COP25’e doğru

Filiz KARAOSMANOĞLU
Filiz KARAOSMANOĞLU SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM filiz@itu.edu.tr

2-13 Aralık 2019 tarihlerinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 25. Taraflar Konferansı (COP25) için ev sahibi ülke İspanya. Madrid’de iklim imecesi başlayacak. COP23 (Fiji-Bonn)'ten beri Paris Anlaşması amacına ulaşmak için her bir ülkenin eylemlerinin sayısal ortaya konması, iklim değişimine karşı küresel mücadelede nerede olunduğunun saptanması, birlikte çalışma ve katılımı yüksek şeff af görüşmeler gereği temelinde "Talanoa Diyaloğu" ilerliyor.

“Talanoa”, beceri öğretmek, sorun çözmek, ilişki kurmak, ilişki sürdürmek, bilgi toplamak, vaaz vermek gibi amaçlarla yapılan resmi ya da arkadaşça sohbet etme, fikir paylaşma demek olan Pasifik'ten gelen bir sözcük. Talanoa Diyaloğu, “Neredeyiz? Nereye Gitmek İstiyoruz? Oraya Nasıl Varacağız? sorularına cevabı görünür ve Paris Anlaşması'nda oluşturulan "Uyum İçin Teknik İnceleme Süreci (TEP-A)" sonuçlarını temel alarak sürmekte. TEP-A iklim esnekliğini güçlendirme, kırılganlıkları azaltma, uyum eylemlerini anlaşılır kılarak uygulamalarını artırma somut fırsatlarını Teknik Uzman Toplantıları (TEMs) ile belirlemekte. 25-26 Haziran 2019’da özel sektör de dahil “Uyum Finansmanı” temasıyla uzmanlar Bonn İklim Değişikliği Konferansı sürerken toplandı. Uyum eylemleri için erişilebiliryeterli- öngörülebilir finansman yine vurgulanırken, hassas-savunmasız ülke, grup ve toplulukların uyum finansmanı da görüşüldü.

BM Çevre Programı (UNEP) ilk Uyum Finans Açığı Raporu, 2014'te yayınlamıştı. 2016'daki güncelleme ile 2030 yılında uyum finansmanı maliyetinin 140-300 milyar dolar/yıl olacağı ön görülmüştü. Devasa bir akçe. Uyum Finans Açığı “Belirli bir uyum hedefine ulaşmanın maliyetiyle, bu uyumu gerçekleştirmek için mevcut finansman miktarı arasındaki fark" olarak tanımlanmakta, finansmanın amaç değil bir araç olduğu belirtilerek, fonlarının var olmasının iklim esnekliğini artırma, kırılganlığı azaltmanın garantisi olmadığı da öne çıkarılmakta.

Buradan iki çıkarım yapılabilir: Her birimizin sürdürülebilir yaşam kültürü ile karbon ayak izini azaltması ve ülkelerin önce Talanoa Diyaloğu, sonra müzakerelerde iklim finansmanı için gerçekçi uygulanabilir- teknik bilimsel tabanı güçlü çözümlere ulaşabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması. Çünkü Bonn İklim Değişikliği Konferansı ardından dendiği gibi "Bilim pazarlık konusu değildir.”

İklim müzakerelerinde finansman pazarlıkları, fonlar mühim. 25 Ekim 2019 günü, Paris’te dünyanın en büyük iklim fonu olan Yeşil İklim Fonu (GCF) için 27 ülke, önümüzdeki dört yılda gelişmekte olan ülkelerin uyum eylemlerinde kullanılma, özellikle en savunmasızların yararına olmak üzere 9,78 milyar dolar sözünü "İklim değişimiyle yüzleşmek esastır" diyerek verdi. İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya ve İsveç en çok katkı koyuyor. Yüksek bir akçe. "Harekete Geçme Zamanı" özdeyişiyle ilerleyecek COP25'te, BM İklim Değişikliği Finansı Daimi Kurulu (SCF), uzun vadeli iklim finansmanını, konferans için GCF ile Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından hazırlanan raporları gündeme getirecek. Ülkemiz için bu fonlar ve Türkiye konusu öncelik. Çünkü ülkemizin iklim esnekliği için, iklim değişimine direnci için akçeye ulaşmak gerek. COP25 Türkiye Heyeti'mizin yolu açık, hareket enerjisi yüksek, müzakere gücü kuvvetli olsun.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Sadık eski dostumuz 07 Aralık 2020
100. yazı 16 Eylül 2020
Gıda, yem, lif 17 Haziran 2020