Cumhurbaşkanı yine ”Ey TÜSİAD“ dedi

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Bir süredir attığı dış politika adımlarıyla sorunlu olduğumuz ülkelerle ilişkilerin yumuşatılmasına gayret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’ya girmek isteyen İsveç ve Finlandiya’ya karşı, terör örgütlerine destek verdikleri ve bize silah satmadıkları için ‘’veto hakkını’’ kullanacağını açıklamıştı. Oysa sorunlu olduğumuz BAE, Mısır, İsrail, Suudi Arabistan gibi ülkelerle sorunların çözümü için yeni bir müzakere dönemi başladığına inanmıştık.

Son dönemde dış politika adımları da bu yöndeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Temmuz FETO darbesinin finansörü olduğunu iddia etiği Birleşik Arap Emirliklerini ziyaret etti. Kaşıkçı cinayetinin sorumlusu gördüğü Suudi Arabistan’a mahkeme dosyasını gönderdi. Mısır’la ilişkilerde yeni diplomasi yolunu aştı. Mavi Marmara cinayetlerinin ardından bozulan İsrail ilişkilerini “ebedi düşmanlık olmaz” diyerek, yeniden başlattı. Kızgınlık demeçleri verdiği AB konusunda “üyelikte kararlılık” ifadesinde bulundu.

Bütün bunlar yaşanırken,NATO Genel Sekreteri terör örgütlerine destek konusunda İsveç ve Finlandiya’ya serzenişlerde Türkiye’nin haklı olduğunu belirterek, bu ülkelerin uyarımıza uygun adımlar atmaları yönünde bizimle müzakere yapmaları gerektiğini açıklamış ve diplomasi yolunu önerdi.

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in Nato üyelik başvuruları konusunda haklılığı diplomasi yoluyla sürdürmesi gerektiğini öne sürenlere ise kızgın demeçler vermeyi sürdürüyor.

Son olarak TÜSİAD yönetimine şöyle dedi:

-Ey TÜSİAD’ın başına gelen beyefendi. Sen bize dış politikada ders veremezsin. Sen daha çıraksın. Dün bir, bugün iki, haddini bil!

Oysa, TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği konusunda diplomasi yolunu önererek şu açıklamayı yapmıştı :

-En haklı olduğumuz konularda bile çıkarlarımızı korurken tercih ettiğimiz yöntem, amaca varmamızı kolaylaştıracak şekilde formüle edilmelidir. Bu bağlamda İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelikleri konusunda Türkiye’nin dille getirdiği sıkıntıların ve taleplerin müzakere yoluyla, karşılıklı anlayışı geliştirerek ve ittifak ruhuna uygun şekilde çözülebileceğini ümit ediyoruz.

Ekonomik konularda atılacak adımlarla, reformist yaklaşımla kurumların güçleneceğine, sağlamlaşacağına inandığını açıklayan Turan, AB ilişkilerinin düzelmesinin salt ekonomik gelişmelere bağlı olmadığını vurguluyordu.

Turan’ın açıklamaları için “Doğru söze ne denir?” diye düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu uyarı ve önerileri, ”Ey TÜSİAD Başkanı…’’ diye başlayan, ”Sen daha çıraksın, bize ders veremezsin” diye devam eden bir şekilde değerlendirmesini ise ‘’en hafif deyimle’’ yadırgadım.

Herkes, “Barika-ı hakikatin müsademe-i efkârdan çıkar ” (Hakikat güneşi fikirlerin çarpışmasından doğar )sözlerini tarihi bir gerçek olarak bilir.

Fikirler çarpışacak ki doğru yol bulunsun…

GÜNÜN SÖZÜ:

Dış politikada yumuşama gösteren AK Parti iktidarı, iç politikada empati geliştirmeden siyasal yumuşamayı nasıl sağlayacak ki ?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yine Kavala davası… 11 Ağustos 2022
Cevabı zor sorular… 03 Ağustos 2022
Şili'nin yeni anayasası 01 Ağustos 2022