Bravo Merkez Bankası bravo!

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Faiz indiriminin yeri yapılmıştı, dün de gereği yapıldı!

✔ Enflasyon yükselirken, "Ben o orana göre oynamıyorum" diyen Merkez Bankası faizi bir puan aşağı çekti.

✔ Faizi indirirken sırtımızı da gelişmiş ülkelerin varlık alımına bağlamış görünüyoruz. Ya varlık alımı tersine dönerse ne olacak?

✔ Ve bir hatırlatma; PPK toplantı açıklamalarını yazarken OVP'de yer alan tahmin ve hedeflere bakmakta yarar var.

Birileri Merkez Bankası’na, adının önündeki TC’nin “Türkiye Cumhuriyet” kelimelerinin kısaltması olduğunu, yani bu kuruluşun temelde “Türkiye’ye hizmet etme" sorumluluğu taşıdığını hatırlatmalı. Hatırlatmalı ki, ülke ekonomisine böylesine zarar verecek, gerçeklerden kopuk kararlar alınması önlenebilsin.

Ama artık 23 Eylül geride kaldı ve olan oldu!

Türkiye faiz saplantısı uğruna olmadık zamanlarda olmadık adımlar atmaktan bir türlü kurtulamıyor. Daha doğrusu siyasiler istiyor, bu adımları da Merkez Bankası atıyor.

Ve Merkez Bankası adeta uzayda yaşıyor. Hükümetin yayımladığı orta vadeli programdan bile haberi yokmuş gibi tuhaf tuhaf yaklaşımlar sergilemeye devam ediyor.

Faiz aşağı, kur yukarı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu dünkü toplantısında politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e çekti. “Politika faizi enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir” sözü de unutuldu. Gerçi haklarını yemeyelim; bunu bir anda yapmadılar, zaten “manşet değil çekirdek” diyerek bunun işaretini vermişlerdi.

Faiz niye indirilmiş, gerekçe neymiş, merak ediyorsunuzdur tabii ki... Koskoca Merkez Bankası, bir bildiği vardır! Bu konuda önce bir girizgah yapıyor Merkez Bankası:

“Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/ yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.”

İthalat fiyatlarındaki artışlar... Yani kura bağlı fiyat artışları... Bu önemliyse dün aldığınız karardan sonra dövizin yüzde 1.5 dolayında artması akıllara ne getirmeli? İthalat fiyatlarındaki artışlar tersine mi dönecek yani?

Bunlar olmuş ama faiz indirmek için yeter gerekçe de var:

“Diğer taraftan, güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için makroihtiyati politika çerçevesi güçlendirilmiştir. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir. Bu çerçevede para politikası duruşunda güncellemeye ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi yapılmış ve politika faizinde indirim yapılmasına karar verilmiştir.”

Bu kadar detaya, laf kalabalığına gerek var mıydı? “Faizi indirmemiz istendi, biz de indirdik” denmesi yeterdi!

Artık Fed’e bakarak mı karar alınacak?

Bir faiz kararı öyle kolay alınmıyor, tüm dünyada olup biten izleniyor! Dolayısıyla Merkez Bankası’nı dünyadan habersiz sanıp hakkını yemeyelim! Bakın Merkez Bankası üretici ve tüketici fiyatlarının uluslararası ölçekte yükseldiğinin farkında. “Buna rağmen niye faiz indiriyor” diye düşüneceklere peşinen bir yanıt vermiş Merkez Bankası:

“Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları (FED diye okuyabiliriz) enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafifl emesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.”

Gördünüz mü; Merkez Bankası gelişmiş ülke merkez bankalarını yakından izliyor ve onların varlık alımını sürdürerek piyasaya para vereceklerini biliyor. Yani onlar piyasaya döviz verecek, böylece kurlar çok artmayacak, sonuçta bizim faiz indirimimizden dolayı TL fazla değer yitirmeyecek.

Sizin de aklınıza Nasrettin Hoca’nın çalı hikayesi geldi mi? Bu arada peki gelişmiş ülke merkez bankaları varlık alımına son verdiklerinde ne olacak, o zaman da faiz artırmak mı gerekecek?

Merkez Bankası aramıza dön; OVP’ye bak!

Para Politikası Kurulu’nun 14 Temmuz toplantısından sonra yapılan açıklamada da, 12 Ağustos toplantısı açıklamasında da “Yılın geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir” denildi. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu da bu görüşü zaman zaman dile getirdi.

Yani Merkez Bankası ısrarlı; temmuzdan sonra da, ağustostan sonra da “yılın kalanında” cari fazla verdirecek.

Kim itiraz edebilir ki cari fazla vermeye...

Ama sanki bir itiraz var gibi!

Resmi Gazete’nin 5 Eylül tarihli mükerrer sayısında yayımlanan 2022-2024 orta vadeli programında bu yılın cari işlemler dengesi açığı tahmini 21 milyar dolar olarak yer alıyor. Yılın ilk yedi ayında verilen açık ise 13.7 milyar dolar.

Sayın Merkez Bankası yetkilileri, basit birkaç sorumuz olacak:

Mevcut 13.7 milyar dolarlık açıktan sonra fazla vereceksek hükümetin 21 milyar dolarlık açık tahmini gerçeği yansıtmıyor mu? Tahmin için yanlış denilemeyeceğine göre yılın tümü için böyle bir tahminde bulunanlar, ki bu tahmin Maliye Bakanlığı'na ait, büyük bir hata mı yaptı?

Cari fazla, cari fazla derken bir kere de olsa tutar ifade etseniz! 13.7 milyar olan açık son beş ayda ne kadar fazla verilerek kaç milyar dolara inecek, bir tahmin okusak...

Yoksa hiç ihtimal vermiyoruz ama mevcut açık, 13.7 milyar dolar olarak açıklanmış olmakla birlikte gerçekte çok daha yüksek ve “yılın kalanında” verilecek fazlayla bu açık 21 milyara mı inecek?

Ve cari açıkta fazla verme konusunu önceki iki toplantı metni neyse de, dünkü açıklamaya koyarken OVP’ye bakmak hiç mi aklınıza gelmedi?

Enflasyonda yüzde 5 hedefi mi kaldı!

Para Politikası Kurulu açıklamalarının en uzun ömürlü ifadesidir; pek popülerdir, gözdedir, bu yüzden değiştirmeyiz:

“TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar...”

Belli ki orta vadeli programa bu konuda da pek bakılmamış ya da bu program pek önemsenmiyor!

OVP’ye göre enflasyon hedefi 2022 için yüzde 9.8, 2023 için yüzde 8, 2024 için ise yüzde 7.6.

Yüzde 5 gibi bir hedeften söz eden yok artık. Bir tek Merkez Bankası bu hedefe sadık.

Gerçi ne olacak ki, kağıt üstünde kaldıktan sonra ha yüzde 5 denmiş, ha yüzde 1 ya da 2!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bindik bir alamete... 25 Ekim 2021