Çalışmanın yetmediği yerde kalkınma

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sürdürülebilir kalkınmaya bir de çalış­ma ve geçim perspektifinden bakalım. Türkiye’de geçim meselesi artık yalnızca iş bulup bulamamakla açıklanabilecek bir noktada değil. Bugün zor bir soruyla karşı karşıyayız: İnsan çalıştığı hâlde temel ih­tiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, sür­dürülebilir kalkınmayı hangi göstergeler­le konuşacağız? TÜRK-İŞ’in Haziran 2026 araştırmasına göre büyük şehirde yaşayan dört kişilik bir ailenin; sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gere­ken aylık gıda harcaması 35.758,88 TL’ye yükseldi. Gıda harcamasıyla birlikte ki­ra, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve benze­ri zorunlu harcamaları kapsayan yoksul­luk sınırı 116.478,40 TL olarak hesaplandı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 46.248,50 TL. 2026 yılı net asgari ücreti 28.075,50 TL. Bu rakamları yan yana koyar­ken dikkatli olmak gerekiyor. Açlık sınırı dört kişilik bir aile için hesaplanıyor; asga­ri ücret ise tek bir çalışanın aylık net geliri. Dolayısıyla iki veriyi birebir aynı şeymiş gi­bi okumak doğru olmaz. Fakat tablo yine de güçlü bir gerçeği gösteriyor: Tek gelirli ha­nelerde ücret, temel ihtiyaç hesabının ge­risinde kalabiliyor. Çalışmak, her durumda geçinmeye yetmeyebiliyor.

Rakamların arkasındaki hayat

Sürdürülebilir kalkınma açısından açlık sınırı son derece mühim bir kavram. Gün­delik hayatta da karşılığı son derece somut. Market arabasında bırakılan ürün, pazarda yarım kilo alınan meyve, ayın son haftasına ertelenen alışveriş, çocukların masrafı çı­kınca kısılan mutfak bütçesi vs.

Bu tablo her haneyi aynı biçimde etkile­mez. Herkes asgari ücretle çalışmıyor. Her ailenin kira yükü, borcu, çocuk sayısı, yaşa­dığı şehir aynı değil. Ama rakamların gös­terdiği basınç ortak: Sabit gelirli kesimler için hayatın temel kalemleri giderek daha fazla hesap gerektiriyor.

Geçinmek artık sadece gelir elde etmek değil; geliri hangi zorunlu harcamaya yön­lendireceğine karar vermek anlamına geli­yor. Kira ertelenmiyor, fatura beklemiyor, ulaşım masrafı ortadan kalkmıyor. Böyle bir tabloda maaş, daha hesaba girmeden ye­tersiz kalıyor.

Kalkınma kime ulaşıyor?

Sürdürülebilir kalkınma çoğu zaman bü­yüme, yatırım, ihracat, teknoloji, enerji ve yeşil dönüşüm başlıklarıyla anlatılıyor. Bunların her biri önemli. Fakat kalkınma­nın toplumsal karşılığı, yalnızca üretim ra­kamlarında değil, çalışan insanın gündelik hayatında da aranmalı. Gelir dağılımı, sos­yal refah, sağlık, eğitim ve toplumsal ha­reketlilik gibi başlıklar doğrudan kalkın­ma meselesi. Bu nedenle Türkiye’de çalı­şan yoksulluğunu konuşmak, artık marjinal bir başlık değil. Tam tersine, sürdürülebilir kalkınma tartışmasının merkezinde dur­ması gereken bir konu. Çünkü düzenli geliri olan insanların geçim baskısı altında yaşa­dığı bir yapıda, ekonomik büyümenin top­lumsal karşılığı da sorgulanır hâle gelir.

Bu sorgulama, büyümenin değerini inkâr etmek anlamına gelmiyor. Aksine, büyüme­nin hayata nasıl yansıdığını sormak gibi bir işlevi var. Yeni yatırımlar yapılırken, üre­tim artarken, ekonomik hedefler açıklanır­ken aynı anda çalışanların temel ihtiyaç he­sabı da büyüyorsa, ortada dikkatle bakılma­sı gereken bir sorun vardır.

Geçinmek de bir kalkınma göstergesidir

Bugün önümüzdeki tablo şunu söylüyor: Türkiye’de geçim meselesi, yalnızca düşük gelirli kesimlerin özel sorunu olarak ele alınamayacak kadar genişledi. Açlık sınırı, yoksulluk sınırı ve bekâr çalışanın yaşama maliyeti, aynı noktaya işaret ediyor. Çalı­şan insanın hayat maliyeti yükselirken, ge­lir bu hıza aynı ölçüde yetişemiyor. Bu yüz­den sürdürülebilir kalkınmayı konuşurken yalnızca büyüme oranlarına, yatırım tutar­larına ya da üretim kapasitesine bakmak yetmez. Çalışan insanın ay sonunda nerede durduğuna da bakmak gerekir. Çünkü kal­kınma; sadece ekonominin büyümesi değil, aynı zamanda bu büyümenin çalışan insa­nın hayatına yansıyabilmesidir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.321,19 1,53 %
Dolar 46,9720 0,11 %
Euro 53,6139 -0,04 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,13 %
Altın (GR) 6.197,31 -0,49 %
Altın (ONS) 4.119,12 -0,12 %
Brent 75,9790 0,03 %