Corona'nın taçlandırdığı ihracat

Şefik ERGÖNÜL
Şefik ERGÖNÜL İHRACAT SOHBETLERİ sefik@utided.org

Öyle görünüyor ki 2021 yılı sonunda yakalayacağımız ihracat rakamı, 2023 yılı için belirlenen 226 milyar ABD Doları hedefine iki yıl önce yaklaşmamızı sağlayacak.

İhracatımız çok keyif verici ve bir hayli gururlandırıcı bir seviyeye geliyor.

Hep söylediğim gibi mesleğe başladığım yılların Türkiye ihracatı olan toplam 1,5 milyar ABD doları ile bu rakamları kıyasladığımızda, o yıllardan bu yana, yaklaşık 150 kata varan bir artıştan söz edebiliriz ki sevinmemek ve gurur duymamak mümkün değil.

Varılan bu rakamın heyecanının ve büyüsünün cazibesinden uzak durmaya çalışarak, bu artışın korunabilmesi ve hatta daha da hızlandırılabilmesi için olaya tarafsız bir gözle bakmaya ve yorumlamaya niyet edelim…

2020 yılının 18 Şubatında yayınlanan sohbetimizde bakın ne söylemişiz. " …Çin kaynaklı tedarik zinciri sıkıntısı yaşayacak olan ülkelerin resesyon hesaplamaları yapılmaya başlandı bile. Çin’den ithalat yapan ülkelerin firmaları, virüsün yarattığı panikle, alternatif tedarik kaynakları aramaya başlamışlar. Özellikle Avrupa ülkeleri gibi, Türk malının kalitesini ve Türk firmalarının çalışma tarzını bilen ülkelerin alıcıları, Çin’den kesilecek olan tedarik kaynakları için Türk üreticilerini B planı olarak düşünmeye başladılar.

Hatta başlamadan öte hızla hareket ederek siparişe geçtiler bile dersek olayı pek de abartmamış oluruz."

Türk ihracatçısının yelkenlerini dolduran rüzgâr böyle esmeye başlamıştı ve halâ esmeye devam ediyor. Bunu değerlendirebilen ihracatçılarımız da pupa yelken dümen tutuyorlar. Aralıklarla ve zamanı denk geldiğinde vurguladığım bir konu da Türkiye ihracatının önde gelen sorunlarından birisinin “Sürdürülebilirlik” olduğudur.

Bu sohbetimize “Corona'nın Taçlandırdığı İhracat” başlığını vermemin nedeni de budur. İhracatçılarımızın başarısını yadsımayı aklımdan bile geçirmem.

Düşüncem, amacım ve çabalarım hep bu başarıların artması ve özellikle “Sürdürülebilir” olmasıdır. Bu nedenle bugünkü başarının tacı olarak Corona'ya işaret ediyorum.

Yanlış anlaşılmak istemem…

Tekrar edeyim, başarı Corona'ya mahsus değildir amma beklenmedik bir şekilde artan ivmesi ve eriştiği yüksek hızın bundan etkilenmediğini söylemek yanlış olur.

O zaman ne demek istiyorsun diyecek olanlara cevabım çok basit…

Gelin bu ivmeyi koruyalım ve hızımızı da arttıralım.

Omicron çıkmasaydı Çin bugün ekonomisini bir hayli düzeltmiş ve küresel pazarlardaki sesini tekrar eskisi kadar çıkarmaya başlamış olacaktı.

Bu da bizim bugünkü ihracat başarımızı kaçınılmaz bir biçimde gölgeleyecekti.

Biz Türk ihracatçılarına düşen en önemli görev, önümüze gelen ve yoğun bir şekilde değerlendirmeye başladığımız fırsatları kullanmak ve kendimizi “Güvenilir tedarikçi” olarak kanıtlamak. Bunu ne kadar başarabilirsek, yarın işler düzelip ortam normale döndüğünde bize gelmiş olan alıcılara, Çin ile diğer Uzak Doğu tedarikçilerine o kadar alternatif olabileceğimizi kanıtlarız ve bugün yakaladığımız ivmeyi korur ve hatta eriştiğimiz hızı arttırabiliriz.

Öte yandan unutmamamız gereken ve üreticilerimizin büyük bir ciddiyetle farkında oldukları bir konu da bizlerin de bize gelen alıcıların yaşadığı sıkıntılardan payımızı aldığımız ve alacağımız konusudur. Çünkü gerek hammadde ve gerekse ara malları konusunda, oldukça büyük ölçekte yurt dışı kaynaklara bağlıyız.

Bu nedenle bizler de alternatif kaynakları değerlendirmeli, üretimimiz için girdi güvencesi sağlayıp alıcılarımızı yolda bırakmayarak, güvenilir tedarikçi niteliğimizi pekiştirmeliyiz.

Her fırsatta vurgularım, benim Türk üreticisine inancım tamdır.

Yıllar içerisinde üretmeyi çok iyi öğrendiğimizi biliyorum.

Satış konusunda da o kadar iyi olduğumuzda, 500 milyar ABD Doları bile bize az gelecektir…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Afrika'nın cazibesi 26 Nisan 2022
OFAC ve yaptırımlar 19 Nisan 2022
Yaptırımlar ve Rusya 12 Nisan 2022
Nereden nereye? 28 Mart 2022