Bozulan tedarik zinciri

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Tedarik zincirinin ne olduğuna ve neden bozulduğuna değinmeden önce, konunun baş aktörlerinden lojistikten söz etmek isterim evvela. Bozulan tedarik zincirinde lojistiğin payı hayli büyük. Bunu sakın ola lojistik firmaları kendi üzerlerine alarak olumsuz bir durumdan söz ettiğimi düşünmesinler, zira ana konu pandemi ile meydana gelen yüksek maliyetler. Ancak yeri gelmişken, lojistiğin önemine de bir parça değinelim. Sonrasında diğer baş aktör olan hammadde sıkıntısının dünyanın tedarik zincirine verdiği zarara değineceğim.

Lojistik çok fonksiyonlu bir kavram ve dünyadaki tedarik zincirinin işlemesinde büyük bir paya sahip. Başta taşımacılık olmak üzere, depolama, dağıtım, uluslararası işleyişte gümrükleme, antrepo hizmetleri, envanter yönetimi, stok yönetimi, risk yönetimi gibi bir çok kavramı içinde barındırıyor. Satınalınması gereken hammadde, aramamül yahut mamulün uygun koşul, maliyet ve olması gereken zamanda tesliminin sağlanabillmesi, depolarda, modern bir anlayışla depolanabilmesi, ithal edilecek ürünlerin ülke mevzuatlarına uygun şekilde gümrüklenebilmesi, gerektiğinde bazı elleçleme ve katma değerli işlemlere tabi tutulabilmesi, fabrikalara veya satışa hazır ürünler ise son noktaya kadar modern araçlarla dağıtım ve teslimatının sağlanması, ihraç konusu ürünlerin dünyanın dört bir köşesine uygun koşul, maliyet ve yine doğru zamanlarda tesliminin sağlanabilmesi, tüm bu işlemler esnasında risklerin doğru bir şekilde yönetilerek ürünlerin sigortalanması gibi pek çok fonksiyon lojistik hizmetlerinin altında yer almakta.

Buraya kadar lojistiğin önemine ve tedarik zinciri içerisindeki yerine değinmeye çalıştım. Tedarik zincirinden tam kastımızın ne olduğuna da kısaca değinmek gerekirse, ürün ya da hizmetlerin tedarikçiden müşteriye doğru hareketlerini kapsayan ve bu süreç içerisindeki örgütler, insanlar, teknoloji, faaliyetler ve kaynaklar sistemlerinin bütününe verilen isim olarak bahsetmek mümkün. Tedarik zinciri faaliyetleri sürecinde, doğal kaynaklar, hammaddeler ve bileşenler, nihai ürün haline getirilir ve son müşteriye teslim edilir. Diğer bir deyişle müşteriye, doğru ürünün, doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyata tüm tedarik zinciri için mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve para akışının entegre yönetimidir.

Tedarik zinciri görüldüğü gibi yalnızca lojistiğin başarısı ile ölçümlenebilen bir kavram değildir. Pek çok bileşen vardır, hammaddelerin sürdürülebilir şekilde temin edilebilmesi de burada kritik bir faktördür.

2020’nin hemen başlarında Çin’in paniklemesi ile pek çok sektörün hammaddesi niteliğinde olan çelik başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, yüksek fiyatlara rağmen temin ve tedarik sıkıntısı, ardından da denizyolu taşımalarında meydana gelen misli misli yükseliş ve bunun da halen sürmesi tedarik akışını büyük ölçüde sekteye uğrattı. Pek çok sektör eski sistemini yakalayamazken, büyük üreticilerin veya ithalatçıların uzun dönemli kontratlarının altında özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar ezildiler. Onların kendilerine bir koruyucu şemsiye açmaları da ne yazık ki mümkün olamadı ve maksimum seviyedeki maliyetlere rağmen halen rekabet etme gayretlerini sürdürüyorlar. Bozulan tedarik zincirinin enflasyon üzerinde yarattığı etkiyi bütün dünyada hissetmek bir yanda dursun, bu durum gelir dağılımını da büyük ölçüde hasara uğratmış oldu.

Hepimizin merak ettiği soru, bozulan tedarik zincirinin ne zaman yeniden sağlıklı hale geleceği ve stabil olabileceği. Bu sorunun cevabını vermek hayli zor. Evvela pandemi ile mücadelede çok daha fazla yol alınması ve gündemden çok büyük ölçüde çıkması şart. Üstelik tüm dünya için. Bilhassa gıda sektöründeki akışın yeniden düzene girmesinin hepsinden daha uzun süreceğini düşünmekle birlikte, eninde sonunda yeniden eski günlere dönülebileceğini düşünenlerdenim. Ancak taşıma fiyatları eski düzeyine inecek gibi durmuyor, bunu da sık sık dile getiriyorum.

Tüm firmalara eski günlerin gelmesini beklemek yerine, yeni kabuller ile yeni bir düzen kurmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Kendilerine yeni tedarikçiler bulabilir, mevcut maliyetlerinde iyileştirmelere gitmek için çabalayabilirler. Yeni düzene göre yeni tedarik zincirini tesis etmelerini şiddetle öneriyorum. Başka çare ne yazık ki yok. En azından bir süre daha. Devletimiz ve bakanlıklarımız bu esnada firmalarımıza daha fazla destek sağlar ve yanında olur mu veya olmalı mı; hiç şüphesiz. Bu eşiği atlatmada belki de en önemli unsurlardan bir tanesi bu. Duyanlar, duymayanlara söylesin.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bir iki üç çip 08 Ekim 2021
Ortaya karışık program 10 Eylül 2021
Haydi büyüyelim 03 Eylül 2021
Dönelim ekonomiye 06 Ağustos 2021