Borsada en yüksek getiri ‘düşük enflasyonla’ geldi

Piyasalar açısından 2025 yılı siyasi gelişmelerin öne çıktığı bir yıl oldu. Mart ayı ortasına kadar iyi bir performans gösteren Borsa İs­tanbul, 19 Mart’ta İstanbul Bü­yükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyon sonrasında yönünü aşağıya çevirdi. Bir ta­raftan aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bu­lunduğu çok sayıda kişinin gö­zaltına alınıp tutuklanmasına yönelik yargı süreci diğer ta­raftan CHP Kurultayı’nın ip­taline ilişkin dava piyasalarda uzun süren bir patinaj döne­mine neden oldu.

Haziran ayı sonunda CHP Kurultay dava­sının 15 Eylül’e ertelendiği ha­beri, Borsa İstanbul’da yüzde 30’a yakın bir yükselişin önü­nü açarken eylül ayıyla birlik­te yine CHP Kurultay davasına yönelik beklentiler satışlara neden oldu. Geldiğimiz nokta itibarıyla CHP Kurultay dava­sı geride kaldı. Piyasalar genel anlamda ekonomik verilere odaklanmış durum­da. Bu verilerin başın­da da enflasyon verisi geliyor.

2026’ya faiz kararları damga vuracak

Türkiye İstatis­tik Kurumu (TÜİK) dün kasım ayı enflas­yon rakamlarını açık­ladı. Kasım ayında tüketici fi­yatları bir önceki aya göre yüz­de 0.87 artış gösterdi. Yıllık tüketici enflasyonu ise yüzde 31.07 oldu.

Piyasa uzmanları­nın beklentileri enflasyonun yüzde 1.30 civarında geleceği yönündeydi. Beklentilerin ol­dukça altında gelen kasım ayı enflasyon verisinin ardından gözler Merkez Bankası’nın 11 Aralık’ta yapacağı Para Politi­kası Kurulu (PPK) toplantısı­na çevrildi. Yılın son PPK top­lantısında Merkez Bankası’nın yüzde 39.50 seviyesinde bulu­nan politika faizini (1 haftalık repo) 100-150 baz puan indi­rim yapacağına yönelik bek­lentiler ağırlıktaydı.

Ancak dün açıklanan kasım ayı enf­lasyon rakamlarının ardından bu beklentilerin 200 baz puana doğru yoğunlaşabileceği söy­leniyor. Enflasyonun 2026 yı­lındaki seyri yine piyasalar­da yönü belirleyecek en kritik ekonomik veri olmaya devam edecek. Küresel piyasalar açı­sından ise ABD Merkez Banka­sı’nın (Fed) faiz indirim karar­ları önemli. Dolayısıyla gelecek yıla merkez bankaların faiz ka­rarları damga vuracak gibi.

10 yılda 3 indirim 3 artırım

Peki borsa açısından faiz in­dirimleri mi önemli yoksa enf­lasyonun seyri mi? Aslında her ikisi de önemli. Son uygu­lanan ekonomi politikaların­da faiz indirimleri enflasyo­nun seyrine göre belirleniyor. Son 10 yılda Merkez Bankası 3 kez faiz artırım 3 kez de in­dirim dönemine imza attı. Bu süreçlere bakıldığında her iki süreç için öne çıkan bir fark­lılık yok. Yani 2022 yılından önceki indirim ve artırım dö­nemlerinde borsa benzer per­formans gösterdi.

24 Eylül 2021-23 Haziran 2023 tarih­leri arasında yüksek enflasyon ortamında düşük faiz politika­sı uygulanması alternatifsiz kalan borsaya talebi artırmış ve endeks bu tarihler arasın­da yüzde 303 yükselmişti. Fa­iz artırım ve indirim süreçleri içerisinde dönemin koşulları ve geleceğe yönelik beklentile­rin satın alınıyor olması fiyat­lamalarda farklılıklara neden olabiliyor.

Faiz artırımlarının olduğu dönemlerde ekonomik aktivitenin yavaşlaması ve şir­ket karlarının düşmesi bir dö­nem fiyatlamalar üzerinde et­kili olurken faiz indirimlerinin başlayacağına yönelik beklen­tilerin önceden satın alınma­sı ‘yüksek faiz’ döneminde fi­yatlamalara yansıyabiliyor. BIST-100 Endeksi ile enflas­yon arasındaki son 20 yıllık korelasyona bakıldığında, en­deksin düşük enflasyon orta­mında daha iyi performans gösterdiği görülüyor.

 Borsada en yüksek getiri ‘düşük enflasyonla’ geldi - Resim : 1Borsada en yüksek getiri ‘düşük enflasyonla’ geldi - Resim : 2

Yazara Ait Diğer Yazılar