Bugün bayram erken kalkın çocuklar

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Gelecek hafta iti­bariyle bayram tatilini tüm ülke ola­rak yaşayacağız, bu kadar tatil yapar­sak nasıl kalkınaca­ğız diyenler mi arar­sınız, turizm baca­sız fabrikadır, tatil dokuz güne çıkınca esnafın yüzü güldü güzellemesi yapanlar mı dersi­niz, tekmili birden sonsuz kli­şe bombardımanına hazır olun. Başlığa taşıdığım şarkıyı ne­şeyle söylerken aslında sözleri­nin bayram sabahı annelerinin mezarını ziyarete giden iki ço­cuğun hikâyesini anlatması gi­bi ekonomi de çift katmanlıdır.

Hayatın içinde hüzünle neşe­nin bir arada aynı potada erime­si gibi alınan her kararın ve uy­gulanan her politikanın olumlu ve olumsuz yansımaları vardır. Doğası gereği her değişiklik bi­rilerine fayda başlarına ise zarar olarak döner. Ekonomi yönetim­lerinden beklenen ise etkileşi­min topluma dengeli bir şekilde yayılması ve gelirin yeniden da­ğıtımı prensibiyle düşük gelire sahip kesimlerin kollanmasıdır.

Enflasyon raporu sunumu­nun ardından görünümde belir­gin bir değişiklik yok, tahmin­ler yukarı doğru revize edilir­ken, bu yılın ana gündemi olan ABD-İran arasındaki gergin­liğin çok kısa sürede biteceği­ne dair umutlar azalmakta. Ye­niden savaşın başlamaması ve uzun süren bir ateşkes tabii ki en kötü senaryo değil, ancak ya­şanan süreç uzadıkça tedarik zincirinde bozulan dengenin yeniden tesis edilmesi ve pet­rol sevkiyatında gözlemlediği­miz aksaklıkların ikincil etkileri daha da belirgin hale gelmekte.

ABD ile Çin arasındaki görüş­melerden bu soruna ilişkin bir çözüm paketi gelmemesi ile pet­rol fiyatları 100 dolar varil sevi­yesi üzerindeki dalgalı seyrine devam etmekte. Yüksek enerji fiyatları aynı bizim gibi enerji­yi büyük ölçüde dışarıdan almak durumunda olan Güney Kore ve Hindistan gibi ülkelerin dış ti­caret dengelerini negatif etkile­mekte. Uzun süre yatay seyret­tikten sonra sınırlı bir yükseliş kaydeden global gıda fiyatların­daki seyrin bize yansıması farklı olabilir, sebze meyve fiyatların­da arzın toparlanması ile fiyat­lar yakın vadede düşüşe geçebi­lir ancak önceki yıllarda da takip ettiğimiz gibi fiyatlar çıktığı hız­da düşmemekte ısrar ediyor.

Değişen enflasyon hedefle­ri ile beraber merak edilen ko­nulardan bir diğeri de izlenen kur politikasına dair olası deği­şiklikler. Önceki döngüde %16 ara hedefi doğrultusunda aylık %1.2-%1.3 bandında artış gö­zetilen dolar kurunda, hedefin %24’e güncellenmesiyle aylık %2 düzeyinde bir harekete izin verilir mi? Diğer yazılarda da fazlasıyla yer verdiğim bir ko­nu olduğundan kısa geçeceğim, ancak reel efektif kur endeksi­nin mevcut durumu göz önüne alındığında buradan sonra enf­lasyon ile kur makasının daha da fazla açılmasına izin vermek doğru değil kanaatindeyim.

Ka­baca ülkede tüketilen malların içerideki fiyat artışı ile para bi­riminin dışarıdaki değer kaybı olarak özetleyebileceğimiz den­gede reel bir hareket olmadıkça makas korunmalı. Jeopolitik be­lirsizliklerin had safhada yaşan­dığı yabancı yatırımcının carry trade haricinde pek uğramadı­ğı bir dönemden geçiyoruz. Do­layısıyla doğrudan yabancı ser­maye girişi yaşanmadığı sürece ek TL değerlenmesinin tek kat­kısı dolar bazında daha pahalı hale gelmemiz olacaktır. Bu ve­sileyle kurban bayramınızı şim­diden kutluyorum, aileleriniz ve sevdiklerinizle birlikte nice bayramlara!

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.321,19 1,53 %
Dolar 46,9720 0,11 %
Euro 53,6139 -0,04 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,13 %
Altın (GR) 6.197,31 -0,49 %
Altın (ONS) 4.119,12 -0,12 %
Brent 75,9790 0,03 %