Çocukların şekerini alan zenginlerin, toprağa gömülen donlarla, patates fiyatlarıyla ne ilgisi var

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

2026 IG Nobel Ödülleri açıklandı. İnsanlığın bilim adına nelerle uğraştığını görünce önce güldüm, sonra düşündüm. IG Nobel Ödülleri her yıl ilginç konularda yapılan bilimsel çalışmalara dikkat çekmek için verilen bir ödül.

Bu yıl ödül­ler “öpüşmenin bilimsel tanımını yapanlara, ha­mamböceği sütünün inek sütünden üç kat daha fazla enerji taşıdığını keşfedenlere, yılanın insa­nı neden ısırdığını bulanlara” verildi. Tüm bun­ların yanında Toprak Bilimi Ödülü, 25’ten fazla ülkede 1.000 çift pamuklu iç çamaşırını toprağa gömerek, tarım arazilerindeki tahribata dikkat çeken sosyal deneyli araştırmaya verildi.

Don deneyi, toprak sağlıklıysa donu çürütüyor

Araştırmacılar, iç çamaşırlarının iki ay için­de ne ölçüde parçalandığına bakarak toprakta­ki biyolojik aktiviteyi ve toprak sağlığını değer­lendirmeye çalışırken IG Ekonomi Nobel Ödü­lü sosyal statünün etik hassasiyetini ölçmeye çalışan bir araştırmaya gitti. Ödül, Paul Piff ve arkadaşlarının 2012’de yayımladıkları “Higher Social Class Predicts Increased Unethical Beha­vior” adlı araştırmaya verildi. Türkçe’ye “Daha Yüksek Sosyal Sınıf, Artan Etik Dışı Davranış­lar” olarak çevirebileceğimiz çalışma gerçek bir etik çerçeve sunuyor. Araştırmacılar yedi farklı çalışma üzerinden daha yüksek sosyal sınıftan insanların “trafik kurallarını ihlal etmek, yalan söylemek, hile yapmak, başkalarının malını al­mak ve işyerinde etik dışı davranışları onayla­mak” gibi davranışlarda daha yüksek eğilim gös­terdiğini saptadı.

Sosyal statüsü yüksek olanlar etik konusunda daha mı duyarsız?

Çocuklara ayrılan şekerden kendilerini da­ha yüksek sosyal statüde hissetmeleri sağlanan katılımcılar ortalama 1,17, düşük sosyal sta­tü koşulundakiler ise 0,60 şeker aldı. Toprağın sağlığını donla, insanın etik sınırlarını çocuk­ların şekeriyle ölçen IG Nobel'den iki çürüme. Biri toprağın içinde, diğeri insanlıkta. Bir diğe­ri de patatesin fiyatına duyulan öfkenin gün so­nunda nasıl yok edildiğinde.

Zenginler çocukların şekerini mi çalıyor

Mesele bütün zengin insanların çocukların şekerini almasında değil. Araştırmanın yazar­larından Paul Piff’in dediği gibi “servet ve güç yükseldikçe insanlar başkalarının ihtiyaçlarıyla daha az ilgileniyor, toplumsal hassasiyetlerden uzaklaşıyor olabilir.”

Gizli şeker her yerde

Piff'in araştırması bize yalnızca üst sınıfın davranışını gösteriyor. Asıl büyük soru, gü­cün karşısında yoksulların ne yapacağında. Acemoğlu son kitabında teknolojik dönüşümü yalnızca ekonomik bir mesele olarak değil, de­mokrasi, bilgi, güç ve toplumsal sözleşme açı­sından ele alıyor. Teknooligarşinin risklerine dikkat çekiliyor. Masum gibi görünen şeker ba­zen gösterişli bir sosyal medya videosunda ba­zen bir ayrıcalıkta bazense ruhumuzu okşayan bir suçta gizleniyor. Asıl sorun toplumun şeke­re karşı zaafında.

Sosyal medya yoksullara sunulan bir şeker mi?

Sosyal medya çağımızın en ucuz şekeri mi? Teknoaristokratların yoksullara sunduğu bir lü­tuf değil, onların dikkatini satın alan tekno dö­nüşümün bedelsiz sosyal deney laboratuvarı. Uğruna feda ettiklerimiz paha biçilemez. Kaybe­dilen zaman, yok olan farkındalık, dağılan moti­vasyon, toplumsal çürüme her biri ülkelerin ka­yıp zarar fonuna ilmek ilmek işlenen hasarlar.

Bir şekerle öfkemizi unutuyoruz muyuz?

Pew'in 2025 verileri ABD'de düşük gelir gru­bunda TikTok kullanımının yüksek gelir grubu­na göre daha yaygın olduğunu gösteriyor. Bu el­bette sosyal medyanın yoksullar için bir “şeker” olduğunu kanıtlamıyor. Ancak, düşünmüyor de­ğilim. Dikkatimizi bu kadar kolay satın alan bir sistem, öfkemizi de aynı kolaylıkla tüketilebilir mi? Acemoğlu’nun da dikkat çektiği üzere bir avuç elitin tasarladığı sömürücü yapılar, güç asi­metrisi itiraz etme kapasitemizi azaltıyor olabi­lir mi? Muktedirlerin çocukların şekerini alma­sı bir deneydi. Peki ya bizlere verilen şekerler. Güç sahipleri taviz stratejisiyle servetin, gücün bir bölümünü yoksullara zengin olma umuduy­la pazarlıyor, sosyal medyayı, sosyal yardımları sus payı olarak sunuyor.

Velhasıl, insanlık bir yandan çocukların şe­kerini alan ekonomik elitlerin davranışını öl­çüyor, bir tarafta toprağa don gömüyor. Belki de 2026 IG Nobel'in en büyük ironisi burada. Mesele yalnızca güç sahiplerinin çocukların şekerini almasında değil. Asıl mesele, bize ve­rilen şekerlerle oyalanırken neleri görmediği­miz, hangi öfkeleri çürütüp, hangi geleceği ses­sizce kaybettiğimizde.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.188,07 -0,51 %
Dolar 49,3921 0,04 %
Euro 55,3295 0,07 %
Euro/Dolar 1,1194 -0,04 %
Altın (GR) 6.566,29 -0,44 %
Altın (ONS) 4.143,69 -0,42 %
Brent 104,35 -0,44 %