CarrefourSA büyüme stratejisi için 'esnaf' dedi, 76 bayiye ulaştı

Handan Sema CEYLAN
Handan Sema CEYLAN YERELDEN KÜRESELE handan.ceylan@dunya.com

Cirosunun yüzde 6’sını e-ticaretten sağlayan ve kendi adını verdiği “özel markalı ürün/private label” satışlarında yüzde 15’e ulaşan CarrefourSa, yeni büyüme stratejisini esnaf üzerine kurdu. Esnafl ara bayilik vererek büyüyen CarrefourSA’nın 758 mağazasından 76’sı bayilik. Bu bayilerin 13’ü ise kadın girişimcilerden oluşuyor.

CarrefourSA CEO'su Kutay Kartallıoğlu, DÜNYA’ya konuşarak, tam 31 yıldır Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini, zincir market ve esnaf arasındaki tartışmanın çok ötesinde bir perspektifl e iş yaptıklarını söyledi. Kartallıoğlu, büyüme stratejilerini ‘esnaf ’ olarak belirlediklerini söyledi. Öte yandan Kartallıoğlu’na göre ‘yeni nesil market’ anlayışı içinde fiziki perakende ile sanal perakende bir evliliğe doğru gidiyor ve bu evlilik de müşteriyi 360 derece kapsayacak. Kartallıoğlu, 2021 sonu itibariyle 40 ilde 508 bin metrekare net satış alanına ulaştıklarını da kaydederek, “Fiziksel olarak gerçekleştirdiğimiz bu büyümenin ciromuza büyük katkısı oldu; toplamda 9,4 milyar TL ciro elde ettik. Böylece metrekare başına düşen ciromuz 2020 yılına göre yüzde 19,3 artış ile 18,4 bin TL oldu” açıklamalarında bulundu.

“Esnafı önemsiyoruz” vurgusuyla sohbete başlayan CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, şunları söyledi: “Esnafa bayilik veriyoruz ve bilinçlendirme konusunda büyük bir mücadele veriyoruz. Bugün itibarıyla 76 bayimiz var, bunlar bireysel. Bayilerimizin 13’ü kadın girişimci. Heybeliada’da bir kadın girişimcimiz var; Nursen Hanım… Kınalıada’dan Büyükada’ya kadar kadın üreticilerin ürünlerini de satıyor. Ürün portföyüne o kadar müdahale etmiyoruz. Onları topluyor, satışını gerçekleştiriyor. Biz aslında esnafımızı tabir yerindeyse silahlandırmaya çalışıyoruz. Diyoruz ki CarrefourSA gidip de Anadolu’nun dört bir yanında on bin mağaza açmasın. Samsun’da ya da Hatay’da bir esnaf Carrefour markasını alsa, bizim private label ürünlerimizi, know-how’ımızı kullansa. Ben de balık reyonunda, kasap reyonunda yaptığım eğitimlerin hepsini ona aktarabilsem. O esnaf malı benden alsa ve müşterisine hizmet etse, satsa, ben de kazansam o da kazansa...

Bunun neresi kötü. Dolayısıyla biz artık bunu esnetiyoruz, büyüme stratejimizi de daha çok esnaf üzerine kurguluyoruz.”

DEV TEDARİKÇİLER DE VAR KÜÇÜK ÜRETİCİ DE...

Kartallıoğlu, 4 bine yakın tedarikçileri olduğunu da kaydederek, “Kimileri dev uluslararası şirketler, bazıları ise 10-15 mağazamıza hizmet verebilecek şekilde ürün üretebilen lokal üreticiler. İnanın hepsi için benzer ticari koşulları, benzer raf koşullarını uygulamaya gayret gösteriyoruz. KOBİ’ler için oldukça iyi bir alıcıyız. Para batırma riski yok, vadeler gayet makul. Bankalarla beraber hayata geçirdiğimiz tedarikçi finansman programları var” şeklinde konuştu.

E-TİCARETTE YÜZDE 10'UN ÜZERİNE ÇIKACAĞIZ

Kartallıoğlu’na göre e-ticaret ve fiziki perakende birbirini bölen, rekabet eden unsurlar değil. Kartallıoğlu, bu konuda şunları söylüyor: “Mesela e-ticaretin öncüsü Amazon, gitti bir perakende zincirini 15 milyar dolara satın aldı. Çinli Alibaba 2023’e kadar 2 bin süpermarket açacağını açıkladı. Dolayısıyla aslında fiziki perakende ile sanal perakende bir evliliğe doğru gidiyor ve bu evlilik de müşteriyi 360 derece kapsayacak. Bizim de e-ticaret ciromuzun yüzde 6’sına ulaştı. Çeyrek çeyrek baktığımızda ilk başta yüzde 4’lerle başlayıp sonlara doğru yüzde 10’lara çıktı. Bu sene hedefimiz yüzde 10’un üzerine çıkmak. Orta vadede yüzde 40’lara çıkacaktır.”

HER GÜN KASALARDAN 500 BİN KİŞİ GEÇİYOR

CarrefourSA’nın şu anda 6.5 milyon kart sahibi müşterisi var. Kartallıoğlu, her gün kasalarından 500 bin kişinin geçtiğini söyleyerek, e-ticaretle birlikte bu rakamın 550 bine ulaştığının bilgisini veriyor. Kartallıoğlu, “6,5 milyon tekil kart sahibinin 1.5 milyonunu aktif müşteri. Yani son bir ayda en az bir kez alışveriş yapmış müşteri. Son üç ayda her ay düzenli alışveriş yapan müşteriye sadık müşteri diyoruz onları ödüllendiriyoruz. Kendi networkumuzu tutabilmek için elimizden geleni yapıyoruz onları memnun edebilmek için. O konuda da yatırımımız var inşallah bunları 2022 yılında duyuracağız” şeklinde konuşuyor.

CARREFOUR İSİMLİ ÜRÜNLERİN SATIŞI YÜZDE 30'LARA ÇIKACAK

Carrefour markalı private label ürünleri ilgili de bilgi veren Kartallıoğlu, “Şu anda bu alandaki satışımız yüzde 15 civarında. Hedefimiz bunu 25-30’lara çıkarmak. Bunun gayet dengeli bir portföy olacağını öngörüyoruz. Private label üretimlerimizi Carrefour Grup da denetliyor. Yüzde 90’ından fazlası Carrefour markalı; isimsiz markalar değil. Yani kendi ismimizi markamıza yazıyoruz. AB standartlarında üretiyoruz” dedi.

RAKİPLERDE YÜZDE 15'LERDE OLAN SEBZE ATIĞI BİZDE YÜZDE 7'LERDE

Sürdürülebilirlik de Kartallıoğlu’nun en önemli gündem maddelerinden biri. Hem Sabancı hem de Carrefour Grup bu konuda çok hassas. Kartallıoğlu, sürdürülebilirlik konusunda şunları söylüyor: “CarrefourSA olarak bu konuya odaklanıyoruz. Uzun zamandır mağazalarımızda atık yağ topluyoruz. Geçen yıl 10 ton atığı biyodizele dönüştürülmesini sağladık. Buradan elde ettiğimiz geliri Tohum Otizm Vakfı’na bağışladık. CarrefourSA olarak Birleşmiş Milletler’in Kadını Güçlendirme Platformu WEP’s’e imza veren Türkiye’deki ilk ve tek perakendeciyiz. Karbon ayak izimizi minimuma indiriyoruz. 30 ton plastik atığı engelledik. Bu sene ilk sürdürülebilirlik raporumuzu yayınlayacağız. Mesela rakiplerimizde sebze atığı yüzde 10-15 bandındadır. Bizde yüzde 6-7 oranında. Hedefimiz bunu yüzde 3’lere çekebilmek".

Pandemide sağlıkçılarla birlikte ön safta biz vardık

CarrefourSA’da CFO’ydum. 2018’de CEO’luk görevine geldim. Ardından biliyorsunuz pandemi süreci geldi. Pandemi bana stres yönetimini öğretti. Bizim 11 bine yakın çalışanımız var. CarrefourSA’nın doğrudan maaşlandırdığı insan sayısı 15 bin civarında. Az bir nüfus değil. Bu 15 bin kişinin sağlığını dert edinmeyi öğrendik. Tüm dünya evdeyken biz her gün mağazalarımızı açtık. Panik dalgasına rağmen, bu çocuklar günde 8 kere makarna pirinç rafını dizdiler. Bütün dünyada perakendeciler bomboş rafl arla karşıladı müşterilerini. Bir tek bizim ülkemizde böyle olmadı. Tedarik zincirlerini kırmadık. Depolarımız 24 saat çalıştı. Hastalanan arkadaşlarımız, kaybettiklerimiz oldu. Doktorlarımızın, sağlıkçılarımızın hakkı ödenmez. Onlardan sonra ön safta biz vardık. Kapalı alanda maske kullanımı ve hijyen önlemleri konusunda öncülük ettik. Belki de o disiplini vatandaşlar olarak marketlerde öğrendik! CarrefourSA çalışanlarımızı donattık, mağazalarımıza sterilizatörler koyduk, e-ticaret kapasitesini artırdık. Bir jonglör gibi üç topu havada çevirmeye çalıştık. Pandemi bizim için büyük bir yönetim dersi oldu.

KARTALLIOĞLU'NUN ANLATIMIYLA CARREFOURSA'DAN SATIR BAŞLARI

■ Carrefour’un Türkiye’ye ilk girişi 1991 yılında gerçekleşti. 31 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini sürdürüyor. İlk mağazamız ise 1993’te Kozyatağı Carrefour oldu; bu mağaza o zaman için çok büyük başarı yakalayarak öne geçti. Kozyatağı mağazası o dönem Carrefour Grubu’nun tüm dünyadaki beş mağazası içine girdi. Hal böyle olunca grup Türkiye’de yatırımlarını artırma kararı aldı ve bir ortak arayışına geçti.

■ Türkiye’de daha büyük ve hacimli yatırımlar yapma kararı sonrası Carrefour’un yolu Sabancı Grubu ile kesişti. Sabancı Holding 1996’da resmi olarak şirkete ortak oldu. Bunun neticesi, ikinci mağaza Sabancı’nın ana vatanı olan Adana’ya açıldı. İki grubun ortak başarı hikayesi de böyle başladı.

■ CarrefourSa’nın kritik dönemeci, ya da işte kilometre taşı diyebileceğimiz gelişmesi 2005’te Gima’nın satın almasıyla gerçekleşti. Gima, o zaman Türkiye’nin çok büyük bir perakende zinciri. 90 mağazası var. Böylece depolarımız oldu ve hiper marketçiliğe ve süper marketçiliği de ekledik.

■ 2013 yılında Carrefour Grup ve Sabancı Holding arasında bir hisse değişimi var. Carrefour şirketin yüzde 58 hissesine sahipken 12 puanlık hisseyi Sabancı’ya devrediyor. Böylece kendisi azınlığa geçiyor. Onun da sebebi aslında perakende bütün dünyada oldukça lokal bir iş. Yani global bir know-how, ürün bilgisi ve teknoloji deneyimi var; ama aslında her ülkenin kendi lokal dokusu daha ağır basıyor. Dolayısıyla Sabancı Holding çoğunluk hissesinin sahibi oluyor.

■ Carrefour aslında çok geniş bir coğrafyada. Bu coğrafyaların büyük bir kısmı artık lokal partnerler tarafından yönetiliyor. Carrefour onlara isim hakkı ve kullanım hakkını vermeyi tercih ediyor. Kimilerinde çok azınlık kimisinde ise hiç hissesi olmamasını da tercih ediyor.

■ Mesela geçtiğimiz günlerde İsrail’de bir grupla anlaşma imzaladılar. O grubun bütün mağazaları Carrefour’a dönecek. Carrefour bütün Ortadoğu’da Kuzey Afrika’da var. Avrupa’daki mağazalar sadece grup tarafından işletilen kendi mağazaları. Romanya, Polonya. Belçika, İspanya, İtalya. Güney Amerika’daki Arjantin ve Brezilya’da yine kendi işletmesinde mağazaları var. Çin, Kore, Hindistan gibi uzak coğrafyalarda artık hep lokal partnerler üzerinden ilerliyor.

■ 2015 yılında halka açık şirketlerden Kiler satın alınıyor.

■ CarrefourSA aslında bir İstanbul şirketi. Diğer rakiplerimiz gibi 81 ilde bulunmak gibi iddiamız yok. Bize nerede ihtiyaç varsa aslında orada olmayı tercih ediyoruz.

■ Ağırlıklı olarak Türkiye’nin Batı kısmındayız. Sahillerde, Ege ve Akdeniz’de oldukça büyük bir işimiz var. Doğu’da Adana’ya kadar gidiyoruz. Doğu Karadeniz’de de çok başarılı bir operasyonumuz var. Rize’ye kadar varız orada.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar