Değerli rakibiniz var mı?

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Tunç DİPTAŞ

tunch@tunchdiptas.com

15 yıldır dünyanın en iyisi olmak… Kolay yakalanır bir başarı değil. Hep tepede olmak ve bunun hakkını vererek yaşamak. Azimle çalışmayı yaşam biçimi haline getirmiş, duygusal olarak güçlenmiş, fiziksel olarak sürekli gelişim göstermiş, zihinsel olarak sağlam olmayı başarmış bir sporcudan bahsediyorum. Cristiano Ronaldo, bunu yıllardır başarıyor ve bunun ödülünü alıyor. Ronaldo, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olarak kabul ediliyor. Çocukluk yılları fakirlik içerisinde geçmiş. Babasını alkol bağımlılığı nedeniyle kaybettiğinde 20 yaşındaymış. Babasının kendisine yaşatamadığını yaşatmak için 25 yaşında iken taşıyıcı anne vasıtasıyla çocuk sahibi olmuş. Hedefi oğlunu en iyi şekilde yetiştirebilmek ve bu konuda da başarılı olma hedefini her yerde söylüyor. 785’ten fazla gol atarak kırılması zor rekorların sahibi olmuş. Farklı turnuvalarda 32’den fazla kupa kaldırmış ve 5 kere yılın futbolcusu seçilmiş. Bu yıl, 36 yaşında olmasına rağmen, dünyanın en büyük futbol kulüplerinden biri olan Manchester United’a transfer oldu.

Ronaldo’nun bu rekorlarına yaklaşabilen, hatta geçebilen yalnızca bir futbolcu var. Futbolla ilgilenen herkesin tahmin edebileceği gibi bu isim Lionel Messi. Messi de son 15 yıldır tıpkı Ronaldo gibi futbol sahnesinde başrolü oynuyor. Ronaldo başarısının sırrı sorulduğunda üç önemli faktörün altını çiziyor:

1- “Çocukluğumdan beri dünyanın en iyisi olduğumu düşündüm. İnsanların benim için ne düşündüğünün hiçbir zaman önemi olmadı.”

2- “Diğer futbolcuların yapmak istemediği antrenmanları ben ısrarla yapmaya devam ettim. Çünkü dünyanın en iyisi olmak için disiplinli çalışmak gerektiğini biliyordum.”

3- “Messi’nin varlığı benim için en büyük hediyeydi. Messi, beni motive eden, kendimi geliştirmemi sağlayan değerli rakibim oldu.”

Ronaldo başarısının sırrını anlatırken kendisine inanmasının ve disiplinli çalışmasının yanı sıra farklı bir faktörden bahsediyor. Messi’nin varlığının onu nasıl motive ettiğini, nasıl daha fazla çalışması için ilham verdiğini anlatıyor. Kısacası Ronaldo dünya tarihine altın harfl erle ismini yazdırmasında Lionel Messi’nin büyük rol oynadığının altını çiziyor.

Apple, IBM ve Microsoft

IBM 1900’lu yılların başından beri bilgisayar ve teknoloji dünyasının bir numarasıydı. Teknoloji ve bilgisayar dünyasına hükmediyor, servis ve ürün satışlarında rekorlar kırıyordu. Dünya çapında bilgisayar pazarının %60-70’ine sahipti. Ta ki 1980 yılına gelene kadar. Apple devreye girdi ve IBM satışlarında büyük düşüşler yaşamaya başladı.

IBM yetmiş yıllık geçmişiyle geleneksel dünyanın temsilcisiydi. Şirket kültürü muhafazakâr ve tutucu bir yapıdaydı. Kendini değiştirmeye gerek duymuyordu. Apple ise yenilikçi ve yaratıcı ürünleriyle statüye başkaldıranların, farklı düşünenlerin kültürünü temsil ediyordu.

Apple’ın gelişi IBM’in silkelenmesine sebep oldu ve şirket yapısını değiştirdi. Yapay zekânın ve internet ağlarının temelleri o yıllarda bu silkelenme sonrası atıldı. 1990 yılı geldiğinde IBM, bilgisayar dünyasındaki egemenliğini Microsoft’a kaptırdı. Microsoft kolay kullanılabilir ara yüzüyle PC (kişisel bilgisayar) pazarının büyük çoğunluğunu ele geçirdi.

Steve Jobs’un Apple’ın başına tekrar gelişiyle birlikte Apple yeniden yükselişe geçti. “Farklı Düşün” sloganıyla hem bilgisayar hem de teknoloji dünyasında önemli icatlara imza attı ve tarihin seyrini değiştirdi. 2020 yılı rakamlarına göre Apple 2 trilyon dolarlık market değeriyle bu alanda rekor kırdı ve sadece teknoloji alanında değil birçok alanda en değerli şirket konumuna geldi.

2015 yılında Apple’ın CEO’su Tim Cook, Apple’ın yeni ürünlerini tanıtırken önemli bir konuşmaya imza attı: “Yıllar önce Apple’ın rakibi IBM idi. Biz IBM’in servis ve ürünlerinden birçok çıkarımlar yaptık. IBM ile giriştiğimiz rekabet sonucu kendimizi sürekli geliştirdik. Bazen çalışanlarının işgücünden bazen de yöneticilerinin aklından yararlandık. Daha sonra Microsoft devreye girdi. Microsoft ile işbirlikleri gerçekleştirdik. Rekabetimiz sadece her iki firmanın daha ileriye gitmesini sağlamadı, bunun yanında insanların hayatlarını kolaylaştıracak, tarihin seyrini değiştirecek yenilikler gerçekleşti. Biz hep kendimizi en büyük rakibimiz olarak gördük. Hep kendimizle yarıştık. Bir sene öncesine göre daha iyiyi başarmak için çalıştık. Ancak şunu kabul etmek gerekir ki IBM ve Microsoft ile var olan rekabetimiz bizi hayal ettiğimizden daha ileri noktaya taşıdı.”

Sizin değerli rakibiniz kim?

Cristiano Ronaldo’nun değerli rakibi Messi olmasaydı bugün bulunduğu konuma sahip olabilecek miydi? Apple, IBM ve Microsoft kıyasıya rekabet içerisine girmeselerdi dünya yeniliklerle tanışabilir miydi? Apple dünyanın en değerli şirketlerinden biri olabilecek miydi?

Tim Cook’un da söylediği gibi şirketler ve kişiler önce kendileriyle rekabet etmeliler. Kendinizle her alanda sürekli rekabet içerisine girip, geliştirmeye devam ederseniz rakiplerinizin sizi alt etmesi gibi bir korkunuz olmaz. Bunun yanında eğer kendinize değerli rakipler edinirseniz kendi güçlü yanlarınızı daha da geliştirebilir, değerli rakiplerinizden öğrenebilir ve yeni stratejiler geliştirebilirsiniz. Eğer değerli bir rakibiniz yoksa onu aramanın tam zamanı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
İktisadi yaşamak 20 Ekim 2021