DİBS’ler Merkez’e, para bankalara, oradan Hazine’ye

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Merkez Bankası'nın bankalardan DİBS alma operasyonunda amaç çok açık: "Dolaylı yoldan Hazine'ye para aktarmak."

Merkez Bankası'nın bu operasyonunda yanlışlık yok. Hatta tam tersine bu genişlemenin daha da belirginleşmesi gerekli.

Hazine'ye ve Hazine eliyle ihtiyaç duyan kesimlere şimdi değil de ne zaman para aktarılacak...

Gelin önce geçen yılın aralık ayına dönelim. Merkez Bankası 5 Aralık’ta 2020 para ve kur politikası metnini açıkladı. Söz konusu metinde, bu köşede 6 Aralık’ta yer verdiğimiz önemli bir değişiklik vardı:

“2019 yılı için 18.9 milyar lira olarak belirlenen TCMB açık piyasa işlemleri portföy nominal büyüklüğünün, 2020 yılında azami TCMB analitik bilanço aktif toplamının yüzde 5’i olarak belirlenmesi...”

Yani artık bir miktar öngörülmüyor ve portföy büyüklüğü analitik bilançonun yüzde 5’ini aşmayacak şekilde serbest bırakılmış oluyordu.

İşte bu konuyu 6 Aralık'ta "Merkez Bankası Hazine’yi daha çok fonlamaya hazırlanıyor” başlığıyla işlemiştik.

O günlerde tabii ki korona söz konusu değildi. Ama Merkez Bankası’nın Hazine’ye daha çok destek çıkmak durumunda olduğu açıktı ve bunun için gereken altyapı hazırlanıyordu.

Bu kararın açıklandığı dönemde bir anlamda fazla genişlemeci bir adım olarak görülen bu düzenleme, gün geldi yetmez oldu.

Merkez Bankası son olarak geçen hafta aldığı kararla analitik bilançonun yüzde 5’i olarak belirlediği portföy büyüklüğü sınırını yüzde 10'a çıkardı.

Merkez Bankası analitik bilançosunun 17 Nisan’daki büyüklüğü 686.2 milyar lira. Yani şu durumda açık piyasa işlemleri portföy büyüklüğü nominal olarak 68.6 milyar liraya kadar çıkarılabilir.

Analitik bilançoda yine 17 Nisan itibarıyla menkul kıymetler büyüklüğü 48.2 milyar lira. Yani menkul kıymetler 20.5 milyar lira daha büyüyebilir, bir başka ifadeyle Merkez Bankası bu miktarda daha DİBS alıp bankalara para aktarabilir.

Ancak yüzde 10 hesabına İşsizlik Fonu’ndan gelecek tahvillerin dahil olmadığını, dolayısıyla toplam menkul kıymetler büyüklüğünün 68.6 milyar liranın üstüne çıkabileceğini de belirtelim.

Merkez’e DİBS bankalara para yağıyor

Merkez Bankası’nın korona önlemleri kapsamında DİBS alarak piyasaya para verme operasyonuna girişmesi menkul kıymetler kaleminde hızlı bir büyüme sonucunu doğurdu.

Analitik bilançodaki menkul kıymetler kalemi ilk üç ay 20 milyar lira dolayında seyrettikten sonra nisanın ilk yarısında 27 milyar lira artarak 17 Nisan itibarıyla 48 milyar lirayı aştı.

Bankalar kamu kağıdı getirdi, Merkez Bankası da bu kağıtları alarak para verdi. Ancak bu para akışı nakit para gibi düşünülmemeli. Her şey kağıt üstünde hesaben yürüyor. Merkez Bankası kağıt alıp analitik bilançonun aktifinde yer alan menkul kıymetler kalemini büyüttü, diğer yanda da analitik bilançonun pasifinde bulunan bankalar mevduatı artış gösterdi. Mevduat kalemindeki artışın yalnızca menkul kıymetle ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını da belirtelim; bu kalemi etkileyen bir dizi başka hareket söz konusu.

Nihai durak Hazine

Başa dönelim... Merkez Bankası geçen aralık ayında açık piyasa işlemleri portföy büyüklüğünü analitik bilançonun yüzde 5’ine kadar artırmayı planlarken amaç Hazine’ye kaynak aktarmaktı. Çünkü Merkez Bankası'nın Hazine'ye doğrudan devredebileceği kaynaklar tükenmiş; ne yedek akçe, ne başka bir olanak kalmıştı.

Geçen yıl bile bu yıl böyle görünüyordu, sonradan bir de korona belası ve bundan kaynaklanan yeni harcama kalemleri çıktı. Artık Hazine’nin çok daha fazla kaynağa ihtiyacı vardı.

Öyleyse yapılacak belliydi; bankaların elindeki kağıtlar alınacak, bankalara kaynak aktarılacak, bankalar da gidip bu parayla Hazine’den kağıt alacaktı.

İşte yapılan operasyonunun özeti bu!

Devlet iç borçlanma senetleri Merkez Bankası’na, para bankalara, bu para da bankalardan Hazine’ye...

Başka çare de yok

Türkiye diğer tüm ülkeler gibi öyle bir dönem yaşıyor ki Merkez Bankası’nın bu önlemleri alarak parasal genişlemeye gitmesinden başka çare de yok. Hatta bu genişlemenin daha da ileri götürülmesi söz konusu olabilir, buna mecbur kalınabilir.

Bu arada dün de değinmiştik; son dönemde yaşanan emisyon artışı tümüyle vatandaşın nakit tutma isteğinin bir sonucu. Merkez Bankası’nın DİBS alma operasyonunda tüm limitlerin üstüne çıkma yönündeki kararı vatandaşın zaten sahip olduğu bankadaki parasını nakit olarak cebine koymasına zemin hazırlamak amaçlı değil. Bu operasyonda nihai amaç biraz önce de belirttik, giderek daha fazla kaynağa ihtiyaç duyacak Hazine’nin rahat ve faizi çok fazla yükseltmeden borçlanabilmesine olanak tanımak.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
İbretlik açıklama! 29 Haziran 2022
Timuçin'e veda... 20 Haziran 2022