COVID-19’da alarm zillerini duyan var mı?

İsmet ÖZKUL
İsmet ÖZKUL KRİTİK AÇI ismetozkul@gmail.com

COVID-19’da vaka oranı ve sayısında, kısmi ve tam kapanma uygulanan dönemin rekorları aşılırken tam serbestlik hali sürüyor. Son 2 haftada artış roket hızında.

Enflasyon ve döviz kurlarındaki yangın son dönem kaçınılmaz olarak gündemimizin ilk sırasını kaplıyor. Bu sırada bir diğer yangın felaket derecede alevlenmiş durumda: COVID-19 yangını.

Sayfadaki grafik COVID-19 salgınındaki bir yıllık gidişatı gösteriyor. Grafiğin son ucundaki olağanüstü tırmanış kulakları sağır edecek şiddette bir alarm zili niteliğinde.

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük vaka sayılarından yaptığımız hesaplamaya göre, 9 Ocak itibarıyla son 7 günlük vaka sayısının nüfusa oranı yüz binde 509’u buldu. Aynı tarih itibarıyla son 7 günlük vaka sayısı da 425 bin 651 oldu.

Bu iki rakam da COVID-19 salgını boyunca 9 Ocak tarihine kadar gördüğümüz en yüksek rakamlar. Bundan önceki en yüksek rakamları 20 Nisan 2021 tarihinde görmüştük. O tarihte son 7 günlük vaka sayısı 421 bin 864, vaka oranı ise yüz binde 504.54 olmuştu.

Nisan 2021’de vaka sayıları bu düzeydeyken kısmi ve tam kapanma uygulanıyordu. 14-29 Nisan arasında kısmi kapanma ve ardından 29 Nisan-17 Mayıs arasında da tam kapanma uygulanmıştı. Şimdi vaka sayıları aynı rekor düzeye fırladı ama hala tam serbest düzen sürüyor.

Ürkütücü olan bir nokta da son iki haftada vaka sayısının adeta roket gibi artmış olması. 24 Aralık’ta yüz binde 155.4 olan vaka oranı, iki hafta içinde 7 Ocak haftasında 440’ı fırladı. Bundan sadece iki gün sonra 7 günlük vaka oranı 509’a ulaştı.

Böylesine korkunç bir vaka artış hızına karşın topluma “aşı olun, dikkatli olun” tavsiyelerinin dışında hiçbir düzenleyici önlemin alınmamış olması, gidişatın vahametini artırıyor.

Verilerin ortaya koyduğu bir önemli gerçek de grafiğin yanındaki tablolarda görülüyor.

31 Aralık 2021 haftasında vaka yoğunluğu en yüksek 10 ilin tamamı aşılanma oranı açısından Sağlık Bakanlığı’na göre “mavi” kategoride, yani en güvenli iller sayılıyorlar. İlk sıradaki Eskişehir’de 18 yaş ve üstü nüfusun yüzde 85.3’ü en az iki doz aşı olmuş. Eskişehir aşılanma oranında en iyi 7. il durumunda. Buna rağmen vaka oranı yüz binde 825.92 gibi korkunç bir düzeye çıkabilmiş.

Vaka oranı en yüksek 10 il içinde İstanbul dışındaki 9 ilin tamamında aşılanma oranı yüzde 80’in üzerinde.

31 Aralık itibarıyla vaka sayısı bir hafta öncesine göre en hızlı artan 10 ilin de birkaç istisna hariç tamamı aşılanma açısından “mavi” kategoride. Vaka sayısı bir haftada yüzde 371 gibi akıl almaz bir sıçrama kaydeden İzmir’de aşılanma oranı yüzde 84.1 düzeyinde. Haftalık vaka artış hızı yüzde 249 olan Aydın’da aşılanma oranı yüzde 84.2, vaka artış hızı yüzde 220 olan Muğla’da aşılanma oranı yüzde 86.2.

Vaka yoğunluğu ve artış hızlarıyla aşılanma oranları arasındaki bu çelişki, salgınla sadece aşılama ile başa çıkılamayacağını, aşılamanın sonucu garanti altına almaya yetmediğinin, yetmeyeceğinin açık bir göstergesi.

Verilerden yansıyan alarm verici bir durum ise gerek vaka oranında, gerekse artış hızında en kötü durumdaki illerin çoğunun nüfus yoğunluğu yüksek iller olması. Bu da idari önlemler alınmadığı veya geciktiği ölçüde yangının iyice kontrolden çıkacağı anlamına geliyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar