Değer zincirinin güçlü halkası: Çiftçiler
Doyabildikçe ayakta kalabiliriz. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gıdanın geleceği için yol haritasını sunuyor. İklim krizinin tarıma etkileri artıyor, kırsal nüfus yaşlanıyor ve azalıyor. Oysa sürdürülebilir kalkınmanın ana aktörlerinden biri çiftçiler. “Açlığa Son, Sorumlu Üretim-Tüketim, İklim Eylemi, Karasal Yaşam” amaçlarının gerçekleşmesinde “doğru tarım” anahtar niteliğinde. Çiftçi sürdürülebilir üretim için toprak sağlığını koruyan teknikleri bilirse, iklim değişikliğinin getireceği riskleri görebilirse, biyoçeşitliğin değerini anlayarak bilinçli adımlar atabilirse amaçlara ulaşabiliriz.
Büyük tedarikçilerin değer zincirinin önemli halkalarından olan çiftçiye doğru bilgi, uygulama desteği ve yaygınlaştırma olanağı sunması güçlü etkiler yatabilir.
Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde dönüşümü amaçlayan PepsiCo Türkiye ve Doğa Koruma Merkezi DKM iş birliğiyle yürütülen “Bir Damla Bir Dünya” projesi çiftçilere ulaşıyor.
DKM Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Zeydanlı “Tarımın su tüketimindeki payı %79. Su verimliliği ve üretim arasında denge kuran modellerin gerçekleşmesi için güçlü iş birliklerine ihtiyaç var.” diyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay ise; Manisa, İzmir ve Tarsus’ta damla sulama uygulamasıyla 2024 yılında Manisa fabrikasında kullandıkları suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdıklarını belirtiyor. Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilere iklim değişikliği, kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması eğitimleri veriliyor. Tasarruflu sulama yöntemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ve toprakta organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretiliyor.
Tarımda gerçek ilaç: Zihniyet Dönüşümü
Asıl mesele zihniyet dönüşümü. “Daha çok” yerine “daha sürdürülebilir” üretim bilincine geçmek. Yılların alışkanlıklarının ve daha çok gübre, daha çok su, daha çok kimyasal ile verimin artacağı inancının değişmesi. İlk adımı atan yerel liderlere, cesur öncülere ihtiyaç var. DKM Toprak ve Su Programı Koordinatörü Melike Kuş’un şu sözleri etkileyici: “Çiftçinin beyni gözündedir.
Çevresinde gördüğünü yapar, birbirinden öğrenir. Yeni bir yöntemde lider çiftçiye ihtiyaç olur. Sonucu görenler onu takip eder.” Projeye katılan öncü çiftçilerden Kayhan Keklik deneyimlerini şöyle paylaşıyor: “Damla sulama ile bitkinin ne kadar suya ihtiyaç duyduğunu daha iyi anladık. Sulama sürelerini daha iyi planladık, daha az suyla daha kaliteli ve verimli ürün aldık.
Gübrede yüzde altmışa yakın azalma sağladık. Uzmanlar toprak analizinden doğru sulama zamanlamasına kadar birçok konuda bizi destekledi.
Öğrendiklerimizi sahada pekiştirdik. Artık üretim sürecimizi daha bilinçli yönetiyoruz. 1000 metrekareden 1500 kilo mısır alırken, damlama sulamada 1900 kiloya kadar çıkardık. 2023 yılında 10 çiftçiydik, şimdi 20 çiftçiyiz. Başlangıçta ‘olmaz’ diyenler projeye katılmak istiyor. Önyargıları öncü olarak kırdık. Bir damla bir dünyaya bedelmiş. Proje öyle bir zamanda geldi ki, bölgemizde ‘hastaya ilaç’ oldu.” Eşi Esra Hanım da ekliyor: “Başlangıçta külfetli geldi ama sabrettik ve ikinci uygulamada iyi verim aldık.” Sürdürülebilirlik öğrenme kültürü ile sağlanabilir.
Özel sektör, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK’lar ortak projelerle öncüleri çoğaltmalı. Çiftçiye aktarılan bilgi, toprağın ve ülkenin geleceğini güvenceye alan bir yatırım. Sofralarımızın geleceği cesur çiftçilerin çoğaldığı bir tarım ekosisteme bağlı.