"Dijital bankacılıkta sprint değil, maraton koşuyoruz"

Türkiye Finans Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Levent Erdoğan, “Uzun soluklu dijitalleşme yolculuğunda Türkiye Finans olarak istikrarlı ve stratejik adımlarla ilerliyoruz. Yol haritamızda dijital teknolojiyi “görünmez bankacılık” seviyesine taşımak var” diye konuştu.

Türkiye Finans, teknolo­jiyi sadece bir araç de­ğil, stratejik bir değer olarak konumlandırıyor. Ban­kanın Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Levent Er­doğan, bankanın dijital banka­cılık ve teknoloji vizyonunun; müşteri deneyimini uçtan uca sadeleştiren, güvenlik ve sü­rekliliği önceleyen, geliştirme hızını ve kalitesini artıran, ve­riyi kararlarla buluşturan bir yapı üzerine kurulu olduğunu söyledi.

Erdoğan, “İnsan odaklı teknoloji yaklaşımıyla, müşteri memnuniyetini odağa alan, ça­lışanlarını güçlendiren, tekno­lojiyi stratejik bir değer olarak gören bir yapıya sahibiz. Stra­tejimizin merkezinde, müşte­ri deneyimini dijitalleşme ile zahmetsiz ve akıllı hale getir­mek var” dedi.

Erdoğan, Türki­ye Finans’ta yıllardır emek ve­rilerek elde edilen güçlü bir bi­rikim o olduğunu ve şu anda bu birikimi daha akıllı süreçlerle büyütecekleri bir eşiğin üze­rinde olduklarını ifade ederek, “Yol haritamızda dijital tekno­lojiyi “görünmez bankacılık” seviyesine taşıyarak, her bire­yin ve işletmenin ihtiyaçları­na en uygun çözümleri uçtan uca dijital ve erişilebilir bir ya­pı içerisinde sunmak var. El­bette teknoloji ve insan odağını birlikte ele alan stratejilerimizi sürdüreceğiz. Kısacası, dijital bankacılık ve teknoloji alanın­da bu yolculuğu bir sprint de­ğil, bir maraton gibi düşünüyo­ruz. Türkiye Finans olarak biz bu maratonu başarıyla koşuyo­ruz” diye konuştu.

Türkiye Finans’ın dijitalleş­me stratejisi, bankacılığı müş­terinin olduğu noktaya taşıma­yı hedefliyor. “Açık bankacılığı, müşteriye ‘olduğu yerde’ değer taşıyan bir kaldıraç olarak gö­rüyoruz” diyen Erdoğan’a göre amaç, bankacılığı yalnızca di­jitalleştirmek değil; günlük ya­şamın doğal akışına entegre et­mek. Erdoğan, “Açık bankacı­lık bize iki ana fırsat sunuyor: İlki, BankamTek ve gömülü fi­nans senaryolarıyla müşteriye çok kanallı, kişiselleşmiş ve an­lık hizmet ulaştırmak; ikincisi ise fintek ortaklıkları sayesin­de ödeme, otomasyon ve dene­yim katmanında yenilik hızını artırmak. Bu sayede bankacılı­ğı müşterinin hayatında görün­mez kılarken, erişilebilirliği ve değeri aynı anda büyütüyoruz” diye konuştu.

Yapay zeka operasyonun doğal parçası oldu

Levent Erdoğan, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin banka içindeki rolünü şöyle özetliyor: “Bizim için AI/ML ayrı bir vit­rin değil, operasyonun, müşte­ri hizmetlerinin ve risk yöneti­minin doğal bir parçası. Nerede bir friksiyon görüyorsak, oraya veriyle desteklenen bir model koyuyor; modeli de işin içine, gerçek zamana ve ölçülebilir sonuçlara bağlıyoruz. Büyüme stratejimizi de tam burada ko­numlandırıyoruz: veriyi kara­rın merkezine alarak hız, doğ­ruluk ve müşteri deneyimini aynı anda yukarı taşımak.”

“Güven, bizim için sadece bir ilke değil; tüm teknoloji ve operasyon mimarimizin taşı­yıcı kolonu” diyen Levent Er­doğan, Türkiye Finans’ın si­ber güvenlik ve kriz yönetimi­ne yaklaşımını şöyle özetliyor: “Süreklilik ve kriz yönetimin­de, olası olağanüstü durumlara hazırlığı bir prosedür değil, bir refleks haline getirdik.

Gerçek senaryolarla yedek sistem test­leri yapıyor, sanal şube altyapı­mızı gezici ve konteyner şube­lerle destekleyerek her koşulda hizmet verebilir durumdayız. Dolandırıcılık risklerine kar­şı 7/24 izleme, anlık müdahale, çok katmanlı güvenlik tekno­lojileri ve yapay zekâ destekli analizlerle müşterimizi proak­tif olarak koruyoruz.

Müşteri hatalarında bile yanında olma ilkemizden ödün vermiyoruz. Bunun yanında sektörel pay­daşlarla yakın iş birliği içinde çalışıyor, her hafta toplanan özel ekibimizle ‘0. gün’ saldırı­larına karşı hızlı tedbirler alı­yoruz. Güveni bir bölümün so­rumluluğu değil, tüm kurumun kültürü haline getirdik.”

İşlemler dijitale, ‘değer’ şubeye kayıyor

Pandemi sonrası dijital kanalların yükselişiyle birlikte şubeleşmenin rolü de yeniden tanımlanıyor. “Şubeyi ve dijitali birbirinin alternatifi değil, birbirini güçlendiren iki temas noktası olarak görüyoruz” diyen Erdoğan, bankacılık sektöründeki şubeleşmeye yönelik şunları söyledi: “Pandemiyle hızlanan uzaktan edinim, görüntülü destek ve açık bankacılık adımları, müşterinin tekrarlı ve düşük katma değerli işlemlerini dijitale taşıdı; şubenin rolü ise danışmanlık, karmaşık ihtiyaçların çözümü ve ilişki yönetimi ekseninde yeniden tanımlandı.

Açık bankacılık ve gömülü finans sayesinde bankacılığı müşterinin “olduğu yere” götürüyoruz. Kısacası, şube artık işlemin yapıldığı yer olmaktan çok, değerin şekillendiği yer. Dijitalin erişimi ve hızını, fiziksel ağın yakınlığıyla tamamlıyoruz. Özetle; işlem dijitale, değer şubeye kayıyor; müşterimiz neredeyse orada, aynı kalite ve güvenle buluşuyoruz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar