Dakikada ortalama 5,8 milyon TL faiz ödemesi
Parasal sıkılaştırmanın ilk döneminde rekor düzeylere yükseltilen, son bir buçuk yılda ise jeopolitik risklerin baskısı altındaki küresel konjonktür nedeniyle düşürülemeyen faiz oranları ve giderek artan kamu borçlanma ihtiyacı dolayısıyla Hazine’nin gitmek zorunda kaldığı yoğun borçlanmalar, bu yılın ilk beş ayına kartopu gibi büyümüş rekor bir faiz yükünü miras bıraktı.
Yerel yönetimler ve sosyal güvenlik kurumları dışındaki devlet birimlerini kapsayan merkezi yönetimin önceki dönemlerdeki iç ve dış borçlanmalar için gerçekleştirdiği faiz ödemeleri ocak-mayıs döneminde yüzde 51,1’le diğer bütçe harcamalarının çok üstünde bir artışla 1 trilyon 262 milyar 642,1 milyon liraya ulaştı. Ocak-mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre 426,9 milyar lira daha fazla faiz ödemesi gerçekleşti.
Günde ortalama 8,4 milyar TL
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre merkezi yönetim bütçesinde faiz olarak bu yıl aylar itibarıyla en yüklü ödeme 456,4 milyar lira ile ocak ayında yapıldı. Şubatta 183,7 milyar, martta yaklaşık 236 milyar, nisanda 257,6 milyar ve mayıs ayında 128,9 milyar lira faiz ödendi. Buna göre anılan dönemde merkezi yönetimin aylık ortalama faiz ödemesi 252,5 milyar liraya oldu. Bu da hafta sonları dahil 151 güne bölündüğünde günde ortalama 8 milyar 361,9 milyon, saatte ortalama 348,4 milyon, dakikada ortalama 5 milyon 806,9 bin ve saniyede yaklaşık 96 bin 781 liraya denk geliyor.
Ocak-mayıs döneminde merkezi yönetimin faiz ödemeleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50’nin üzerinde artarken, bütçenin asıl omurgasını oluşturan personel giderleri, cari transferler, yatırım harcamaları gibi kalemleri kapsayan faiz dışı harcamalar ise yüzde 34,8 oranındaki bir artışla 6 trilyon 72,1 milyar lira oldu. Böylece toplam bütçe gideri beş ayda yüzde 37,4 artışla 7 trilyon 334,7 milyar liraya ulaştı.
Ocak-mayıs dönemleri itibarıyla 2024’te yüzde 12,8 olan, 2025’te yüzde 15,7’ye yükselen faiz ödemelerinin toplam bütçe harcamaları içindeki payı, bu yıl aynı dönemde yüzde 17,2’ye kadar çıktı. Bunun, son on yedi yılın en yüksek düzeyi olduğu belirlendi. Ancak faizin payının bu yıl geldiği seviyede, artan faiz oranları ve yoğun borçlanmalara bağlı olarak faiz ödeme yükündeki yaşanan artışın yanı sıra, faiz dışı bütçe harcamalarındaki ve dolayısıyla toplam bütçe giderlerindeki artışın görece hız kesmesi de etkili.
Verginin dörtte birini yuttu
Bu yıl ilk beş ayda toplam bütçe gelirleri ise 5 trilyon 304,1 milyarı vergi tahsilatı olmak üzere 6 trilyon 277,7 milyar liraya ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre vergi gelirleri yüzde 32,4, toplam bütçe geliri yüzde 33,9 arttı. İlk beş aylar itibarıyla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da vergi ve toplam bütçe gelirlerindeki artış faizdekine göre çok daha düşük kaldı, bunun sonucunda faize giden vergi oranı yükseldi. 2024’ün ocak-mayıs döneminde yüzde 14,7 olan, geçen yıl aynı dönemde yüzde 17,8’e yükselen faiz ödemelerinin bütçe gelirine oranı bu yıl ilk beş ayda yüzde 20,1’e ulaştı.
Faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranı ise ilk beş aylık dönemler itibarıyla son üç yılda yüzde 17,4’ten yüzde 20,9’a ve yüzde 23,8’e kadar ulaştı. Buna göre ilk beş aylık dönemde devletin toplam bütçe gelirinin beşte birinden fazlasını, vergi gelirinin ise yaklaşık dörtte birini faiz yuttu. Beş aylık faiz gideri dışarıda tutulduğunda merkezi yönetim bütçe dengesi 205,6 milyar liralık bir fazla ile sonuçlanırken, faiz ödemeleri yüzünden 1 trilyon 57 milyar liralık açık verildi.
Yıllık hedef yüzde 14,4
Geçen yıl eylül ayında hazırlanan 2026-2028 dönemine ait Orta Vadeli Program’da (OVP) bu yılın tümünde toplam merkezi yönetim bütçe harcamalarının 8 trilyon 978,8 milyar, bunun içinde faiz giderinin 2 trilyon 741,7 milyar lira olacağı öngörülmüştü. Buna göre yılın tümünde faiz ödemelerinin bütçedeki payına ilişkin öngörülen oran yüzde 14,4 düzeyindeydi. İlk beş ayda yıllık hedefe göre toplam bütçe harcamalarında yüzde 38,6, faiz ödemelerinde ise yüzde 46,1’lik gerçekleşme yaşandı.
Bu dönemde toplam bütçe harcamalarında gerçekleşen tutar yılın tümünde öngörülen tutara göre düşük kaldı, faiz giderlerindeki ise yıllık hedefe göre daha yüksek. Bu da faizin bütçedeki payının öngörülene göre daha hızlı bir yükselişle yüzde 17’yi aşmasında etkili oldu. Toplam bütçe harcamalarında yılın tümünde beklenene göre daha düşük bir artış ivmesi yaşanmasında ise faiz dışı harcamalardaki gerçekleşmenin ilk beş ayda düşük kalmasının etkisi bulunuyor.
Ocak-mayıs itibarıyla yıllık hedefe göre gerçekleşme vergi gelirlerinde yüzde 38,3, toplam bütçe gelirlerinde ise yüzde 38,6. Başlangıç hedeflerinde yüzde 19,8 öngörülen faiz ödemelerinin vergi gelirine oranının yüzde 23,8’e çıkmasında da faizdeki artışın vergi tahsilatındakinden yüksek olması etkili.
Son iki yılda büyüme hızlandı
Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinin yaşandığı 2001’de yıllık bütçe giderlerinin yüzde 50’sine yaklaşan faiz giderinin payı, izleyen dönemde kademeli düşüşle 2008’e kadar olan dönemde yaklaşık dörtte bir düzeyinde seyretmişti.
2009’da yüzde 20’nin altına, 2010’da yüzde 16,4’e, 2015’te yüzde 10,5’e düşen faizin bütçedeki payı, sonraki yıllarda da sürekli gerileyerek 2017 itibarıyla yüzde 8,4’e kadar inmişti. Covid 19 pandemisinin küresel ticaret ve ekonomik ilişkileri olumsuz etkilediği 2020 yılında yeniden artarak yüzde 11,1’e, salgının büyüyerek devam ettiği 2021’de yüzde 11,3’e çıkan faizin payı, normalleşme sonrası 2023’te yüzde 10,2’ye gerilemişti.
Aşırı yükselen faiz ve yüklü borçlanmalarla merkezi yönetim borç stokunda rekor büyümenin damgasını vurduğu 2024 yılında ise söz konusu oran yüzde 11,8’e yükseldi. Bu ivme 2025’te de devam etti ve oran yılın sonunda yüzde 14’e ulaştı. Bu yılın ilk beş ayında faizin bütçedeki payının yüzde 17,2’ye ulaşması ise özellikle son iki yıldaki kayda değer sıçramaya işaret ediyor.


