Denizde gösteriş değil deneyim öne çıkıyor
Denizcilik dünyasında lüks tanımı kabuk değiştiriyor. 2014 yılında Mimar Bilge Zaptçıoğlu Atal ve Gemi İnşa Mühendisi Barbaros Atal tarafından kurulan BAZ Yacht Design, uluslararası ödüllü projeleri ve yılın neredeyse yarısını denizde geçiren yaşam tecrübeleriyle sektöre yön veriyor. Zaptçıoğlu ve Atal ile denizcilikteki yeni tasarımlarını ve sektördeki değişiklikleri konuştuk.
BAZ Yacht Design’ın temelleri nasıl atıldı? Mimarlık ve mühendislik birlikteliği projelere nasıl yansıyor?
Barbaros Atal: BAZ, 2014 yılında birlikte çalışmamızın doğal bir sonucu olarak doğdu. Ben gemi inşaat mühendisiyim, Bilge ise mimar. Farklı disiplinlerden gelmemiz, projelere ilk andan itibaren çok katmanlı bakmamızı sağladı. Antalya merkezli ve Hamburg bağlantılı bir stüdyoyuz. Antalya’nın üretim kültürü ve teknik birikimi sahayla doğrudan temas içinde olmamızı sağlarken, Hamburg bağlantımız Avrupa pazarıyla ilişkilerimizi destekliyor. Estetik, mühendislik, üretilebilirlik ve kullanım deneyimini aynı tasarım düşüncesinin ayrılmaz parçaları olarak ele alıyoruz.

Sizin için "iyi yat tasarımı" nedir? Estetik ve fonksiyon dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Bilge Zaptçıoğlu Atal: İyi tasarımın başlangıç noktası, içinde kurulacak yaşamdır. Estetik ve fonksiyon ilk karardan itibaren birlikte şekillenen bir bütündür. Gerçek nitelik kullanım sırasında hissedilir; mekânsal akış, ergonomi, doğal ışık ve servis düzeni doğru çözülmezse görsel etki kalıcı olmaz. Ayrıca tasarımın tersanedeki üretim sürecinde de doğru karşılığını bulması gerekir. Mimarlık ve mühendisliğin aynı masada olması, yat sahibi için estetik ve teknik doğruluk arasında seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Kullanıcı odaklı yaklaşım
Yat tasarımında "daha büyük ve gösterişli" anlayış yerini neye bırakıyor?
B.Z.A.: Kesinlikle daha kişisel ve kullanıcı odaklı bir yaklaşıma geçiş var. Büyüklük önemini kaybetmedi ama artık tek başına yeterli değil. Yat sahipleri kendi yaşam biçimlerini ve önceliklerini denize taşımak istiyor. Günümüz lüks anlayışının en belirleyici kavramı 'deneyim'. Bir yatın değeri, sunduğu alanın büyüklüğüyle değil, o alanlarda mümkün kıldığı yaşamın kalitesiyle ölçülüyor.

Denizcilikte yeni tasarımlarıyla dikkat çeken Barbaros ve Bilge Zaptçıoğlu Atal, "Kendi yatımızda aynı anda hem yat sahibi, hem mürettebat hem de tasarımcıyız. Planda iyi görünen bir detayın deniz koşullarındaki gerçek karşılığını bizzat yaşıyoruz" diyor.
Performans, konfor ve görsel tasarım arasında öncelik sıralamanız nedir?
B.A.: Emniyet ve teknik performans her yatın tartışılmaz temelidir. Ancak başarılı bir tasarımda performans, konfor ve estetik ayrıştırılamaz. Performansı sadece hız üzerinden değerlendirmiyoruz; gövdenin deniz davranışı, yakıt verimliliği, menzil, stabilite ve sessizlik de performansın parçasıdır. Hareketli bir ortamda ergonomi sadece konfor değil, aynı zamanda güvenliktir. Tasarımın başarısı, bu unsurların birbirini gölgelemeden dengeli çalışmasıyla ölçülür.
Sürdürülebilirlik ve yeni teknolojiler projelerinizi nasıl şekillendiriyor?
B.A.: Sürdürülebilirliği sadece çevreci malzeme kullanımı olarak görmüyoruz. Gövde verimliliği, ağırlık yönetimi ve enerji altyapısı bütünsel bir konudur. ILIAD 53F OffGrid Hybrid projemizde, karmaşık teknik altyapıyı görünmez kılarak kullanıcıya karadan bağımsız bir yaşam sunduk. Doğru kurgulandığında sürdürülebilirlik lüksten taviz değil, daha özgür ve sessiz bir deniz deneyiminin parçasıdır.

Yapay zeka etkisi
Yapay zekâ yat tasarımını önümüzdeki dönemde nasıl etkileyecek?
B.A.: Yapay zekâ araştırma, optimizasyon ve görselleştirme süreçlerini ciddi şekilde hızlandırdı. Ancak görsel olarak ikna edici bir fikrin denizde güvenle çalışabilmesi insan muhakemesi ve sorumluluğu gerektirir. Gelecekte arka planda sessizce çalışan, enerji ve bakımı yöneten akıllı sistemler öne çıkacak. Tasarımın yönünü ve sorumluluğunu belirleyen ise yine insan deneyimi olacak.
Türk yatçılığının küresel pazarda rekabet gücünü artırması için ne gerekiyor? B.Z.A.: Türkiye üretimde ve mühendislikte rüştünü ispatladı. Ancak "Made in Türkiye" başarısının yanına "Designed in Türkiye" (Türkiye’de dizayn edildi) algısını oturtmalıyız. Uluslararası alanda tercih edilmek sadece iyi tasarımla değil; güven, kurumsal süreklilik ve güçlü referanslarla olur. Tersaneler ile yerli tasarım stüdyolarının projenin en başından itibaren yaratıcı ortak olarak çalışması hayati önem taşıyor.