BOTAŞ'ın gaz yardımının hatırlattığı…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

BOTAŞ’ın dar gelirliler için doğalgaz ödemelerinde özel uygulama yapma kararı her alana genişletilmeli, zira döviz artışıyla ortada ciddi bir yangın tehlikesi var.

BOTAŞ’ın dar gelirli vatandaşlara, doğalgaz ödemesinde yardım konusunda yaptıkları çalışmaların son aşamaya geldiği bilgisini alınca, “Niye başka alanlarda benzer uygulamalarla dar gelirlilere destek verilmesin?’’ diye düşündüm.            

Merkezi yönetimin özellikle gıda ürünleri zincirinde KDV oranını sıfırlayarak, dar gelirlilere destek olmanın yanı sıra asgari ücrette vergiyi de sıfırlama yapma olanağı var. Et ve Süt Kurumu (ESK) küçük çocuklu ailelere et/süt yardımı sağlayarak, yetişme çağındaki çocukların protein gereksiniminin belli bir bölümünü karşılayabilir.          

Kamu kuruluşları dar gelirliler için çok farklı alanlarda çok farklı destekler sağlayabilirler. Bu konunun ‘’bütçe yokluğu‘’ türünden bir gerekçesi kabul edilemez. Zira döviz artışıyla başlayan zamlar, nüfusun neredeyse yarısını yoksulluk çizgisinin altında yaşadığı bir konuma doğru sürüklüyor.               

Gıdadan başlayarak, enerji, ulaşım alanlarında dar gelirlilerin yaşamlarında nefes alabileceği bir ortamın yaratılmasının mümkün olduğuna inanıyorum. Bir örnek vereyim: BM-UNHCR Türkiye’de 3.6 milyonu Suriyeli, 330 bini Afgan, İran, Iraklı, Somalili olmak üzere ülkemizde 4 milyon mülteci ve sığınmacı bulunduğunu bildiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye’ye gelen sadece sığınmacı Suriyelilere 8 yılda 37 milyar dolar harcama yapıldığını açıklıyor. Bir TV programında bugüne dek Suriyelilere yapılan harcamanın 52 milyar dolar olduğu söylenebiliyor. Kısacası ‘’ensar’’ olarak Türkiye sadece Suriyeli sığınmacılara yılda 3.8-5.2 milyar dolar harcamış. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi için günde 10 milyon TL harcandığı bir ortamda, bazı kurum bütçelerinin daraltılarak dar gelirlilere dönük olarak hayata geçirilmesi uygulanmayı bekliyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti’nin kış öncesinde dar gelirliler açısından yaratılabilecek olanakları belirlemesi yaşamsal olacak. Sadece verdiğim 2 örnek ışığında, Türkiye’nin yaşanan bu zor dönemde kendi halkının dar gelirlisi için benzer uygulamaları ortaya koyması gerekmez mi? Ortada bir yangın var... İtfaiyenin gelmeyeceği kesin, ama 1-2 kova su dökülmezse, yangının büyüyüp başka yerlere de sıçrayacağını siyaseti yöneten erk unutmamalıdır...

GÜNÜN NOTU:

Almanya’da kurulan yeni merkez–sol koalisyonu, siyasetin her koşulda çözüm üretmesinin mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar