Çocuklar Duymasın

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Havuç Kafa, Meltem, Taş Fırın Haluk, Ze­ro Selami, Çaycı Hüseyin, Müsteşar Ke­mal, Seyyar Tayyar, Fıs Fıs İsmail, Dominant Gönül karakterlerinin olduğu dizideki ço­cuklar bunlar. Müsteşar Kemal otoriter, ku­rallara bağlı bir karakter olarak kamuyu tem­sil ederken, Seyyar Tayyar sürekli bir şeyleri bulup, icat ettiğini düşünen girişimci ruhu ile özel sektörü temsil ederdi.

Fed’in yeni başkanına geçmeden önce, sa­nayinin satışları enflasyona yakın artarken, karının iki katına yakın artış haberini al­dık geçen hafta. Özkaynakları %15 artarken borçları %30’a yakın arttı. Özetle, pandemi­den bu yana ve öncesine göre değişen pek bir şey yok. Sermayeler hızla eriyor, dış kaynak ile finansman ağırlıklı banka kredileri ikame. Sermaye piyasası yerine faiz yükü ile finans­man giderleri enflasyonist olmaya devam ediyor. Çünkü satışlar reelde %2 seviyesinde artmış. Yani arzı arttırmak yerine, talebi (ve üretimi) baskılayan ortodoks para politikası­nın niye derde derman olmadığını ve olmaya­cağını anlatan bir tablo hala sürüyor.

Seyyar Tayyar

“Yine bir şey buldum” diyen Seyyar Tay­yar gibi “Fed’i de ben kurdum” diyecek kadar iddialı Fed haber programlarında ve yorum­larında, sürekli gavırnırların dot plot ile enf­lasyon beklentileri, muhteşem iletişimi de­nilerek, para politikası özetlerinden cımbız­la çekilen kelimelerin etrafında dönen derin analizlere maruz kalırdık. Hatta doları piyasa değil, Fed’in müritleri uçururdu.

Yeni başkan Kevin Warsh ilk toplantısın­da bir devrim yaptı. Kısaca artık muhteşem iletişim yok. Uzun metinlerle, adam asmaca oyunu gibi dot plot grafikler yok. Hatta dedi ki, 130 kelime ile anlatmak varken 380 keli­meyle anlatmaya ne gerek var. Ve Fed yorum­larında en azından bizim tarafta bir devir ka­pandı. Zaten bizim ana akım sadece bu kısmı­nı gördü veya görmek istedi.

Oysa esas devrimi Kevin “Phillips Eğrisine inanmıyorum” diyerek yaptı. Fed başkanlığı için birlikte adı geçen ekonomist Judy Shel­ton X hesabından bu söylem için “Bravo” de­di. Muhtemelen Phillips Eğrisi ile ilgili kıs­mını medyamızda bir tek İstanbul Ekolü kö­şemizde görüyorsunuz. Peki, bu niye devrim niteliğinde bir söylem?

Müsteşar Kemal

Phillips Eğrisi enflasyon ile işsizlik arasın­da ters yönlü korelasyon olduğunu iddia eder. Öncelikle korelasyon ile nedensellik aynı şey değildir. Maalesef bu basit farkı dahi karıştı­ran blog yazılarının manşete çekildiği çok ol­muştur ana akımda. Bu köşemizde çok yaz­dık. Phillips Eğrisi dünyada uzun zamandır tartışmalı diye. İşte yeni Fed başkanı bunu bitirdi.

Ama aslında bitirdiği ortodoks para politi­kasının en büyük kabullerinden biri ve o ne­denle ana akım neoklasik kabuller. Yani ta­lebi kesmek için asgari ücreti, maaşı baskı­la enflasyon düşsün. Müsteşar Kemal için de Seyyar Tayyar için de zor bir dönem.

Çünkü Kevin beş yeni çalışma grubu kuru­yor. Bir tanesi yapay zekâ ve verimlilik ile il­gili. Yani diyor ki benim para politikamı ar­tık teknolojik ilerleme ile katma değer ve ve­rimlilik de belirleyecek, neoklasik iktisattan epistemolojik bir kopuşla işgücünün (istih­dam, işsizlik, ücretler, üretim, büyüme) enf­lasyondaki yerini yeniden belirliyor.

Bizim çocuklar!

Sıkı para politikası yani artık ezberlere da­yalı değil, Fed özelinde çalışma gruplarına, yenidünyanın ekonomik ajanlarına ve verile­rine dayalı belirlenecek demek. Merkez ban­kacılığında HANK Modellerinden bahset­miştik yine burada.

Heterogeneous Agent New Keynesian (HANK) kısaca gerçekçi gelirler ve dağılımı üzerine, farklı parasal aktarım kanallarını ve ekonomideki ajanları dikkate alan Yeni Key­nesyen bir model (Albuquerque et al., March 2026, Bank of England).

Bundan sonra Fed yorumlamak isteyen­ler, ana akımda ezber, dogma neoklasik (hat­ta neoliberal) iktisadi görüşlerle değil gün­cel iktisat literatürünü takip ederek yolları­na devam etmek zorundalar. Ortodoks para politikası artık cımbızlı kelimeler, serbest atış noktalı grafikler, uzun metinler ile oluş­mayacak. Tüm bunlar ise merkez bankacılı­ğında yeni bir devir demek. Bir imparatorun dediği gibi “buralarda kalmamak lazım, geçe­lim buraları”. Demişken, sporda uluslararası müsabakalardaki takımlarımız için akıncılar, prens(es)ler, aslanlar, kaplanlar gibi ek sıfat­lara gerek yok. “TÜRK Milli Takımı” her spor dalı için en büyük sıfat zaten.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.172,26 0,28 %
Dolar 47,8818 0,13 %
Euro 55,4009 0,47 %
Euro/Dolar 1,1570 0,36 %
Altın (GR) 6.674,97 -0,44 %
Altın (ONS) 4.376,30 0,58 %
Brent 87,2175 1,58 %