15 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Değişen koşullar iyimser senaryoları etkisizleştiriyor!

Şubat ayının ilk haftasına başlarken akan gelişmeler, evde yapılan hesapları çarşıya uydurmanın zorlaştığına işaret ediyor! Dünya Sağlık Örgütü’nün ilan ettiği acil durum ve buna bağlı olarak beklentilerin dalgalanmasına ilişkin belirsizlikler yüksek düzeyini koruyor. Genelde Orta Doğu, özelde ise Suriye ve Filistin konularına ilişkin gelişmeler iyimser olunabilmesini zorlaştırıyor. Ekonomimize ilişkin ocak ayı enflasyon rakamları, yıl sonu hedeflere yaklaşabilmenin söylendiği kadar kolay olmayabileceğini düşündürüyor.

Küresel ve bölgesel beklentiler olumsuzlaşır ve riskten kaçınma eğilimi güçlenirken, dış politika konusunda uzlaşmazlıkların çeşitlenmesi ve buna bağlı yalnızlaşma ek belirsizliklerin sebebi oluyor. Ülkemize ilişkin ekonomik-sosyal ve siyasi beklentilerin, bu durumdan etkilenmeyeceği söylemi arkasına saklanmak ise pek anlamlı durmuyor. Ocak ayı enflasyon rakamı ise, belirsizliklerin güncelliğini koruması durumunda yılsonu hedefinden uzaklaşmak zorunda kalınacağı ve bu boşluğu doldurmaya çalışmanın kolay olmayabileceğini düşündürüyor.

Ocak ayı Tüketici Fiyatlarındaki artış yüzde 1,35 düzeyinde gerçekleşmiş; yıllık artış ise yüzde 12,15 seviyesine tırmanmış. Muhtemelen haziran ayının sonuna kadar yıllık enflasyon düzeyinde önemli bir gerileme yaşanmayacak ve yüzde 8,2’lik yılsonu enflasyon hedefinin yakalanmasının zora girmesi ek sıkıntıların sebebi olacak!

2019 yılının ilk altı ayı genelinde tüketici fiyatlarında yaşanan toplam artış yüzde 5 ile sınırlı kalmıştı. Tanzim satış çadırları ve buna eklemlenmiş diğer uygulamalar ile gıda enflasyonu aşağı çekilmeye çalışımmış, kamu bankalarının kuru geriletmeye yönelik döviz satışları ile maliyet kökenli baskıların ortadan kaldırılması hedeflenmişti. Bir önceki sene yapılanlar baz etkisi ile yıllık enflasyon artışına sebep olacak gibi görünüyor! Şubat ile haziran arasındaki beş aylık dönemde birikimli tüketici fiyat artışının yüzde 3,6 seviyesinin altında kalması olasılığı ne yazık ki pek yüksek görünmüyor! Yıllık oranın hafif de olsa yükselebilecek olması mevcut küresel ve bölgesel koşullara ilişkin belirsizlikler ile birlikte dikkate alındığında, olumlu düşünmek çok zorlaşıyor!

Geniş kesimlerin itibar etmediği istatistiklere dayanarak politika oluşturmaya çalışmak ise, görmezden gelinen gelir dağılımı bozukluğu gibi sorunlar nedeniyle başarı şansını sınırlıyor!

Küresel ölçekte ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin çok tehlikeli olabilecek seviyelere sıçradığını ve küresel düzene ilişkin kırılganlığa tavan yaptırdığını da hesaba katmamız gerekiyor. Bu koşulların devam durumunda beklentiler hızla olumsuzlaşır ve riskten kaçınma eğiliminin belirleyici olmasını engellemek mümkün olamayabilir! Ağırlaşmış sorunları ve dışsal bağımlılıkları nedeniyle ekonomimizin bu tür koşullara ilişkin direnci hatırı sayılır oranda zayıftır ve bu nedenle en kırılgan gelişenler arasından çıkamamaktadır! 2019 yılında olduğu gibi tüm piyasa eğilimlerini ihtiyaçlarımız doğrultusunda şekillendirmeye devam etmek belirgin bir şekilde zorlaşmıştır.

Bu durumda sormak gerekiyor! Suriye konusuna ilişkin gelişmeler nedeniyle Rusya ile ilişkilerin bozulması turizm sektörünü ve ekonomik büyümeyi nasıl etkiler? Olası kur şokları, gelir dağılımını ve ekonomi politikalarının başarı şansını ortadan kaldırır mı? Enflasyon ve veya büyüme hedefinden uzaklaşılması istihdamı ve istikrarı nasıl etkiler? Dış politika açısından yalnızlaşmanın, içerideki ekonomik ve siyasi beklentiler üzerindeki etkisi güven bunalımını derinleştirir mi? Tüm kesimleri birbirleri ile alenen çelişen söylemler ile aldatarak yönlendirmeyi sürdürmek mümkün olabilir mi?

Gereken ölçekte gerçekçi olamamanın getirdiği stratejik yaklaşım eksikliği ve günü kurtarmaya yönelik tepkisel yaklaşım tutarsızlıklarının sonuçları ile mücadele etmekte çok zorlanıyoruz! Bu koşullar güven bunalımını besliyor ve beklentiler ile gelişmelerin yönlendirilebilmesini olanaksızlaştırıyor. Şubat ayının ilk haftası itibarı ile iki hafta sonra küresel eğilimlerde ve beklentilerde ne tür değişiklikler olabileceğini öngörmenin olanaksızlaştığı bir süreçte, yılsonu hedefleri ile beklentileri ve eğilimleri şekillendiremezsiniz!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap