Dalya – Babe Ruth’un eve dönüşü: Otomotiv ve cari açık
Ne kadar dövsen ne kadar nefret etsen de. Umursamam artık. Çünkü anladım: Umurlarında bile değiliz.” Michael Jackson
Michael Jordan attığı her iki şutun birini kaçırdı. Babe Ruth sopasını her 3 sallayışının ikisinde topu ıskaladı. Didier Drogba Galatasaray’da yalnızca iki sezon kaldı. Hagi’nin hikâyesi beş sene sürdü. Monaco’ya çektiği o şutla hafızalara kazınan Cevad Prekazi’nin kariyeri bir anda sisin içine karıştı. Bugün tribünleri titreten Mauro Icardi’nin bile bir gün bavulunu toplayıp gideceği çoktan yazılıydı.
Hayat bazen skorborda bakarak değil, soyunma odasının sessizliğinde anlaşılır. Türk hariciyesinin efsane isimlerinden İsmail Cem’in dediği gibi: “Daha fazlası da olabilirdi. Buna da şükür.”
Her vuruş isabet kaydetmez
100 yazıdır Ekonoritmiks’te çeşitli trendleri, ayrışmaları ve senkronizasyonları takip ediyoruz. Elektrifikasyon temasında izlediğimiz iki trend söz konusu:
1.Tüketicilerin değişen motor tercihi (“Araba Sevdası”, 5 Mayıs 2025), ve
2.Fosil yakıtlardan uzaklaşma (“Dinozor Fosilleriyle Rekor Kırılmaz”, 5 Mart 2026).
Geçtiğimiz hafta içerisinde Ticaret Bakanlığı otomotiv sektörüne yönelik pekiştirici bir açıklama yaptı. Bakanlığın açıklamasının, Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği’nin Ocak – Nisan dönemine ilişkin sayısal verileriyle dikkatli okunması gerekiyor. OSD’ye göre adet bazında binek araç ihracatı %27 azalırken toplam araç ihracatı %9 gerilemiş durumda. Bakanlığın açıklamasında rekor kırıldığı belirtilen geçtiğimiz yıl da aslında otomobil ihracatında adet bazında düşüş yaşanmıştı.
Buna karşın ticari araç üretim ve ihracatında belirgin bir artış yaşanıyor. Hafif ticari üretimi %17, ağır ticari üretimi ise %20 arttı. Beraberinde toplam ticari araç ihracatı da adet bazında %15 artış kaydetti.
OSD verisi, değer zincirinin entegre üretim ve nihai araç tarafına ışık tutuyor. Entegre ağır sanayi tesislerinden çıkan ürünleri açıklıyor. Zaten Türkiye’nin PMI verisi de uzun süredir 50 eşiğinin altında seyrediyor.
Uludağ verisi ise zincirin tedarik tarafına ışık tutuyor. Birliğin açıkladığı verilere göre tedarik sanayi ihracatı %7 artış kaydetmiş durumda. KOBİ’lerin ölçek esnekliğinden faydalanarak ihracatta entegre tesislere göre daha iyi konumlandıklarını değerlendiriyorduk. SAMEKS’in bazı dönemlerde PMI’a göre daha dirençli sinyaller vermesi de KOBİ ölçeğinde ayrışma ihtimalini canlı tutuyor.
Elektrik çağında değer zinciri
Bakanlığın açıklamasına eşlik eden dış veriler mevcut. Geçtiğimiz hafta ana pazar konumundaki Avrupa Birliği’nde yeni araç tescil verisi açıklandı. Nisan ayındaki %5,1’lik artışla çıkış serisi üçüncü ayına taşındı. Avrupa’da otomobil pazarı hayli hareketli. Çünkü tüketiciler mevzuatın da tesiriyle elektrifikasyon modasına ayak uyduruyorlar: Elektrikli segment artışı %38 oranında! Ancak Türkiye’nin entegre tesislerin ana doğrultusu içten yanmalı motor.
Bu nedenle Avrupa’da pazar böylesine canlıyken binek araç ihracatında gerileme normal. Buna karşın tedarik sanayisi esnekliğiyle elektrifikasyona ayak uydurabiliyor. Dolayısı ile de Bakanlığın açıklamasındaki gibi rekor serisi sürebilir. Zaten otomotiv sanayisinin değerlendirdiğimiz Ocak – Nisan döneminde toplam ihracat bedeli geçen seneye göre %9 artışla 13,8 milyar ABD Doları tutarına yükseldi.
Skorbordun görünmeyen tarafı
Resmi tamamlayabilmek için iki veriye daha ihtiyaç var. İlki Çin’den geldi: Ham petrol ithalatı hızla düşüyor. Sebep aynı: Elektrifikasyon. Çin, yıllardır enerji ihtiyacında yapısal dönüşümle fosil yakıtlardan uzaklaşarak bağımlılığını azaltıyor. Zaten petrol fiyatlarındaki Hürmüz sonrası arz rahatlamasına bağlı düşüş beklentisini geçtiğimiz hafta değerlendirmiştik.
Diğer veri, TÜİK’den geldi. TÜİK’in dış ticaret endeksleri genel ihracatta miktar kaybına karşın birim değer artışını gösteriyor. Değer etkisi ve Euro kuru kompozisyonu otomotivde adet düşüşüne rağmen tutar artışını açıklayan kanal. Bu da asıl önemlisi ticaret hadlerinde iyileşme demek! Geçtiğimiz yıl 104,2 ticaret haddi ile çalışan imalat sanayisinin haddi bu yılın ilk çeyreğinde ortalama 109,5 değerine yükselmiş durumda.
İlk bakışta Hürmüz sonrası yükselen enerji faturası nedeniyle cari dengede geçici bir bozulma yaşanıyor gibi görünebilir. Ancak dış ticaret hadlerindeki iyileşme ve otomotiv başta olmak üzere yüksek katma değerli ihracatın desteğiyle söz konusu baskının yönetilebilir seviyelerde kalması mümkün görünüyor.
Sonuç: Home run
Babe Ruth, sopasını her üç sallayışının yalnızca birisinde topa isabet kaydedebiliyordu. Ancak denk getirdiğinde topu stadyumun dışına yollayabilen isimdi; o zaman da rahat rahat eve dönüyordu (home run). Türk sanayisi ve ihracatının Babe Ruth’u hiç kuşkusuz otomotiv sektörü. Cari denge açısından da stratejik önemini koruyor. Her salınım isabet etmese bile değeri yüksek birkaç vuruş bazen bütün maçın sonucunu değiştirebiliyor.
1907 Nobel edebiyat ödüllünün sahibi Rudyard Kipling’in dizelerini Türkçe’ye kazandıran Bülent Ecevit’in çevirisindeki gibi: “Zafer ve bozgun, bu iki yalancı, ikisi de gözünde bulmazsa değer; … Senindir bütün dünya ve nimetleri, üstelik, oğlum, adam oldun demektir.”


