Büyükşehirlere dayalı kalkınma sürdürülebilir mi?

Kalkınmayı genellikle; büyüme rakam­ları, yatırım iştahı, inşaat hacmi, nüfus hareketi ve tüketim temposu üzerinden oku­ruz. Yeni konut alanları, genişleyen çeper­ler, çoğalan yollar, AVM’ler, sanayi bölgele­ri, siteler, rezidanslar, lojistik hatlar…

Bunla­rın her biri, kalkınma lokomotifine peş peşe eklenen vagonlar olarak görülür. Gelişme ve altyapı elbette önemli. Ancak gelecek pro­jeksiyonu adına pahalı bir soruyla karşı kar­şıyayız: Büyükşehirler, kalkınma denen bu yükü ne kadar taşıyabilir?

Kent dediğimiz yapı yalnızca binalardan, yollardan ve imar planlarından oluşmaz. İn­sanların sabah evden çıkıp akşam eve döne­ne kadar ödediği görünmeyen bir bedel de vardır. Yolda geçen saatler, yükselen kiralar, kalabalıklaşan sınıflar, randevu bulunama­yan hastaneler, altyapı yenileme çalışmala­rı altyapı, nefes alacak alanı azalan mahalle­ler…Bunların her biri, madalyonun öteki yü­zünde asılı duruyor.

Kentsel yığılmanın ekonomik bedeli

Türkiye’nin nüfus tablosu da bu basıncı bir başka pencereden gözler önüne seriyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre; il ve ilçe mer­kezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6’ya çıktı. İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53’e ulaştı; yani Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ü tek bir kentsel gövdede yaşıyor. Onu 5 milyon 910 bin 320 kişiyle Ankara, 4 mil­yon 504 bin 185 kişiyle İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişiyle Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişiyle Antalya izliyor.

Elbette bunlar kayıtlı rakamlar. Kayıt dışı rakamlar da hesaba ka­tılacak olursa, tablo artık yalnızca büyükşe­hirlerin yükünü değil, Türkiye’nin büyükşe­hirler üzerinden sıkışan kalkınma modelini de gösteriyor. Bu tablonun ilk faturası za­man, ikinci faturası ise konut fiyatları. TC­MB verilerine göre 2026 Mart ayında konut fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 26,4 artmış.

İstanbul’da yıllık artış yüzde 27,8, Anka­ra’da yüzde 30,4, İzmir’de yüzde 24,3 olmuş. Yeni kiracı kira endeksi ise yıllık bazda yüz­de 34,4 yükselmiş; İstanbul’da yüzde 39,4, Ankara’da yüzde 37,7, İzmir’de yüzde 35 art­mış durumda. Bu göstergeler; kentlerin taşı­ma kapasitesinin, hane halkı bütçesine nasıl yansıdığını gösteriyor.

Kentsel büyümenin ortak geleceğimize yazılan bedeli

Büyükşehir merkezli büyümenin bir di­ğer fatura ise kamu bütçesine yazılıyor. Bir şehre her yeni nüfus eklendiğinde yalnızca yeni konut ihtiyacı doğmuyor. Yeni okul ge­rekiyor, yeni sağlık kapasitesi gerekiyor, da­ha güçlü altyapı gerekiyor, daha akıllı ulaşım gerekiyor, daha fazla yeşil alan ve daha iyi kamusal hizmet gerekiyor. Bunlar aynı eş za­manlı kurulmadığında şehir büyür ama ha­yat daralır.

Bu yüzden büyükşehirlerin taşıma kapasi­tesi, sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik eşiği halinde. Mesele yalnızca daha fazla bi­na yapmak, daha fazla yol açmak veya daha fazla yatırım çekmek değil. Asıl mesele, bu büyümenin şehirde yaşayan insana, işlet­meye ve kamu bütçesine hangi maliyetle ge­ri döndüğü. Bir şehir büyürken zamanı paha­lılaştırıyor, konutu erişilmez kılıyor, ulaşımı yavaşlatıyor, altyapıyı zorluyor ve verimlili­ği düşürüyorsa, orada kalkınma değil mali­yet birikiyor demektir.

Kentlerin sınırı nerede bitmeli?

Kentlerin taşıma kapasitesi, sürdürülebi­lir kalkınmanın teknik değil ekonomik sını­rını gösteriyor Bugünün kalkınma sorusu ar­tık “şehirler ne kadar büyüyor?” değil; “şehir merkezli büyüme ne kadar ekonomik değer bırakıyor?” olmalı. Bir kent taşıyabileceğin­den fazla yük aldığında, büyümenin getirisi faturası vatandaşa, işletmeye ve kamu büt­çesine dağılır.

Kentlerin sınırı, işte tam burada başlıyor. Büyümenin ekonomik değeri, onu taşımak için ödenen maliyetin altında kalıyorsa, şe­hir artık kalkınmanın motoru değil, kalkın­manın darboğazı demektir. Kalkınma, coğ­rafyanın geri kalanına dengeli biçimde da­ğılmadığında, büyükşehirler yalnızca nüfus çekmez; ülkenin fırsatlarını, sermayesini, emeğini ve beklentisini de çeker.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.367,60 -1,89 %
Dolar 45,5581 0,14 %
Euro 52,9223 0,00 %
Euro/Dolar 1,1615 -0,09 %
Altın (GR) 6.670,99 -1,81 %
Altın (ONS) 4.536,02 -0,10 %
Brent 106,17 2,16 %