COP31 için “Gençlik İklim Manifestosu”
Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi COP31’in Türkiye’de gerçekleşmesi sürecinde “gençlik katılımı” ön plana alınıyor.
Gençlerin iklim politikalarına katkısını güçlendirmek için 21 Mayıs 2026 tarihinde düzenlediğimiz “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı” ile, İstanbul’daki 23 üniversiteden 200 öğrenci, Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü akademik desteği ve ev sahipliğinde buluştu.
Hedefimiz gençlerin görüşlerinin yer aldığı çalıştay sonuç raporunu, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunmaktı.
“Kaynak Verimliliği ve Ekosistem, Kentsel Yaşam ve Kapsayıcılık, Teknoloji ve İnovasyon, Finansman ve Uyum” çalışma gruplarında gençler, akademisyenlerin kolaylaştırıcılığıyla fikirlerini paylaştı. “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı Etki Raporu” hazır. Gençler diyor ki:
“Kaynaklarımızı tüketen değil, döngüsel kullanan, doğayı koruyan ve gençlere yeşil beceriler kazandıran bir üretim ve yaşam modeli istiyoruz. Bizim için iklim dostu kent, yalnızca yeşil değil; herkes için erişilebilir, güvenli, adil ve yaşanabilir kenttir. Teknolojiyi iklim çözümüolarak kullanırken teknolojinin çevresel etkilerini de hesaba katmalıyız. Yeşil dönüşüm sadece hedef koyarak gerçekleşmez; finansman, adil geçiş ve güçlüyönetişim gerekir.”
COP31’e giden yolda gençlerin 12 Çağrısı
COP31 için “Gençlik İklim Manifestosu” da hazır:
1 İklim krizini eğitim sisteminin merkezine alalım. İklim okuryazarlığı herkes için temel bir hak olsun, okul öncesinden üniversiteye kadar yaygınlaşsın.
2 Gençleri geleceğin değil, bugünün kararlarına dahil edelim. İklim politikalarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerine gerçek ve anlamlı katılımı sağlayalım.
3 Herkese adil, erişilebilir ve yaşanabilir kentler tasarlayalım. Kentleri altyapı ve büyüme ile birlikte sosyal adalet, erişilebilirlik, güvenlik, kamusal yaşam ve ekolojik bütünlük üzerinden planlayalım.
4 Suyu ve doğal kaynakları gelecek nesiller için koruyalım. Kaynak verimliliği sistemlerini yaygınlaştırarak su krizine karşı dirençli bir Türkiye inşa edelim.
5 Doğayla uyumlu üretim ve tüketim modeline geçelim. Döngüsel ekonomiye geçişi hızlandıralım.
6 Tarımı ve gıda sistemini iklim krizine hazırlayalım. Doğayla uyumlu ve gençlerin de içinde olduğu bir sisteme geçelim.
7 Biyoçeşitliliği kalkınmanın ön koşulu kabul edelim. Ekonomik büyümenin temelinde yer alsın.
8 Temiz enerjiye geçerken kimseyi geride bırakmayalım. Yenilenebilir enerjiye yatırımı artırırken fosil yakıtlardan çıkışın sosyal ve ekonomik etkilerini gözetelim.
9 Adil geçişi gerçek bir politika haline getirelim. Yeşil dönüşümden etkilenen çalışanları koruyalım. Beceri kazandırma programları, geçiş fonları ve yeni istihdam olanakları oluşturalım.
10 İklim finansmanını erişilebilir, şeffaf ve hesap verebilir hale getirelim. KOBİ, genç girişimci ve yerel aktörün yeşil finansmana erişimini kolaylaştıralım. Kamu ve özel sektör kaynaklarının iklim hedefleri doğrultusunda etkin kullanılmasını sağlayalım.
11 Teknolojiyi iklim için kullanalım, iklim üzerindeki etkisini de unutmayalım.
12 İklim eylemini hep birlikte ve hesap verebilir şekilde gerçekleştirelim. Kamu, özel sektör, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum, çalışanlar ve gençler arasında güçlü iş birlikleri kuralım. İklim taahhütlerini ölçelim, izleyelim ve sonuçlarını toplumla paylaşalım.” Şimdi bizim görevimiz, gençlere söz verdiğimiz gibi, gençlerin sesini COP31 sürecine taşımak için, İklim ve Gençlik Çalıştayı Raporu’nu İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunmak ve sunmaya gidiyoruz.