Değerli konutlar vergisi ızdırabı

Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE bumin.dogrusoz@dunya.com

Geçen yazımda 2020 yılı emlâk vergisi değeri 5 milyon lirayı aşan konutların, 5.227.000 Lirayı aşan değeri üzerinden değerli konutlar vergisine tâbi olduğunu, konutun malikinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa konuta malik gibi tasarruf edenin bu verginin mükellefi olduğunu yazmıştım. Bu vergiden aşağıda sayacağımız konutlar, muaf tutulmuştur.

Muafiyetler

1. Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin, üniversitelerin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın maliki olduğu mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisinden muaftır.

2. Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanların bu taşınmazı ile birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) da değerli konut vergisinden muaftır

3. Karşılıklı olmak şartıyla yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı ve merkezi Türkiye'de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye'deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisinden muaftır.

4. Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar ilk satışa, devir ve temlike konu edilmediği sürece vergiden muaftır. Bu muafiyet hükmü arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar için de uygulanır. Söz konusu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması durumunda muafiyetten yararlanılması mümkün değildir.

Özellikle duraksama yaratan 2 no’da yazdığımız muafiyeti biraz açalım.

A. Değeri 2020 yılında 5 milyonu aşan bir konutu olan kişinin bu konutu vergiden muaftır. Malik veya intifa hakkı sahibinin bu konutu kullanıp kullanmaması önemli değildir. Kiraya verdiği bir konutta olabilir. Ayrıca burada tek konutun muaf olmasında, emlâk vergisinde aranan sosyal güvelik kurumundan emekli aylığı dışında başka geliri olmama veya konutun 200 m²’yi aşmama gibi koşullarda aranmamaktadır.

B. Değeri 2020 yılında 5 milyonun altında bir veya birkaç konutu ve değeri 5 milyonun üzerinde bir konutu olanların bu konutu yine vergiden muaftır. Bu durumda olanların beyanname vermelerine gerek yoktur.

C. Değeri 2020 yılında 5 milyonun altında bir veya birkaç konutu olan veya hiç olmayan, ancak değeri 5 milyonun üzerinde birden fazla konutu olanların ise, değeri 5 milyonu geçen konutlarından en düşük değerli olanı vergiden yine muaftır. Bu durumda olanlar, muaf olan konutu beyannamelerine yazmayacaklar, ancak beyannamenin ekinde hangi konutun bu vergiden muaf olarak belirlendiğini, anılan genel tebliğin ekinde örneği bulunan bir form ile vergi idaresine bildirmeleri gerekmektedir.

Beyanname kuralları

Değerli konutlar vergisi beyannamesi vergi dairelerine elden verilebileceği gibi elektronik ortamda da verilebilir. Bu beyannameleri mükelleflerin kendileri verebileceği gibi bir yeminli veya serbest mali müşavir aracılığıyla vermeleri de mümkündür. Beyannamelerin ekinde, belediyelerden alınacak ve konutun 2020 ve 2021 yıllarına ait emlâk vergisi değerlerini gösteren yazının da eklenmesi gerekmektedir. Beyannamelerini elektronik ortamda verenlerin, beyannamenin eki olması gereken belediye yazısını vergi dairesine ayrıca elden vermeleri veya iadeli posta ile göndermeleri gerekmektedir. Oysa GİB bu yazının beyannamenin eki olarak taranıp gönderilmesini veya fotoğraf olarak eklenmesini sağlayacak basit bir program hazırlamak yerine mükellefleri uğraştırmayı tercih etmiştir.

Değerli konut vergisi beyannamesi, konutun bulunduğu yerdeki vergi dairesine verilecektir. Ancak konutun bulunduğu yerden farklı yerde bulunanlar, bu pandemi döneminde konutun bulunduğu yere gidemeyeceklerine göre, ya beyannamelerini elektronik ortamda vereceklerdir veya iadeli posta ile göndereceklerdir. Bu şekilde gönderimlerde beyannamenin postaya veriliş tarihi, vergi idaresine veriliş tarihi olarak kabul edilmektedir. Ancak bu şekildeki gönderimde, iadeli taahhütlü gönderi formunun üzerine “içinde beyanname vardır” diye yazmakta fayda vardır.

Birden fazla değerli konutu olanların, bunların hepsini bir beyannamede toplamaları ve tek beyanname vermeleri mümkündür. Bu durumda beyannamenin konutların her hangi birinin bulunduğu yer vergi dairesine verilmesi yeterlidir.

Paylı mülkiyet halinde her bir mükellef kendi payı için beyanname vermek zorundadır.

Elbirliği mülkiyetinde ise her bir elbirliği mülkiyetine konu taşınmaz için taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine ayrı beyanname verilmesi gerekmektedir. Bu beyanname elbirliği halinde malik olanlarca toplu halde verilebileceği gibi, her bir pay sahibi de ayrı beyanname verebilir.

Beyan süresi 1 ilâ 20 Şubat arasıdır.

Verginin ödenmesi

20 Şubat akşamına kadar verilecek beyanname üzerine yıllık olarak tahakkuk ettirilecek ve şubat ve ağustos aylarının sonuna kadar iki taksitte ödenecektir. Beyanname verme (ve vergiyi ödeme) yükümlülüğü 1 Ocak günü malik veya intifa hakkı sahibi olanlardadır. Bu tarihten sonra satış, bağış ve benzeri sebeplerle malik veya intifa hakkı sahibi değişirse, yani malikin veya intifa hakkı sahibinin mükellefiyeti izleyen yıl başlayacaktır. Dolayısıyla verginin iki taksitini de ödeme yükümlülüğü, beyanname verene (satana veya bağışlayana) ait olacaktır. Bir başka anlatımla değerli konutunu bu ay satanlar, ben sattım kurtuldum demeyecekler, yine beyanname verip vergiyi ödeyeceklerdir.

Vergiyi basitleştiremez miyiz?

Bu ızdırap her yıl yaşanacaktır. Çünkü her yıl belediyeden yazı alıp beyanname verme mecburiyeti vardır. Oysa vergi idaresinin belediyelerden değerli konut bilgilerini elektronik ortamda alıp, vergiyi re’sen tahakkuk ettirmesi, kişilerinde vergilerini bankalara ödemesi ile basitleştirilecek bir vergi, bürokrasi ve mükellefler nezdinde hammaliyeye dönüşmüş durumdadır. Sadece muafiyet savında olanların ilgili vergi dairesine dilekçe vermeleri yeterli olacaktır.

Bu arada vergi tahsil yetkisinin de kamu bankalarının tekelinden kurtarılması, mükelleflerin bankamatik cihazları önünde yığılmaları da önlenmelidir. Kamu bankalarının müşteri kapmak adına mükelleflere çektirdikleri ızdırabı daha önce yazdığımdan tekrar etmiyorum.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar