13 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Değişen koşullar tatsız sürpriz olasılığını güçlendiriyor!

Yeni yılın ilk on günü genelinde küresel gündemin önemli konusu olan dalgalanmalar ve sebepleri, olumlu düşünmeyi zorlaştırıyor. Çok yönlü belirsizlikler ve sistemi oluşturan kurumsal yapıya ilişkin kırılganlıklar bu sonuçta etkili oluyor. Sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtarma anlayışının giderek zorlaştığı ve bu olasılıktaki artışa bağlı olarak algıların değişmekte olduğunu hesaba katmak gerekiyor! 

Geride bıraktığımız yılın ikinci yarısı genelinde, kırılganlık sebebi olabilecek konuların bir süre için gündemden düşürülmesi adına çok yoğun çaba harcanmıştı. Merkez Bankalarının normalleşme olarak tanımladığı sürecin duraklatılması, ticaret savaşları konusundaki belirsizliğin bir süre daha rafa kaldırılması ve jeopolitik gerginliklerin gündemlerde geri plana itilmesi konularında çok enerji tüketilmişti. Büyük risk taşıyanlar ve sistemi oluşturan kurumsal yapının temsilcileri, bu konularda aracı veya lobici olmak zorunda kalmışlardı. Aralık ayı geneline yansıyan rahatlamaya bağlı yapay yönlendirme ve iyimser beklenti pazarlaması, bazı somut gelişmeler sonrasında gündeme gelebilmişti.

Artık geniş kesimlerin beklentilerini ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendirmek, spekülatif tatlandırıcılar ile sonuç almak giderek olanaksızlaşmaya başlamıştı. Bu durum nedeniyle ekonomi politikalarının etkinliği azalmış ve ağırlaşmış sorunların mevcut koşullar içinde çözümü olanaksızlaşmıştı. Para otoritelerinin de desteği ile piyasalarında yapay eğilimlerin belirleyici olması ve siyasilerin vesayet altına alınması gerekmişti!

ABD ile İran arasında bu yılın ilk günlerinde yaşanan gerginlik, siyasileri vesayet altında tutabilmenin kısa vadeden öteye mümkün olamayacak türde bir konu olduğunu unutulamayacak şekilde öğretti. Bu durum son altı ay genelinde yaşananların bir kez daha tekrarlanabilmesi olasılığının büyük ölçüde tükenmiş olduğu izlenimini güçlendirdi; öncelik ve tercihlerin farklılaşması ihtimalini güçlendirdi.

Aracı ve lobicilerin; yaptırımların doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle İran yönetimi üzerinde herhangi bir etkisi yok. İran’daki siyasi yapıyı değiştirmek için zorlanan yöntemler de bugüne kadar pek bir işe yaramadı. ABD yönetimi üzerinde kurulan baskıların nasıl seyredeceği konusu ise öngörülemeyen salınımlar sergiliyor; başkanlık seçimleri yaklaştıkça ABD yönetimini ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendirebilmek hem çok zorlaşıyor ve hem de çok maliyetli hale geliyor! Herhangi aykırı bir eylem veya söylem, tüm olumsuzlukları tetikleyerek riskten kaçınma paniği yaratabiliyor!

Aksini iddia edenlere hatırlatmak gerekiyor! Geride bıraktığımız haftanın ikinci iş günü İran’dan gelen tepkiye ABD yönetiminin misillemede bulunmasını engellemek için, ne tür ikna yöntemlerinin kullanıldığını bilmiyoruz! Eğer sonuç alınamamış ve gerginlik daha da tırmanmış olsaydı, bugünün gündemi çok farklı olabilirdi! Riskten kaçınma eğiliminin güçlenerek paniğe dönüşmesi, küresel kriz içinde yıkıcı yeni bir şokun fitilini ateşleyebilirdi!

Günü kurtarma pahasına sorunların ağırlaşıyor olması, bir süre sonra siyasilerin yönlendirilmesi ve piyasaların yapay eğilimlere sahne olmasının da yetmeyeceğini düşündürüyor! Lobici ve aracılar arasındaki işbirliğinin sonlanması ve üzeri örtülmüş çıkar çatışmalarının ortalığa saçılması, bir süre sonra algılatılandan çok daha farklı bir dünyaya uyanmak zorunda kalınması anlamına gelebilir!

Gerçekçi olmaya çalıştığınız zaman, radikal çözüm zamanının çok uzak olmadığını algılayabiliyorsunuz! Gelir ve servet dağılımındaki bozukluk daha önce görülmemiş seviyeler ulaşmış; bu durum ekonomi politikalarını etkisiz hale getiriyor ve dip dalgası gibi hareketliliklerin altyapısını hazırlıyor. Mevcut düzen kendi ürettiği sorunları çözemediği için aksıyor ve yozlaşıyor; adaletsizlik bulaşıcı hastalık gibi yayıldıkça güven bunalımı derinleşiyor. Bunları görmezden gelmek, belirsizliklerin ve kırılganlıkların daha belirleyici olmasını önleyemiyor.

Bu yazıda aktarmaya çalıştığımız bakış açısı, durgunluktan kalıcı olarak çıkışın pek olası olmadığını düşündürüyor. Fakat günü kurtarmak adına gerçekleri inkar etmek dışında seçenek kalmadığını da görebiliyoruz! Gittiği yere kadar herkes birbirini aldatmaya devam edecek, aldanmak istemeyen risklerden uzak duracak!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap