Deprem sonrası dönüşümde son viraj Suriye’ye ticaret hazırlığı: Sınırda serbest endüstri bölgesi için düğmeye basıldı
Hatay, deprem sonrası yeniden inşa sürecini tamamlarken ekonomik rotasını da Suriye’ye çeviriyor. Ticari sınır kapılarının kapasitesi artırılırken, üretim ve lojistiği güçlendirecek serbest endüstri bölgesi için düğmeye basıldı.
6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan devasa ihya ve inşa sürecinde sona yaklaşan Hatay, bir yandan kent ekonomisi ile sosyal hayatını ayağa kaldırırken diğer yandan Suriye’de başlayan yeni dönemle birlikte sınır ticareti, sanayi ve lojistikte bölgesel bir merkeze dönüşüyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, sınırın iki tarafında ortak bir serbest endüstri bölgesi kurulmasına yönelik alan çalışmasının sürdüğünü açıkladı. Kumlu ve Yayladağı çevresindeki olasılıkların değerlendirildiğini belirten Masatlı, Suriye tarafında da sınıra yakın bir bölgede çalışma yürütüldüğünü söyledi. Serbest endüstri bölgesinin özellikle tekstil, dokuma, boyama ve konfeksiyon alanlarında iki tarafın üretim kapasitesini birbirini tamamlayacak şekilde değerlendirmesine imkân sağlayabileceği belirtiliyor. Suriye tarafında özellikle Afrin ve çevresinde tekstil sektörüne ilişkin geçmişten gelen bir üretim altyapısı bulunduğuna dikkat çekilirken Hatay’ın da üretim, lojistik ve liman altyapısıyla bu sürecin önemli merkezlerinden biri olması hedefleniyor.
TIR trafiği 1.500’e çıktı
Tarihi Cilvegözü Sınır Kapısı’nın ticari, dini ve insani bir işlevi olduğunu ve kapının yeniden hareketleneceğini öngördükleri için TIR Parkı yapımına başladıklarını kaydeden Vali Masatlı, “Gelirin yüzde 60'ı işletmeci kuruluşa, yüzde 40'ı ise Valiliğe kalacak; böylece Valiliğe düzenli bir gelir sağlanmış olacak” dedi.
Masatlı, Cilvegözü ve Kumlu üzerinden gerçekleşen TIR giriş-çıkışlarının günlük yaklaşık 450 seviyesinden, Hürmüz Boğazı’ndaki sıkıntıların da etkisiyle bugün 1.500’e yükseldiğini söyledi. Hatay’ın Suriye’ye açılan üçüncü kapısı olan Yayladağı’nda da ticari hareketlilik için hazırlıklar sürüyor. Daha önce sadece insani geçişlere açık olan kapının ticari geçişlere açılması için yatırım programına alındığını, ödeneğinin sağlandığını ve ihalesinin yapıldığını belirten Masatlı, “Yaklaşık iki-üç ay içinde burayı ticari bir sınır kapısına dönüştürmeyi planlıyoruz” dedi.
Türkiye’nin üçüncü büyük OSB’si
Hatay’ın Suriye ile ticarette üstleneceği rol, kentteki sanayi ve lojistik yatırımlarıyla da destekleniyor. Kentte 19 organize sanayi bölgesi bulunduğunu belirten Masatlı, özellikle Hassa Organize Sanayi Bölgesi’nin gelecek dönemde stratejik önem taşıyacağını söyledi. 1.347 hektarlık büyüklüğe sahip Hassa OSB’nin Türkiye’nin büyüklük açısından ilk üç organize sanayi bölgesinden biri olacağını belirten Masatlı, altyapı çalışmalarının başladığını ve bölgenin tünel çıkışında yer almasının önemli bir avantaj olduğunu ifade etti. Projenin tamamlanmasıyla Elazığ, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi üretim merkezlerinin İskenderun Körfezi ile daha kısa bir güzergâhtan buluşturulması hedefleniyor.
Hassa Tüneli projesinin 2032 yılında tamamlanmasının planlandığını belirten Masatlı, mevcut yatırım büyüklüğünün 70 milyar liranın üzerinde olduğunu söyledi. Masatlı, projenin tamamlandığında toplam yatırım büyüklüğünün 250-300 milyar liraya ulaşabileceğini ifade etti.
Erzin OSB’de de deprem sonrasında yatırım hareketliliğinin arttığını belirten Masatlı, 2023 öncesinde iki faal işletmenin bulunduğu bölgede bu sayının 12’ye çıktığını ve hedefin 25 işletmeye ulaşmak olduğunu söyledi. Kırıkhan OSB’nin altyapısının tamamlandığını, büyük bir tekstil firmasının üretime geçtiğini ve savunma sanayisine yönelik yatırımların da devreye alındığını belirten Masatlı, Antakya OSB’nin ise kapasitesinin üzerinde çalıştığını ve genişleme hazırlıklarının sürdüğünü kaydetti.

Hatay'da dönüşümün sosyal ayağı
Vali Mustafa Masatlı, “Deprem sonrasındaki çalışmalarımızı bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz. Yalnızca konut, yol ve altyapı yapmak yeterli değil. Sosyal hayatı da yeniden kurmak gerekiyor. Coğrafi işaretlerden kadın kooperatiflerine, öksüz ve yetim çocuklardan engelli bireylere kadar birçok alanda çalışma yürütüyoruz” dedi. Masatlı, çalışmaları şöyle özetledi:
Coğrafi işarette Türkiye üçüncülüğü: Tescilli ürün sayısı 25’ten 75’e çıkarılarak Hatay, Türkiye’de üçüncü sıraya yükseldi. Hedef, 40 yeni başvuru ile birincilik.
Kadın Kooperatifleri: Kooperatif sayısı 35’ten 53’e (600’den fazla kadın üretici) yükseltildi. Restore edilen tarihi Belen Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı, kadın üreticilerin satış merkezine dönüştürüldü.
KOBİ ve tarım destekleri: Telef olan 1.800 büyükbaş ve 10 bin küçükbaş hayvanın tamamı karşılandı. Pamukta rekolte artarken narenciye üreticileri ile artan gübre fiyatlarından etkilenen çiftçiler destekleniyor.
9 bin 500 çocuğa himaye: Depremde öksüz ve yetim kalan yaklaşık 9.500 çocuk, mülki idare amirleri ve kurum müdürlerinin takibiyle eğitimden psikososyal desteğe kadar güvence altına alındı.
3D yazıcıyla protez: Depremde uzuv kaybı yaşayan yaklaşık 1.500 vatandaş için kurulan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde 3D yazıcılarla 1.000’den fazla ücretsiz protez uygulaması yapıldı.
Spor turizmi: Samandağ’da Türkiye’nin ilk ve tek dalga sörfü merkezi ile atıl bir alandan dönüştürülen ilk dalış köyü faaliyete geçirildi.

104 milyar dolarlık deprem yatırımı
Deprem bölgesine aktarılan kamu kaynağının büyüklüğüne de değinen Masatlı, merkezi yönetim tarafından doğrudan deprem bölgesine yönelik 104 milyar dolarlık harcama açıklandığını söyledi. Dolaylı ekonomik etkinin ise 150 milyar dolar seviyesinde ifade edildiğini belirten Masatlı, bu tutarlara özel bağışlar ve bazı kurumların bütçe dışı yatırımlarının tam olarak dahil olmadığını söyledi.
"Hataylılar kentini terk etmedi"
Hatay halkının kente bağlılığının yeniden yapılanma sürecini desteklediğini belirten Masatlı, “33 yıldır idareciyim, yurdun birçok bölgesinde çalıştım. Az insanın bu kadar toprağına bağlı olduğunu gördüm. İnsanlar ticaret veya eğitim için buradan gittiler ama Hataylılar şehirlerini terk etmediler” dedi. Kent dışındaki Hataylıların sayısının geçen yıl yaklaşık 130 bine kadar gerilediğini belirten Masatlı, geri dönüşün sürdüğünü söyledi. Kesin rakamların okulların açılmasının ardından daha net ortaya çıkacağını ifade eden Masatlı, öğrenci sayısındaki değişimin de geri dönüşün önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.