11 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Bu haftanın üç gelişmesi kurun yönünü belirleyecek

Bu hafta göreceğimiz üç karar kurun yönünün aşağıya mı, yukarıya mı olduğunu bize gösterecek. Bunlardan ilki bugünki Merkez Bankası PPK’sının faiz kararı. İkincisi bir gün sonra FED açıklamasında “Sabırlı” sözcüğünün yer alıp almayacağı. Üçüncüsü hafta sonunda Fitch’in not konusundaki açıklaması.        

İşdünyasından kiminle sohbet edersem edeyim, bir “belirsizlik ve tedirginlik” içersinde olduklarını görüyorum.Ve her sohbette mutlaka sorulan bir soru var: “Döviz kuru ne olur, dolar yükselir mi?”

Bu hafta kuru etkileyecek üç gelişme yaşayacağız. Bugün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun faiz kararını öğreneceğiz. Çarşamba günü FED kararında “Sabırlı” sözcüğünün yer alıp almadığını göreceğiz. 20 Mart’ta “Fitch’in not kararı” ile haftayı kapatacağız. Bu üç karar dün sabah 2.6209  ile başlayan dolar/TL seviyesinin yönünü belirleyecek. 

Bu üçlü gelişmeden olumlu sonuç çıkarsa, Merkez Bankası faizleri değiştirmez, FED “Sabırlı” sözcüğünü metinden çıkarsa da onun yerine geçebilecek, sözcüklere açıklamasında yer verirse, Fitch notu sabit tutarsa, hafta sonuna daha sakin gireceğiz. Kurun yönünü 2.60’ların altına doğru göreceğiz.

Eğer bu haftaki gelişmeler olumsuz sonuç verirse, MB faizde beklenin dışında  bir tutum alırken, FED “Sabırlı” sözcüğünü metinden çıkarırken faiz artışının “yakınsandığını” belirten bir metin yayınlarsa, Fitch beklenilenin aksine not indirimi sinyali verirse, o durumda bugünden daha tedirgin bir hafta sonu yaşayacağız, Dolar kurunun 2.65’lerin üzerine doğru yönleneceğini göreceğiz.

“Dolar ne olur abi?” sorusuyla karşılaştığımız bu hafta başında bizi bekleyen haftanın kararları bunlar. Doların yönünü bu üç karar belirleyecek...

Geçen hafta üzerinde durduğumuz konu “Erdoğan, Babacan-Başçı” buluşmasıydı. Her ne kadar 1 saat 15 dakikada tam olarak aktarılması mümkün olmasa da Merkez Bankası’nın 130 sayfalık sunumu sonrası, yapılan açıklamalar, Cumhurbaşkanı’nın “Tam tatmin olmasa da, Merkez Bankasına faiz indirimi konusundaki eski sert söylemini terk ettiğini” gösteriyor. Toplantı sonrası açıklaması da bunu ortaya koydu...

Cumhurbaşkanının sert eleştirileri uzmanlarca, seçim öncesi “piyasada canlılık ve inşaat sektöründe hareketlilik  isteğine bağlı” olarak değerlendiriliyordu. Ancak, Cumhurbaşkanının  Merkez Bankasına sert faiz eleştirileri, TL’nin dolar karşısında diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden daha çok değer kaybetmesi, sonucunu getirdi. Erdoğan’ın bazı ekonomistleri Merkez Bankası toplantısı öncesi köşke davet edip görüşlerini dinlemesine yol açtı. Öğrendiğime göre bu ekonomistler, Merkez Bankası’na karşı sert söylemin “TL değer kaybını artıran olumsuzluğunu” dile getirmişler. Seçimler öncesi gerginliğin yükselteceği doların seçim sonuçlarına olumsuz yansıyabileceğini düşündüklerini söylemişler.

Bu sohbetlerin ardından Merkez Bankası başkanı Erdem Başçı ve Ali Babacan’ı kabul edip, Merkezin sunumunu dinleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üslubunu yumaşatarak, toplantı sonrası daha farklı bir söylem dile getirdi...
Bu piyasalarda olumlu algılanırken, iş dünyası temsilcileri, seçime kadar üç ay, siyasilerin piyasaları geren tutum içinde olmamalarının önemli olduğunu öne sürmeye başladılar.

Bu gelişmelerin başta Merkez Bankası olmak üzere ilgili finans kurumlarının baskısız daha özgür karar alabileceğini gösteriyor. Hatta önümüzdeki dönemde Merkezin faiz indirimine değil, artışına karar verebileceğini bazı uzmanlar dile getirmeye başlıyorlar.

Bakalım bu haftanın üç kararı kurun yönünü nasıl belirleyecek, yeni gelişmelere karşı hangi kararlar gündeme gelecek... Belirsizlik ne kadar azalacak.