Denizden çıkan 3 yıldız: Samsung

KERİM ÜLKER
KERİM ÜLKER Perde Arkası kerim.ulker@dunya.com

Her ne kadar yola balıklarla çıksa da Samsung, yarım asırlık elektronik hedefiyle bu unvanı yakaladı. Dünyanın en önemli markası olmasının altında, Ar-Ge kadar işini doğru yapmak da var aslında. İtibara, paradan daha fazla değer veren markanın ikinci kuşak patronu Lee Kun-hee’nin Frankfurt’ta düzenlenen 3 günlük toplantıda söylediği meşhur “Aileniz dışında her şeyi değiştirin” fikri, Samsung’un küreselleşmesinin en önemli adımıydı aslında. Bir başka kırılma anı ise dünyayı yakından takip etmekte yatıyordu. Tıpkı Toyota’nın kurucusu Kiichiro Toyoda’nın 2 kez yaptığı dünya turu gibi…

Dünyanın belki de en fazla tanınan şirketlerinden biri Samsung. Bizler, yani tüketiciler Samsung’u elektronik eşya veya özellikle cep telefonu ile biliriz ancak içinde kocaman bir hazine saklar grubun hikayesi. Oysa giyimde, kimyada, tıpta, gemilerde, reklamcılıkta, inşaatta, perakendede yani hayatın her bir alanına dokunan Koreliler’in “Chaebol” dediği devasa bir yapı aslında. Şöyle anlatmak daha doğru; dünyanın en büyük ikinci gemi üreticisi. Dünyanın en büyük 13’üncü mühendislik, 15’inci reklam ajansı Samsung bünyesinde. Cep telefonunda ise giderek gücünü artırıyor. Oysa hikayenin başına dönersek, Samsung ne bir elektronik devi, ne de mühendislik. Denizle kurulan bağı şu anda olduğu gibi tersanelerle değil, kurutulmuş balık ticaretiyle başlıyor. Zengin bir toprak ağasının oğlu olarak 1910 yılında doğan Lee Byung-chul, markanın kurucusu. 28 yaşında Kore’nin Taegu şehrinde gıda işine adım atan Lee Byung, kurutulmuş balık, meyve ve sebze ile un gibi gıdaların ticaretine odaklandı. Asıl müşterisini Çin’de bulan Lee Byung, bu şirketine de “Üç Yıldız” anlamına gelen Samsung ismini verdi. Gıdada giderek artan başarısına sigorta ve tekstil sektörünü de ekledi.

Dünya turu yaptı elektronkle tanıştı 1968 yılına kadar bu alanlarda yavaş da olsa ilerleme kaydeden Lee Byung, dünyanın geri kalanına merak sardı. Almanya, İtalya, Japonya ve ABD’deki trendleri ve gelişmeleri incelediğinde teknolojide özellikle elektronik alanında büyük gelişmelerin yaşandığını ve gelecek teknolojisinin bu yönde ilerleyeceğini düşündü ve kararını verdi: hedef elektronik olmalı…

Gıda şirketindeki yönetimi ikna eden Lee Byung, bir yıl süren bu yolculuğun ardından 1969 yılında Samsung Electronics adıyla elektronik sektörüne adım attı. Siyah-beyaz televizyonu 1970 yılında üreten Samsung, çamaşır makineleri, buzdolapları ve mikrodalgalar da üretmeye başladı. Ardından petrokimya sektörüne girdi. Aklında telefon üretmek vardı.

Samsung’un 1980 yılında elektronik alanına olan bakışını geliştirmek isteyen Lee Byung, renkli televizyon, bilgisayar, VCR ünitesi ve kasetçalar üretti. 80’lerde başlayan bu 10 yıllık dönemde Samsung, ürünlerinin birçoğunu Kuzey Amerika’ya ihraç etmeye başladı. 1987 yılında Lee Byung’in 77 yaşında vefat etmesiyle yönetim ikinci kuşağa yani oğlu Lee Kun-hee’ye geçti.

Çalışmayan telefonların tamamını yaktı

Efsaneye göre Samsung’un ürettiği ilk cep telefonu serisi 1995 yılında piyasaya sürülmüş. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Lee Kun-hee, telefonların çalışmadığını görünce fabrikadaki tüm ürünleri yani 50 milyon dolarlık cep telefonlarını toplatmış ve yakmış. Şirketin CEO’sunu değiştiren Lee Kun-hee, Ar-Ge yatırımlarına odaklanma kararı aldı. 1998’de ilk internete bağlanabilen cep telefonu, 2001’de ise HDD televizyonlarını geliştirdi ve yaptığı yatırımlar sayesinde kötü kalite imajını da düzeltti. Samsung bugün, Güney Kore’nin en önemli şirketi. Dünyanın da en yüksek değere sahip 8’inci markası.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar