünyada tarım nereye evrilir bilemeyiz. Gün gelir ayçiçeği çok verimli olur gün gelir arpa buğday verimliliği olur vs. Bizim çiftçilerimin toprağına başka şeyler ekmesini engellemek için çiftçilerimizin fabrikaya ortak olarak tutmaya devam edeceğiz. Hisselerine göz dikmeyeceğiz. Kârlarına göz dikmeyeceğiz. Biz bu şirkette çiftçilerimizi sürekli yanımızda tutacağız, 10, 20, 30 sene sonra Türkiye’de şeker pancarı ekmek fiyat olarak kârlı olmasa bile, bu çiftçilerimiz fabrikanın ortağı oldukları için pancar ekmeye devam etsinler diye biz pancar ekicilerini fabrikanın ortağı olarak tuttuk. Onlar da bizler de çok memnunuz ve mutluyuz. 12 bin kişilik bir aileyiz. Biz onları kendi ailemizin fertleri olarak görüyoruz. 15 gün önce yaklaşık 40 milyon TL temettü dağıttık. Geçtiğimiz yıl 34 -35 milyon TL temettü dağıttık. Yani her yıl böyle temettü dağıtan ve bunu da alışkanlık haline getirmiş, sürekliliği olan bir şirketiz.
Şirketin neredeyse pek çok şeyi öz varlığı ile halletmesi güzel. Peki, bankalara ya da finansal sektöre borcunuz ne durumda?
Ümit Kiler: Hiç yok. Bizim nakit ihtiyacımız olmaz. Nakit çalışırız ve şekeri de peşin satarız. Şekeri satmadan önce de teminat alırız. Hiçbir kuruş riske girmeyiz. Şeker sektörü zaten böyledir. Bir fabrika gelir bir bağlantı yapar, “1 ay içinde 10 bin ton sizden şeker alacağım” der, parasını bize peşin gönderir, biz de ilk kamyonu gönderirsiniz. Bağlantının parasının tamamı gelmeden fabrikamızdan bir kamyon şeker çıkmaz. Nakit çalışırız. Kasamızda sürekli nakit vardır. Kredi hiç kullanmadık, kullanmıyoruz, kullanmayız. Faiz ödemeyiz. Bugünler itibarıyla yaklaşık 130 – 140 milyon TL fabrikanın kendi kasasında nakit olarak vardır. Bu her zaman böyle olur. Belki sadece 3-5 milyon TL kredi borcu varsa da tarımsal desteklemeden dolayı Ziraat Bankası’nın çiftçilerimize açmış olduğu tarımsal kredinin bir kredisi vardır. Bunun dışında herhangi bir kredi kullanmayız.
Borsada hisselerinizi satın alacak olan yatırımcılara ne söylersiniz?
Ümit Kiler: Borsada bizim hisse senedimizi alacak olan yatırımcımızı bizim şu anda yatırımcımız olan çiftçimiz gibi görüyoruz. Biz nasıl burada 2004 yılında satın alarak bir yatırımcı olduysak. Bizim “burada uzun yıllar boyunca, bu kadar geliri olan bir fabrikamız olsun, uzun yıllar boyunca ekmeğini yeriz” niyetiyle satın aldığımız fabrikamızın yüzde 25’ine küçük yatırımcımızı ortak etmek istiyoruz.

KÜTAHYA ŞEKER’İN ÖNE ÇIKAN AVANTAJLARI

Türkiye’de pancar şekerinin %80’i endüstriyel, %20’si ise bireysel olarak tüketilmekte.
Türkiye’de kişi başı yıllık ortalama şeker tüketimi 30 kg civarında.
Gıda sektörü için %80’lik payı işleyen endüstriyel üretim tesislerinin Kütahya Şeker’e yakınlığı firmaya navlun noktasında önemli bir maliyet avantajı sağlamakta, bu durum da şirketin kar marjına yansımakta.
Kütahya Şeker’in, sahip olduğu verimlilik odaklı üretim teknolojiler nedeniyle, rakiplerine göre daha düşük fire ve atık oranlarına sahip olması firmanın karlılığına önemli bir katkı sağlamaktadır.
Kütahya Şeker, pancar hasadının olmadığı 7 aylık dönemde ham şekeri işleyerek ortaya çıkartacağı yarı mamul ürünlerle karlılığını artırmayı planlamakta.
Kütahya Şeker, çiftçinin eğitim ve Ar-Ge çalışmalarına destek vererek hem üretim verimliliğini, hem de ürettiği şekerin kalitesini yükseltmekte.

BÜYÜK ŞEKER TÜKETİCİSİ OLAN PAZARLARA YAKIN

Türkiye’de pancardan üretilen şekerin %80’i endüstriyel, %20’si ise bireysel olarak tüketilmekte olup yine Türkiye’de kişi başı yıllık ortalama şeker tüketimi 30 kg civarındadır. Gıda sektörü için bu %80’lik payı işleyen endüstriyel üretim tesislerinin çoğunun Marmara ve Ege bölgesinde bulunuyor olması Kütahya Şeker’e hem navlun noktasında önemli bir maliyet avantajı sağlamakta hem de endüstriyel üreticilere satılabilecek A ve C şekeri için Pazar konusunda sıkıntı yaşamamaktadır. Bulunduğu bölge itibari ile elde edilen bu navlun avantajı şirketin kâr marjına da yansımaktadır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar