Devlet kurumlarına güven esas olmalı…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Son dönemde TÜİK’in açıkladığı enflasyon ve işsizlik rakamlarına toplumda genel güvensizlik söz konusu. Merkez Bankası gibi TÜİK‘in de kurumsal bağımsızlığı, bir “uluslararası taahhüt” olarak hukuk reformları arasında yer alırsa güven sağlanacaktır.

TÜİK’in işsizliğin gerileyerek yüzde 12.7 olduğunu açıklaması, iş ve işçi dünyasında eleştirilere yol açtı. Konuştuğum birçok iş insanı ve sendikacı, TÜİK rakamlarını “güvenilmez” olarak niteledi. Bir üst düzey sendika yöneticisi aynen şöyle dedi:

-Pandemide çokca işten çıkarmalar oldu, işsizlik rakamı güvenilir gelmedi. TÜİK’i güven duyulan sonuçlar ortaya koyması gerekir. Bizler ENA Grubu’nun enflasyon rakamlarını daha güvenli buluyoruz. TÜİK sepetinde gıdanın payı %22, ENA’da %30. ENA’nın %36 enfasyon açıklaması bize daha inandırıcı geliyor.

ENA grubunun kimlerden oluştuğuna baktım: Grubun yönetiminde Prof. Veysel Ulusoy ve Doç. Caner Özdurak gibi isimler, danışma kurulunda de Hazine eski müsteşarı Tevfik Altınok gibi kimliği tartışılmaz isimler yer alıyor.

Prof. Ulusoy, %36 olarak açıkladıkları enflasyon rakamı konusunda bilgi verirken şöyle diyor:

-TÜİK sepetindeki 418 maddeden 389’unu biz de ele alıyoruz. Piyasadan doğrudan fiyatlar alarak çalışıyoruz. Enflasyonun sağlamasını, Dünya Bankası ve IMF verileriyle yapıyoruz, doğruluğu tartışılmaz.

Kurucusu Prof. Dr. Özer Sencar olan Metropoll stratejik ve sosyal araştırma kuruluşunun sonuçları, bizi bir başka doğrulama noktasına taşıyor:

Bu kurumun bir dizi araştırmasının ortak verisine göre, ülke vatandaşlarının %51’i enflasyonun açıklananın çok üstünde olduğuna inanıyor. Vatandaşlar, enflasyon oranını %30’un üzerinde olduğuna inanıyor.

TÜİK verileri, memur ve emekli maaşları kadar ülke ekonomisinin gidişini göstermesi açısından önem taşıyor, kurumun doğru veri açıklaması bu nedenle önemli. Önerim şu olacak; OECD uygulamasında gördüğümüz üzere, Türkiye’de de Merkez Bankası gibi TÜİK‘in de kurumsal bağımsızlığının, bir “uluslararası taahhüt” olarak hukuk reformları arasında yer almasını sağlamalıyız.

GÜNÜN NOTU:
Trump, son gezisinde Meksika ile yapılacak sınır duvarını inceliyor. Meksika’nın “Trump’ın etkisinden sakınmak için duvarın parasını biz vermeliyiz” esprisini yapması, Trump’ın ABD’yi dünyanın maskarası konumuna düşürdüğünü gösteriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar