Çıkış çeliğe su verme anı

A. Levent ALKAN
A. Levent ALKAN aleventalkan@gmail.com

Çıkış zamanı… Aşçılar bunu lezzetli yemeğin sırrı olarak tanımlar. Düdüklü tencereyi, yeterince bekleyip basıncı düşmüşken açabilmek şeklinde görürler. Kumarcılar çıkış zamanına, kazanıyorken bırakabilmek derler. Holywood, bunu kumarcıların masayı terk etme zamanı olarak tanımlar. Kumarcı bakış açısında hiç oynamamak sıfır kazancı, zamanında çıkmadan oynamayı inatla sürdürmekse devasa zararları getirir. Bence kumarda bu iradeyi ortaya koyabilmede insanın fıtratı engel olur. Yaratılışı bu zaaflarla bezenmiştir. Bu nedenle de ülkeler asla kumar oynamazlar. Konu sağlıksa asla…

Ekonomi ve sağlık küresel düzeninin vazgeçilmez ikilisidir. Covid-19’u bir ekonomiye bir toplum sağlığına dokunup duran, sarkaçlı bir duvar saatine benzetmek mümkündür. İçinde bulunduğumuz pandemiye ilişkin şu notları düşmemiz gerekiyor. Ekonomik krizlerle sağlık felaketlerini bir potada erittiğimizde ortaya çıkan çok boyutlu bakış, şu 4 farklı açıyı göstermektedir.

1- Dış ticarette fazla veren ülkeler, COVID-19 ile mücadelede ciddi bir avantaj elde ettiler. Kriz sonrasında ülkeler sınırlarını kapatmak zorunda kaldılar. Deyim yerindeyse, kendi kabuklarına çekildiler. Bu nedenle de kendi kendine yetebilmenin önemi arttı.

Çin, Wuhan gibi koca bir şehri karantinaya aldığında, pandemi sonrası ilk ciddi önlem de alınmış oldu. Almanya, Güney Kore, Japonya ve Tayvan COVID-19 ile mücadelesine üretim disiplinlerini ve teknolojilerini yansıttılar.

COVID-19 süreci, küresel ticarette dış açıklarıyla öne çıkmış ülkeleri daha farklı etkiledi. COVID-19 küresel ticaret masasındaki kartları yeniden dağıttı. Düşük ham petrol ve ham madde fiyatları, COVID-19 sonrası dünyasında dış açıklı ülkeler için bir fırsat sundu. Fırsatı kullanabilmek vasıflı işgücü ve yönetim becerisine bağlı olacağı gibi, rekabette birkaç sıra ilerlemeyi ya da gerilemeyi getirebilecektir. Buna, “kendi yağından kavrulabilme” sınavı diyebiliriz.

2- Pandemiden erken çıkış sadece başa dönmeyi getirmez. Aynı zamanda psikolojik bir yıkım da olacaktır. Nitekim “büyük buhran” da öyle olmuştur.

3- Çıkışta küresel eşgüdümlülük gerekmektedir. Bu sağlanamazsa, yeni küresel normallerimiz için daha fazla uğraşmamız gerekecektir.

4- Sağlıklı yaşamın yeni standartlarını ortaya koyabilecek teker teker ülkeler olabilecek ancak COVID-19 ile mücadele Avrupa Birliği, OPEC, Nafta birliklerin tahtını sallayacaktır.

Dünya erken çıkış tuzağı ile ilgili neler düşünüyor?

Dünyada yaşanan ekonomi ya da sağlık krizlerinde ABD’nin çıkış stratejilerini irdelemiş olan Jeffrey Frenkel şu 3 başlığın altını çiziyor:

i. ABD ilk çıkış hatası İspanyol gribinde yaşadı. 1905 de İspanya da başlayan grip, 1918’in ilk günlerinde de ABD ye ulaştı. Hatalı çıkış, ikinci dalgayı Eylül 1918’de hiç gecikmeden getirdi. Üçüncü dalga ise 1920 de tekrarlandı.

ii. Politik liderler ekonomik teşviklere çok erken son verebiliyorlar. ABD ekonomi politikasında 1936-1937 yılları bu erkenciliği yaşamıştır. ABD aldığı teşviklerin ilk geri dönüşlerini 1936 yılında almaya başlıyor. 1929 da başlayıp yedi yıl sürmüş olan “büyük buhran” dan 1936 çıkış kararında; vergilerle birlikte kamu harcamalarını artırmak bulunuyordu. FED bu politikaya sıkı duruşuyla destek veriyordu. Bankaların zorunlu rezervleri iki katına çıkartılıp, piyasadaki serbest altınlar sterilize ediliyordu.

iii. 2008 deki küresel sistemik kriz, ABD’nin en önemli finans kuruluşlarının iflasıyla sonuçlanmıştı. 2009 Şubat’ında başlayan geniş para politikası ilk meyvelerini Haziran 2009 da vermeye başlamıştı. Oysa 2011 yılına gelinmişti ki, teşvikler durduruldu. Böylece, toparlanma istenen etkileri göstermeden sonlandırılmış oldu.

Ngaire Woods ve Rajaie Batniji, kitlesel test ile kitlesel tedavinin gerekliliğine işaret ediyorlar. Bu çerçevede de hastaların filyasyonunun ve virüs erken uyarı sisteminin gerekliliğinin altını çiziyorlar. Stan Matwin, etkin aşı yokluğunun hem sistemleri test ettiğini, hem de kamu otoritelerinin demokratikliğini ölçtüğünü düşünüyor. Myoung Hee Kim ise, Güney Kore’deki tecrübelerinden yola çıkıyor. COVID-19 ile mücadelenin hükümetleri ve sivil toplum örgütlerini sınavdan geçirdiğini tahmin ediyor. Joseph Stiglitz, Arjun Jayadev ve Achal Prabhala, hayat kurtaracak ilaçların geliştirilmesinde mevcut tek kutuplu karlılığın halen sürdürülüyor olmasından endişe ediyor. Marriana Mazzucato ve Els Torreele’e göre buluşlar, bedava COVID-19 aşısı üretimi sunabilirlerse ancak, krizden sağlıklı çıkış söz konusu olacaktır.

Pandemi sonrası oluşan sosyal yaşam sınırlamaları, temel sektörlerdeki sayısız iş kolunu etkisi altına almıştır. Bu durum sektörler arası etkileşimlerle büyüyerek, beraberinde oldukça önemli ekonomik yükler de getirmiştir. Anlaşılacağı üzere, çıkış kararı kritik önemdedir. Durumu daha kötü yapabileceği gibi, daha iyi de yapabilecektir. Dünya, “tereyağından kıl çeker gibi”, yarım kalan yoluna devam etmeyecektir. Yeni normaller oluşurken yeni bir dünya da ortaya çıkacaktır. Zaman en büyük yargıç, beklersek göreceğiz. Tabii ömrümüz vefa ederse…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar