Çin'de neler oluyor?

Şefik ERGÖNÜL
Şefik ERGÖNÜL İHRACAT SOHBETLERİ sefik@utided.org

İhracatımızın artışını destekleyen nedenlerin arasında, Uzak Doğu tedarikçilerinin yaşadığı sorunları, önde giden nedenlerden birisi olarak saydığımızı biliyorsunuz.

Elimize geçen bu fırsatı iyi değerlendirerek, artışların sürdürülebilir ve kalıcı olmasını sağlamak için de piyasaları iyi gözlemlemek ve gelişmeleri yakından izlemek gerektiği düşüncesindeyim.

Londra merkezli Reuters haber ajansının sitesinde 1 Aralık günü yer alan bir haber, Caixin İmalat Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) sonuçlarına dayanarak, Çin'in kasım ayındaki fabrika faaliyetlerinin daralmaya geri döndüğünü belirtiyordu.

Caixin PMI Kasım ayı değerinin, bir önceki ayın 50,6 olan seviyesinden geri gelerek 49,9 seviyesine indiği haberi veriliyor.

Bir araştırma sonuçlarına göre bunun nedeni olarak da talebin azalması, istihdamın daralması ile fiyatların artmasının üreticiler üzerinde yarattığı baskı belirtiliyor. Haberin bir kısmı aynen

Şöyle; "Geçen yılki pandemi düşüşünden etkileyici bir toparlanma kaydeden dünyanın en büyük ikinci ekonomisi, yavaşlayan imalat sektörü, emlak piyasasındaki borç sorunları ve COVID-19 salgınlarıyla boğuşurken ikinci yarıdan bu yana ivme kaybetti."

Yılın üçüncü çeyreğinde Gayrisafi Milli Hasıla’da (GDP) görülen azalmanın, küresel COVID-19 salgınının etkisiyle zayıf olan talebin etkisiyle, dördüncü çeyrekte de devam edeceğinin uzmanlarca belirtildiği de kaydediliyor.

Rekor düzeyde yükselen hammadde fiyatlarının düşürülmesi için hükümetin gösterdiği çabalar sonucunda maliyet baskılarının hafiflediği ve girdi fiyatları alt indeksinin bir önceki ayın 65,1 olan seviyesinden gerileyerek 52,3 seviyesine geldiği de belirtiliyor.

Uzmanların, küçük şirketlerin desteklenmesi, kötüleşen istihdam ile sınırlı hane geliri büyümesi ve tüketim mallarına yönelik zayıf satın alma gücü gibi sorunlara dikkat edilmesi tavsiyesinin de ayrıca altı çizilmiş.Tüm bunlardan hareket ederek ilerleyen günlerde Türk ihraç ürünlerine olan talebin artarak devam edeceği tahmininde bulunmak pek de yanlış olmaz. Ancak bunu dikkatlice ele almak gereklidir…

Zira küresel COVID-19 salgının hızla değişip yenilenen biçimlerde ortaya çıkması ile ihracat pazarlarımızda yaşanabilecek kısıtlamaları da düşünerek, böyle olası durumların ortaya çıkması durumunda ne gibi tedbirler almamız gerekeceğinin canlandırmalarını (simülasyon) yaparak, farklı karar seçeneklerinin düşünülmesi gerektir diyorum.Yüksek döviz kurlarının, Türk Lirası maliyetler üzerine getirdiği kârlılık, yabancı paraya bağlı girdiler düşünülerek değerlendirilmelidir.

Öte yandan, Uzak Doğu kaynaklarına bağımlılığın sadece Batılı alıcılara ait olmadığı ve bizlerin de bundan ciddi boyutta etkilendiğimiz gerçeğinden hareketle, kendi tedarik zincirlerimizi sağlama almalıyız. Yurt dışı tedariklerin hem güçlükle yapılabilmesi hem de kurlar nedeniyle çok pahalıya mal olması, ithal girdilerin yurt içinde üretilebilmesi çalışmaları yapanlar için de ciddi bir şanstır. Her zaman söylediğim gibi ihracatçı, her konuda gözünü kulağını açık tutan iyi bir gözlemci olmalıdır. İşimizin içerisine karışan o kadar çok unsur var ki uyanık olmayanların tökezlemeleri kaçınılmazdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Afrika'nın cazibesi 26 Nisan 2022
OFAC ve yaptırımlar 19 Nisan 2022
Yaptırımlar ve Rusya 12 Nisan 2022
Nereden nereye? 28 Mart 2022